Seferihisar’da Teos Marina’nın kapasite artışı planına yönelik tartışmalar sürerken, 14 Haziran Pazar günü Sığacık Balıkçı Barınağı’nda geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, gazeteciler ve bölge sakinleri, Sığacık Körfezi’nin geleceği için ortak bir duruş sergileyerek marina genişleme projesine karşı çıktı.
“Bu mesele sadece marina meselesi değil”
Sığacık Limanı’nda düzenlenen buluşmada konuşan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, konunun yalnızca bir marina yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Sığacık Körfezi’nin bölge halkı için çok yönlü bir yaşam alanı olduğuna dikkat çeken Yetişkin, şunları söyledi:
“Sığacık Körfezi halkındır. Burası yalnızca teknelerin yanaştığı bir alan değil; balıkçıların geçim kaynağı, üretici kadınların emeği, turizmcilerin ekmeği ve çocuklarımızın geleceğidir.”
“Marinaya değil, yanlış planlamaya karşıyız”
Marina yatırımlarına ilkesel olarak karşı olmadıklarını vurgulayan Başkan Yetişkin, bölgenin ihtiyaçlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Bu ülkenin marinaya ihtiyacı olabilir. Bunu inkâr etmiyoruz. Ancak soruyoruz; bu bölgenin tek ihtiyacı marina mı? Dünya şampiyonu yelkenciler yetiştiren bu körfezin, balıkçılık yapan insanların, üretici kadınların, turizm emekçilerinin ve milyonlarca ziyaretçinin ihtiyaçları yok mu?”
Yetişkin, planlanan kapasite artışının Sığacık’ın doğal, ekonomik ve sosyal yapısında geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.
Tsunami riski uyarısı
Konuşmasında afet risklerine de dikkat çeken Başkan Yetişkin, 30 Ekim 2020 İzmir Depremi sonrasında Seferihisar’da yaşanan tsunamiyi hatırlattı.
Seferihisar’ın aktif fay hatlarına yakın bir bölgede bulunduğunu belirten Yetişkin, uzun yıllardır bilim insanlarıyla birlikte afet hazırlıkları yürüttüklerini söyledi.
“Sokaklarımızı su bastı, insanlarımızı kaybettik, esnafımız büyük zarar gördü. Bugün hâlâ kentimizin birçok noktasında tsunami toplanma alanları bulunuyor. Çünkü bu risk gerçektir.”
Uzman raporlarına işaret eden Yetişkin, marina genişlemesinin olası bir tsunami durumunda dalga etkisini artırabileceğine yönelik değerlendirmeler bulunduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Milyonların kullandığı bir kıyıyı birkaç yüz mega yat uğruna riske atamayız.”
Sivil toplumdan ortak çağrı
Basın açıklamasına katılan vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de Sığacık Körfezi’nin korunmasının önemine dikkat çekti.
Yapılan açıklamalarda, bölgenin doğal yapısının, kıyılara kamusal erişimin ve yerel yaşam kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak sorumluluk olduğu vurgulandı.
Katılımcılar, kıyı alanlarının yalnızca ekonomik değer üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, alınacak kararlarda bölge halkının görüşlerinin dikkate alınmasını istedi.
“Sığacık gelecek nesillerin emaneti”
Etkinliğin sonunda yapılan ortak çağrıda, Sığacık Körfezi’nin yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirası olduğu ifade edildi.
Açıklamada, kıyıların kamusal niteliğinin korunması, doğal yaşamın zarar görmemesi ve yerel değerlerin sürdürülebilir biçimde yaşatılması için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Sığacık’ta yükselen itirazın, yalnızca bir marina projesine karşı çıkış değil; yaşam alanlarını, kıyıları ve ortak değerleri koruma talebi olduğuna dikkat çekildi.



