Gerçek İzmir’den Efe Can Tan’ın haberine göre; İzmir Barosu’nda 17-18 Ekim’de yapılan Olağan Genel Kurul’un ardından yönetim değişikliği, kentteki sivil toplum platformlarına yönelik yeni bir karar getirdi. Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu’nun adayı Avukat Serhat Sökmen’in başkan seçilmesiyle sekiz yıllık Çağdaş Avukatlar Grubu yönetimi sona ererken, yeni yönetim Emek ve Demokrasi Güçleri yerine “Cumhuriyet ve Emek Platformu” adıyla daha geniş katılımlı bir oluşum üzerinde çalışmaya başladı.
Seçimde Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu 2 bin 685, Çağdaş Avukatlar Grubu 2 bin 565, İzmir Avukat Hareketi ise 1.498 oy aldı. Bağımsız başkan adayı Avukat Tacettin Çolak da 372 oy elde etti.
İzmir Barosu, önceki yönetim döneminde Emek ve Demokrasi Güçleri ile birlikte hareket ediyordu. Yeni başkan Serhat Sökmen ise yeni dönemde farklı meslek örgütlerini ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirecek bir platform oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Yeni oluşumda ADD ve ÇYDD de yer alacak mı?
Cumhuriyet ve Emek Platformu için çeşitli bileşenlerle görüşmelerin sürdüğünü belirten Sökmen, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin oluşumda bulunmasını istediğini dile getirdi.
Sökmen, yeni platformun gerekçesini anlatırken Emek ve Demokrasi Güçleri’nin son dönemdeki eylemlerine katılımın düştüğünü savundu. Yeni oluşumla daha geniş bir kesime ulaşmayı ve İzmir’de sivil toplum çalışmalarına yeniden hareketlilik kazandırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Sökmen, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Cumhuriyet ve Emek adı altında daha geniş kapsamlı bir oluşum içinde olacağız. Çünkü emek platformu son zamanlarda yaptığı eylemlerde biraz daha düşük katılım oluyor. Biz bunu genişletmek ve tüm İzmir halkına yaymak istiyoruz. Cumhuriyet ve Emek Platformu adı altında yeni bir oluşuma gitme arzumuz var. Bileşenler ile görüşme halindeyiz. Yeni bir soluk getirme amaçlıyoruz. İzmir halkı biraz sivil toplum ile bir araya gelme noktasından uzaklaştı. Yönetim kurulu kararını alacağız bunun. Platforma yer alamayan kurumlar görüşme halindeyiz. İzmir’de yeniden bir heyecan yaratmak istiyoruz.”
Tugay’ın AKP’ye geçişi sonrası düzenlenen eyleme neden katılmadılar?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişinin ardından düzenlenen protestolarla ilgili de konuşan Sökmen, siyasi partilerden davet aldıklarını ancak bu eylemlerde yer almamayı tercih ettiklerini belirtti. Baro olarak siyasi partilere eşit mesafede durmaları gerektiğini düşündüğünü söyleyen Sökmen, Cumhuriyet ve Emek Platformu kapsamında başka bir protesto etkinliğine katıldıklarını aktardı.
Sökmen, şu ifadeleri kullandı:
“İzmir Barosu öncülük aşamasında. İlk İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinden sonra o gösteriler aşamasında bize siyasi partilerden davet geldi. Biz orada yer almak istemedim. Siyasetten eşit mesafede olmamız gerektiğini düşünüyorum ben. Fakat onun harici Cumhuriyet ve Emek Platformu olarak Atatürkçü Düşünce Derneği’ni de kapsayıp, Birleşik Kamu-İş’in de içinde olduğu bir protesto gösterisinde bulunduk. Orada Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu olarak bunun mesajını vermek istedik. Amacımız yeniden bir heyecan yarattık.”
“İzmir halkının ilgisi azaldı”
Emek ve Demokrasi Güçleri bünyesindeki meslek örgütlerinin önemine dikkat çeken Sökmen, TMMOB ve KESK gibi kurumlarla görüşeceklerini belirtti. Yeni platformun bir ayrışma amacı taşımadığını savunan Sökmen, baronun hukuk alanındaki açıklamalarının daha geniş kesimlere ulaşmasını istediklerini söyledi.
Sökmen, şöyle konuştu:
“Her bileşen ile görüşeceğiz. Emek ve Demokrasi adı altında yapılan bildirilere İzmir halkının ilgisi azaldı, eskisi gibi değil. Yoksa TMMOB’dur, KESK’tir sivil toplum açısından önemli kurumlar. Daha kapsayıcı ve İzmir Barosu’nun hukuk sesinin daha yankılanabilmesi için yeni bir soluk getirmek istiyoruz.”
“Hedef, tüm İzmir’in canı gönülden destekleyeceği bir platform”
Yeni oluşumun İzmir’deki demokrasi hareketine katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Sökmen, baronun hukuksuzluklar karşısında kentin geniş kesimlerinden destek gören bir konuma ulaşmasını istediklerini ifade etti.
Sökmen, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“İzmir Barosu’ndaki değişim ile bir kıvılcım yandı. Türkiye’deki demokrasi hareketini güçlendirmesini düşünüyorum. Bu sürecin öncüsü olarak İzmir Barosu hukuksuzluk meydana geldiğinde tüm İzmir’in canı gönülden destekleyeceği bir aşamaya getirmek istiyorum. Temel amacımız bu.”
“ADD ve ÇYDD’yi mutlaka görmek isterim”
Atatürkçü Düşünce Derneği ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin yeni platformda yer almasını arzu ettiğini yineleyen Sökmen, henüz yönetim kademesinde bu konuda bir görüşme yapılmadığını belirtti. Emek ve Demokrasi Güçleri’ndeki bileşenlere de düşüncelerini ileteceğini kaydetti.
Sökmen, şu ifadeleri kullandı:
“Mutlak surette ben başta Atatürkçü Düşünce Derneği’ni ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni (ÇYDD) ben yeni oluşumun içinde görmek isterim, arzu ederim. Yönetim kademesinde henüz konuşmuşluğumuz yok. Emek ve Demokrasi Güçleri’ne de bu fikirlerini ileteceğim.”
Sol ve Kürt hareketiyle yakınlık iddialarına yanıt
Cumhuriyet ve Emek Platformu girişiminin Emek ve Demokrasi Güçleri’nin sol ve sosyalist çevrelerle, ayrıca Kürt hareketiyle yakın konumlanmasına tepki olarak başlatıldığı yönündeki iddialara da yanıt veren Sökmen, böyle bir yaklaşımın söz konusu olmadığını savundu.
İnsan hakları ve hukuk devleti mücadelesini öne çıkaran Sökmen, yeni oluşumun amacının farklı kesimlere ulaşmak olduğunu belirterek Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleriyle iş birliğine açık olduklarını söyledi.
Sökmen, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bunun tamamen uzağında bir konu hiç alakası olmayan bir konu. İzmir Barosu olarak insan hakları ve hukuk devletini temini noktasında en büyük mücadeleci kurumuz. Bizim kimsenin etnik kökenine yönelik bir tavrımız olamaz. İnsanların dili üzerinden ayrıştırmamız söz konusu olamaz. Tek amacım daha geniş katılımcılarla daha geniş kesimlere ulaşmak. Kesinlikle Emek ve Demokrasi Güçleri’nin bu yönde olduğuna dair bir tavrım da yok. Biz her zaman kapsayıcılık ve birlikte hareket etme üzerine yönelmiş bir grubuz. Bazı odaklar maalesef manipüle etmeye çalışıyorlar ama bu yaşanacak. Beni tanıyanlar ne kadar eşitlikçi bir insan olduğumu biliyorlar. Bunu bilip de sadece manipüle etmeye yönelik bu tip söylemlerde bulunuyorlar. Bizim ne istediğimiz çok belli. Aksine Emek ve Demokrasi Güçleri paydaşlarının bizle hareket etmesi ve işbirliklerinden memnuniyet duyarım.”

