Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Mahkemenin kararı uygulanmıyor: “Menemen Doğaköy Toki Projesi derhal durdurulmalıdır”

Menemen Doğaköy’de TOKİ tarafından planlanan konut projesine karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı alındı. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu, bilirkişi raporunda arkeolojik miras, tarım alanları ve can güvenliği açısından ciddi risklerin tespit edildiğini belirterek, alandaki hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulmasını istedi.

Menemen Doğaköy’de TOKİ tarafından planlanan konut projesine karşı açılan davada

İzmir’in Menemen ilçesi Doğa Mahallesi’nde TOKİ tarafından planlanan konut projesine karşı yöre halkının açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verildi. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu, proje alanında devam ettiği belirtilen hafriyat ve inşaat çalışmalarının durdurulması, meydana gelen tahribatın giderilmesi çağrısında bulundu.

101 ada, 8 ve 9 numaralı parsellerde planlanan 5 bin 11 konutluk proje için 27 Ocak 2026’da verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı açılan dava, İzmir 5. İdare Mahkemesi’nde (E:2026/368) devam ediyor. İki kurumun açıklamasına göre, yargı süreci sürerken alanda hafriyat ve inşaat faaliyetlerine başlandı. Açıklamada, üst ölçekli çevre düzeni planlarında tarım arazisi ve çayır-mera alanı olarak görülen bölgede, alt ölçekli imar planları ve gerekli kurum izinleri tamamlanmadan çalışma yürütülmesinin mevzuata aykırı olduğu savunuldu.

Bilirkişi raporunda arkeolojik miras ve güvenlik uyarısı

Açıklamada, dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda projenin çevresel, kültürel ve güvenlik açısından çeşitli riskler taşıdığının belirtildiği aktarıldı.

Proje alanının bitişiğinde 1. derece arkeolojik sit alanı olan Neonteikhos Antik Kenti’nin bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, alandaki hafriyat ve inşaat çalışmalarının kültür varlıklarına zarar verdiği ve sit alanının bütünlüğünü tehdit ettiği ifade edildi. İlgili koruma kurullarından izin alınmadan çalışma yürütüldüğü de öne sürüldü.

Raporda ayrıca proje alanının Menemen Fay Zonu üzerinde bulunmasına rağmen imar planına esas zemin etüdünün yapılmadığı belirtildi. Yüksek eğimli yamaçlar ve dere yatakları üzerinde planlanan proje kapsamında heyelan, kaya düşmesi ve taşkın risklerine karşı yeterli bilimsel önlem alınmadığı değerlendirmesine yer verildi.

Tarım alanları ve doğal yaşam tehdit altında

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu, inşaat çalışmaları nedeniyle dere yataklarının doldurulduğunu, göletlerin kurutulduğunu ve doğal yaşam alanlarının parçalandığını bildirdi. Açıklamada, endemik bitki türlerinin yanı sıra bölge halkının geçim kaynakları arasında yer alan tarım ve mera alanlarının da zarar gördüğü vurgulandı.

Projenin kırsal yerleşim düzenini ve tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceği savunulan açıklamada, mevcut ulaşım ağına getireceği trafik yükünün de bilimsel olarak hesaplanmadığı belirtildi. Kurumlar, projenin bölgenin rant odaklı dönüşümüne yol açabileceğini ve kamu yararının gözetilmediğini ileri sürdü.

Açıklamada, “ÇED Olumlu” kararının tek başına inşaat faaliyetlerine başlanması için yeterli olmadığı hatırlatılarak, alt ölçekli imar planları ve gerekli izinler olmadan yürütülen çalışmaların şehircilik ilkelerine ve mevzuata aykırı olduğu ifade edildi.

“İnşaat faaliyetleri derhal durdurulmalı”

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu, yargı süreci devam ederken sosyal medyada yapılan spekülatif paylaşımların ve kamuoyunu yanıltıcı açıklamaların bilirkişi heyeti üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu. Açıklamada, bilirkişilik kurumunun bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunması, yargı sürecinin bilimsel veriler ve hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Yöre halkının yaşam alanlarını, tarım ve mera arazilerini, doğal ve kültürel mirası korumak amacıyla yürüttüğü mücadelenin sonucunda yürütmeyi durdurma kararı alındığı belirtilen açıklamada, kararın halkın örgütlü mücadelesi açısından önemli bir kazanım olduğu ifade edildi.

Ancak kararın alınmasının tek başına yeterli olmadığına dikkat çeken kurumlar, kararın eksiksiz uygulanmasını, alandaki tüm hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin durdurulmasını ve bugüne kadar oluşan tahribatın giderilmesini istedi.

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu, ilgili kamu kurumlarını görevlerini yerine getirmeye çağırarak, projeye karşı hukuki sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.