Muğla’nın Milas ilçesinde, kömür maden sahasını genişletmek amacıyla 679 parselde başlatılan “acele kamulaştırma” kararına karşı çıkan köylülerin direnişi, hukuk tarihine geçecek trajik bir dönemece girdi. İkizköy Çevre Komitesi üyesi ve direnişin sembol isimlerinden Esra Işık, mahkeme heyetine “görevini yaptırmama” ve “hakaret” suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
‘Hepimizi almaları gerekecek’
İkizköy Muhtarı ve Esra Işık’ın annesi Nejla Işık, adliye önünde yaptığı açıklamada kızının tutuklanmasına tepki gösterdi: “Toprağımız için adalet istiyorduk, şimdi evladımız için adalet istiyoruz. 7 yıldır bu mücadeleyi verenleri hapse atarak İkizköy’ü talan edeceklerini sanıyorlar. Esra yalnız değil; hepimizi almaları gerekecek!”
Köylülerin isyanı: Bu adliyeye Limak yazılsın
Adliye önünde toplanan köylü kadınlar, tutuklama kararı sonrası feryat ederek adalet sistemine olan güvenlerinin sarsıldığını ifade ettiler. Bir köylü kadının, adliye binasını göstererek “Buraya ‘Adliye Sarayı’ değil, şirketin adını yazsınlar. Şirketlere rant kapısı açan adliye!” sözleri, bölgedeki öfkenin boyutunu gözler önüne serdi.
İZMİR BAROSU’NDAN TEPKİ
İzmir Barosu da tutuklamaya dair tepki gösterdi. “Tutuklanan sadece Esra Işık değildir” başlıklı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“İkizköy’de toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını savunduğu için gözaltına alınan Esra Işık tutuklandı.
Bu karar, yalnızca bir yurttaşın özgürlüğüne yönelik değildir.
Bu karar, çevresini koruyan, hakkını arayan herkese yöneliktir.
Esra Işık’ın “suçu” doğayı savunmaktır.
Esra Işık’ın “suçu” anayasal hakkını kullanmaktır.
Gece yarısı gözaltı ile başlayan süreç, şimdi tutuklama ile derinleşmiş;
hukuk, bir kez daha koruması gerekeni değil, karşısında duranı hedef almıştır.
Bu bir yargılama değil, bir susturma girişimidir.
İzmir Barosu olarak bir kez daha söylüyoruz:
* Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır.
* Yaşam savunucularına yönelik baskılar son bulmalıdır.
* İkizköy’de hukuka aykırı uygulamalara derhal son verilmelidir.
Esra Işık yalnız değildir.
Haklı olanlar susmayacak.”

