Ege Kent Konseyleri Birliği ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının da aralarında bulunduğu çok sayıda otoyol ve köprünün özelleştirilmesinin yeniden gündeme gelmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Mumcu, halkın vergileriyle yapılan ulaşım yatırımlarının özel şirketlere devredilmesine karşı olduklarını belirterek, otoyol ve köprülerin kamuya ait kalması gerektiğini vurguladı.
Mumcu’nun açıklaması şöyle:
“İZMİR’İN YOLLARI KAMUNUNDUR, İZMİR’İN GELECEĞİ SATILIK DEĞİLDİR! ÖZELLEŞTİRMEYE HAYIR!
İzmir’in ve ülkemizin ortak varlıklarına, halkın vergileriyle inşa edilmiş can damarlarımıza göz diken bir anlayışa karşı tek ses olmak durumundayız. Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile aralarında kentimizin en kritik ulaşım ağları olan İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının da bulunduğu çok sayıda otoyol ve köprünün özelleştirilmesinin yeniden gündeme geldiğini büyük bir endişe ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Ülkenin de, İzmir’in de yolları ve köprüleri kamunundur, hepimizindir, satılık değildir! Bu yollar İzmirlinin alın teridir, sermayeye devredilemez! Bugün özelleştirilmek istenen otoyollar, birilerinin lütfu veya özel şirketlerin eseri değildir. Bu yollar, İzmir halkının ve bu ülkenin onurlu vatandaşlarının ödediği vergilerle inşa edilmiştir. Kamunun parasıyla, yani doğrudan halkın cebinden çıkan kaynaklarla yapılan yatırımların, dar bir sermaye grubuna kâr kapısı olarak altın tepside sunulması kabul edilemez. Halkın vergileriyle yükselen bu devasa altyapı projeleri, yine halkın elinden alınarak birer ticari meta haline getirilemez!
Hem vergi ödüyoruz hem geçiş ücreti, bu soyguna son verilmelidir!
Ortada akılalmaz bir sömürü düzeni vardır. Bizler bu yollar yapılırken vergilerimizi peşinen ödedik. Yetmedi, bu yolları her kullandığımızda zaten geçiş ücretlerini ödüyoruz. Bizler hem yapımında hem de kullanımında bedel ödediğimiz İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının, şimdi de özel şirketlerin kâr hırsına meze edilmesini tümüyle reddediyoruz!
Çiftçimizin ürettiği malı pazara indirdiği, esnafımızın, işçimizin, turistimizin, öğrencimizin, çalışanımızın her gün kullandığı bu yollar, birilerinin zenginleşme aracı yapılamaz.
Ulaşım anayasal bir haktır, özelleştirilemez!
Ulaşım, devletin vatandaşına sağlamak zorunda olduğu en temel, anayasal haklardan biridir. Köprüleri ve otoyolları özelleştirmek; fiyatların daha da fahiş hale gelmesine, denetimsizliğe ve halkın cezalandırılmasına yol açacaktır. İzmir’in bu stratejik varlıkları, sadece bugün yaşayanların değil, gelecek nesillerimizin de hakkıdır.
Buradan yetkililere ve kamuoyuna açıkça sesleniyoruz:
Halkın vergileriyle yapılan yolları satamazsınız!
Geçiş ücretleriyle halkı sömüren bu sistemi daha da derinleştiremezsiniz!
Bizler, İzmir’in meydanlarından, sokaklarından ve yollarından yükselen bu haklı çığlığı büyüteceğiz.
Kamusal alanlarımızın, otoyollarımızın ve köprülerimizin peşkeş çekilmesine karşı hukuki, demokratik ve toplumsal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.
Otobanlar ve köprüler halkındır, halkın kalacaktır!
Özelleştirmeye hayır!

