Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

YENİ Parti’nin 29 Ekim töreninde elektrik krizi iddiası: Çağatay Güç, Tugay’ı hedef aldı

YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk sunma töreninde alana elektrik verilmediğini öne sürerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı suçladı. Güç, “Cemil Tugay’ın talimatıyla elektrik verilmemesi, AKP iktidarının ülkemizin umudu olan YENİ Parti’den ne kadar korktuğunun bir sonucudur” dedi.

YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk

YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında düzenlediği çelenk sunma töreninde elektrik verilmediği iddiası gündeme geldi. YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, yaşananlardan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı sorumlu tuttu. Güç’ün iddiasına ilişkin belediyeden bir açıklama ise paylaşılmadı.

Törene Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, YENİ Parti Grup Başkan Vekili Yağmur Yurdakul Özkan, Meclis Birinci Başkanvekili Altan İnanç, ilçe başkanları ve partililer katıldı.

“Tugay’ın talimatıyla elektrik verilmedi”

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’na elektrik verilmediğini öne süren Güç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün, Cumhuriyetimizin 103. yılında, çelenk sunma törenimizde Cemil Tugay’ın talimatıyla elektrik verilmemesi, AKP iktidarının ülkemizin umudu olan YENİ Parti’den ne kadar korktuğunun bir sonucudur. Cumhuriyet’in meydanlarında kimsenin sesini kısmaya, kimsenin iradesini yok saymaya hakkınız yoktur.”

“O gün sanki işgal altındaydık”

Güç, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçtiği gün İzmir Valisi Süleyman Elban ile yaşadığı diyaloğu da anlattı. O gün Gündoğdu Meydanı’na yürümek ve Lozan’a çıkmak istediklerini belirten Güç, valilik tarafından kendilerine eylem alanı olarak Gündoğdu çevresinin gösterildiğini söyledi.

Güç, yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Cemil Tugay’ın ilk geçtiği gün Valinin yanına gitmiştik, ‘Sayın Valim biz Gündoğdu’ya yürüyeceğiz, Lozan’a çıkacağız ve açıklamamızı orada yapacağız’ dedik. Vali Bey’in tavrı şöyleydi; Gündoğdu’nun etrafında gezin, eylem alanı orası dedi. Bu devlet bu anlayışı asla hak etmiyor. Ben memur çocuğuyum, böyle davranışı asla yapmazlardı. Bu devlet, bu davranışı asla hak etmiyor. O gün sanki işgal altındaydık burada, 10 bine yakın polis vardı etrafta. 20’den fazla TOMA vardı. Buradaki temiz yüzlü vatanperver insanlar için… Gel gelelim ülkeyi yangın yerine çeviren, hırsızlık yapan, fondan para çalanlar dışarda geziyorlar.”

“Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir”

Konuşmasında İzmir’in milli mücadele tarihindeki yerine de değinen Güç, 15 Mayıs 1919’da başlayan işgal döneminden 9 Eylül 1922’deki kurtuluşa, ardından 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresi’ne uzanan süreci anlattı.

Güç, Cumhuriyet’in yalnızca bağımsızlıkla sınırlı olmadığını, vatandaşların ekonomik ve sosyal koşullarının da bu kazanımın parçası olduğunu savundu. Çiftçinin emeğinin karşılığını alması, işçinin insanca yaşaması, gençlerin gelecek kurabilmesi ve emeklilerin huzur içinde yaşayabilmesi gerektiğini belirtti.

Atatürk’ün “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü hatırlatan Güç, ekonomik sıkıntıların farklı kesimleri etkilediğini ifade ederek Kemeraltı’ndaki esnaftan Tire ve Ödemiş’teki çiftçilere, Aliağa’daki işçilerden Bornova ve Buca’da kira ödemekte zorlanan gençlere kadar birçok kesimin geçim mücadelesi verdiğini söyledi.

“Çıkış yolu ortak akıl ve dayanışma”

Ülkenin karşı karşıya olduğu sorunlara rağmen umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini söyleyen Güç, bağımsızlık mücadelesinin ve Cumhuriyet’in ortak iradeyle kurulduğunu vurguladı.

Güç, açıklamasının devamında ortak akıl, dayanışma, birlikte üretme, bilim ve adaletin önemine dikkat çekerek, ülkenin geleceğinin ortak bir dava olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.