İzmir’de kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen taşınmazın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından ihaleye çıkarılması üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden açıklama geldi. Belediye, ihale sürecinin kendi taşınmazını ya da belediye hakkını satması anlamına gelmediğini belirterek, amaçlarının geçmişten gelen sözleşmesel haklarını bağımsız bir kamu yapısına dönüştürmek olduğunu bildirdi.
Açıklamada, TMSF’nin ilgili şirketlere ait haczedilmiş taşınmazlar ile bağlantılı sözleşmelerden oluşan “Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü”nü satışa çıkardığı vurgulandı. Belediyenin bu ihalenin satıcısı olmadığı ifade edildi.
Belediyenin yüzde 30’luk hakkı ne olacak?
Büyükşehir Belediyesi, açıklamasında tapudaki mülkiyet oranı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan hakkın birbirinden farklı hukuki kavramlar olduğuna dikkat çekti.
Açıklamaya göre, 2009 yılında dönemin Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde yapılan düzenlemeyle belediyenin projeden kaynaklanan hakkı yüzde 11’den yüzde 30’a çıkarıldı ve bu hakkın Belediye Hizmet Binası olarak değerlendirilmesi kararlaştırıldı.
10 Eylül 2026 tarihli protokolün de bu hakkı azaltmak yerine bağımsız bir hizmet binasına dönüştürmeyi amaçladığı belirtildi.
Protokol kapsamında toplam 104 bin metrekarelik emsale esas inşaat alanının yüzde 30’una karşılık gelen 31 bin 200 metrekarelik emsale esas inşaat alanında, diğer yapılardan fiziksel ve işlevsel olarak ayrılmış bağımsız bir Belediye Hizmet Binası yapılmasının öngörüldüğü kaydedildi.
75 milyon dolarlık ihale bedeli belediyenin hakkı için değil
Belediye açıklamasında, TMSF tarafından belirlenen 75 milyon dolarlık muhammen bedelin, Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 30’luk hakkının satış bedeli olmadığı vurgulandı.
Söz konusu tutarın, TMSF’nin kamu alacaklarını tahsil etmek amacıyla satışa çıkardığı ticari ve iktisadi bütünlük için belirlenen başlangıç değeri olduğu ifade edildi.
Belediye açısından temel konunun ise bağımsız hizmet binasının yapımı, teslimi ve tapuda güvence altına alınması olduğu belirtildi.
Yapım için 900 günlük süre öngörülüyor
Açıklamada, 10 Eylül 2026 tarihli protokol kapsamında belediye lehine çeşitli hukuki ve mali güvenceler öngörüldüğü bildirildi.
Buna göre yatırımcının, uygulama projelerini hazırlaması ve gerekli onayları almasının ardından yapı ruhsatından itibaren 900 gün içinde inşaatı tamamlaması ve yapı kullanma izin belgesini alması öngörülüyor.
Belediyeye ait olacak bağımsız bölümlerin ayrıca bir bedel talep edilmeksizin ve takyidatsız şekilde belediye adına tescil edilmesinin de protokolde yer aldığı belirtildi. Yatırımcının yükümlülüklerinin banka teminat mektubu ve sözleşmesel güvencelerle korunmasının planlandığı aktarıldı.
Belediye, ihale ilanının yayımlanmasının hakların fiilen elde edildiği anlamına gelmediğini de vurguladı. Proje, ruhsat, yapım, teslim ve tapu tescili süreçlerinin ayrıca takip edileceği kaydedildi.
Basmane ilk kez ihaleye çıkarılmıyor
Açıklamada, Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün daha önce üç kez satışa çıkarıldığı, 19 Ocak 2016’da da yeniden ihale edildiği hatırlatıldı. Önceki süreçlerin projenin tamamlanmasını sağlayamadığı belirtildi.
Basmane alanının planlama geçmişinin ise yaklaşık 40 yıl öncesine dayandığı ifade edildi. Alanın 1985 tarihli uygulama imar planında özel projeye göre yapılaşmaya konu edildiği, 1986’daki plan değişikliğiyle emsalin 5 olarak belirlendiği ve 1991 tarihli nazım imar planında eski ESHOT garaj alanının otel ve kongre merkezi olarak değerlendirilmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
1997 yılında belediye ile yüklenici şirketler arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sonraki yıllarda yaşanan imar, ruhsat, mülkiyet ve yargı uyuşmazlıkları nedeniyle ana projenin tamamlanamadığı bildirildi.
Dava ve takipler için şartlı uzlaşma
Belediye, Basmane alanına ilişkin uzun yıllardır devam eden hukuki uyuşmazlıkların çözümünün de protokolün önemli başlıklarından biri olduğunu belirtti.
Açıklamada, geçmiş sözleşmelerden kaynaklanan karşılıklı talepler ile belirli dava ve takiplerin sona ermesinin, protokolde öngörülen yükümlülüklerin taraflarca eksiksiz yerine getirilmesi koşuluna bağlandığı ifade edildi. Belediyenin henüz yerine getirilmemiş yükümlülükler karşılığında bütün haklarından peşinen ve karşılıksız vazgeçtiği yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığı savunuldu.
İzlenen çözüm yöntemi ve gerekli yetkilendirmenin, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16 Ocak 2026 tarihli toplantısında oy birliğiyle kabul edildiği de açıklamada yer aldı.
Basmane projesi Kültürpark’ı da etkileyebilir
Açıklamada, Basmane’de bağımsız bir Belediye Hizmet Binası yapılmasının Kültürpark açısından da sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Belediye birimlerinin Kültürpark içerisinde kullandığı ve yaklaşık 27 bin metrekare alanı kaplayan hollerin önemli bir bölümünün ekonomik ve fiziksel ömrünü tamamladığı ifade edildi. Basmane’de yeni hizmet binasının yapılmasıyla belediye birimlerinin kent merkezinde toplanabileceği, Kültürpark’taki hizmet yapılarının kaldırılarak bu alanların yeniden yeşil alan olarak kente kazandırılabileceği kaydedildi.
Açıklama, şu ifadelerle sona erdi:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi Basmane’deki hakkını satmıyor; geçmişten gelen hakkını koruyarak, bunun karşılığı olan bağımsız Belediye Hizmet Binasının yapımını, teslimini ve tapuda güvence altına alınmasını hedefliyor.”
Belediye, ihale sürecini ve sonrasındaki hukuki, teknik ve mali işlemleri kamu yararı, hukuka uygunluk, şeffaflık ve kamu kaynaklarının korunması ilkeleri doğrultusunda takip edeceğini bildirdi.

