İzmir’in Konak ilçesinde taksi şoförü Deniz Örer’in öldürülmesine ilişkin davada ilk duruşma görüldü. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Doğuş Meşe, “kasten öldürme”, “gece vakti silahla yağma” ve “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet” suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı 29 Eylül’e erteledi.
Taksiye binip başından vurdu
İddianameye göre olay, 9 Mart gecesi Konak ilçesinde meydana geldi. Taksiye müşteri olarak binen Doğuş Meşe, şoför Deniz Örer’e eski iş yerine giderek valizlerini alacağını söyledi.
Hurşidiye Mahallesi’ne geldiklerinde ücretin yaklaşık 700 lira tutacağını öğrenen sanık, herhangi bir tartışma yaşanmamasına rağmen yanında taşıdığı tabancayla açık camdan taksi şoförü Deniz Örer’in başına ateş etti.
Ağır yaralanan Örer’i araçtan çıkararak yol kenarına bırakan sanık, direksiyona geçip taksiyle olay yerinden uzaklaştı.
Gasp ettiği takside uyuşturucu kullandığı iddiası
Olayın ardından bir kadını yanına çağıran sanığın, gasp ettiği taksinin babasına ait olduğunu söylediği ve daha sonra çeşitli adreslerden uyuşturucu madde temin ettiği öne sürüldü.
İddialara göre sanık ile yanındaki kadın, takside yaklaşık bir saat boyunca uyuşturucu kullandı. Daha sonra ailesini telefonla arayan sanığın, “Taksiciyi vurdum, moralim bozuk” diyerek cinayeti itiraf ettiği belirtildi.
Araç takip sistemi cinayeti aydınlattı
Deniz Örer’in gece saatlerinde eve dönmemesi üzerine ailesi, takside bulunan araç takip sisteminden aracın konumunu kontrol etti. Direksiyondaki kişinin şoför olmadığını fark eden aile durumu polise bildirdi.
Polis ekipleri tarafından yapılan inceleme sonucunda olay yeri tespit edilirken, sanık evinde düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
“Köpekler gibi pişmanım”
Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanık Doğuş Meşe, savunmasında olay nedeniyle pişman olduğunu söyledi.
Uyuşturucu etkisi altında olduğunu öne süren Meşe, “Başsağlığı diliyorum. Ben normalde karıncayı bile incitemem. Çok pişmanım. Her şey uyuşturucu etkisiyle oldu. Keşke olmasaydı. Silahı benim ateşlediğim doğrudur. Korktuğum için arabayı alıp kaçtım. Köpekler gibi pişmanım” ifadelerini kullandı.
Eşinden ağırlaştırılmış müebbet talebi
Duruşmada söz alan Deniz Örer’in eşi Ayşe Örer ise sanığın en ağır cezayla cezalandırılmasını istedi.
Sanığın bilinçli hareket ettiğini savunan Örer, “Eşimin cesedini çöp gibi araçtan çıkarıp yola attığını gördük. Ardından bir kadınla eğlenmiş. Bunun vicdanımda hiçbir karşılığı yok. Ağırlaştırılmış müebbet cezası almasını istiyorum” dedi.
Avukattan tasarlayarak öldürme vurgusu
Ailenin avukatı İlker Kasapoğulları, sanığın eylemlerinin Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesinde yer alan nitelikli öldürme hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kasapoğulları, sanığın cinayetin ardından taksiyi kullanarak farklı adreslere gitmesi ve uyuşturucu kullanmasının, olayın tesadüfi değil planlı bir suç olduğuna işaret ettiğini savunarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebinde bulundu.
Taksici esnafından kamera ve takip sistemi vurgusu
Duruşma sonrası açıklama yapan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan ise olayın aydınlatılmasında taksilerde bulunan araç takip sistemi ve kamera kayıtlarının büyük rol oynadığını söyledi.
Özkan, “Bu olay, ticari taksilerde haber merkezi ve kamera sistemlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Suç işleme amacıyla taksiye binenlerin kaçamayacağını görmüş olduk. Adaletin en ağır cezayı vereceğine inanıyoruz” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı 29 Eylül 2026 tarihine erteledi.

