Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Barış Terkoğlu ve Kemal Okuyan İzmirlilerle buluştu: Cemil Tugay tepkisi: “Seçmen iradesine dönük hırsızlık!”

Gazeteci-yazar Barış Terkoğlu ve TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, İzmir’de düzenlenen “Komünistliğin Ne Lüzumu Var?” söyleşisinde Cemil Tugay’ın CHP’den seçildikten sonra AKP’ye geçişini, siyasi ahlak tartışmalarını ve finansal vurgun iddialarını değerlendirdi. Okuyan, “Seçildikten sonra parti değiştirmek ahlaki değildir” diyerek İzmirlilere seçmen iradesine sahip çıkma çağrısı yaptı.

Gazeteci-yazar Barış Terkoğlu ve TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, İzmir’de

Gazeteci-yazar Barış Terkoğlu ile Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, İzmir Mimarlar Odası Alsancak binasında gerçekleştirilen “Komünistliğin Ne Lüzumu Var?” söyleşisi ve imza gününde İzmirlilerle buluştu. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den seçildikten sonra AKP’ye katılması, siyasi ahlak, borsa ve fon vurgunu iddiaları, Cumhuriyet’in temel değerleri ve işçi direnişleri ele alındı.

Söyleşiye, hak mücadelesini sürdüren Manşetİz dijital haber platformu emekçileri, Digel Tekstil ve Atamay Tekstil işçileri ile İzmir Büyükşehir Belediyesi taşeron modüler tuvalet işçileri de katıldı.

Direnişteki işçilere selam gönderdi

Söyleşinin açılışında konuşan Kemal Okuyan, İzmir’de ve Türkiye genelinde hak mücadelesi veren işçileri selamladı. Manşetİz emekçilerinin işten çıkarılma süreçlerine, tekstil işçilerinin ve belediye taşeron işçilerinin mücadelelerine dikkat çeken Okuyan, emekçilerin haklarını ancak mücadele ederek kazanabileceğini söyledi.

Okuyan, işçi direnişlerinin yalnızca ücret ve hak kazanımı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Mücadele ederek kazana kazana geleceğimizi ve yaşamımızı eninde sonunda inşa edeceğiz” dedi. Maden işçilerinin yaşadığı sorunlara da değinen Okuyan, yer altında çalışan işçilere dayanışma mesajı gönderdi.

“Seçildikten sonra parti değiştirmek ahlaki değildir”

Söyleşinin öne çıkan başlıklarından biri, Cemil Tugay’ın CHP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra AKP’ye katılması oldu.

Siyasi transferi seçmen iradesi ve siyasi ahlak çerçevesinde değerlendiren Okuyan, tartışmanın yalnızca bir siyasetçinin parti değiştirmesinden ibaret olmadığını savundu.

Okuyan, “Bir siyasetçinin seçildikten sonra parti değiştirmesi ahlaki değildir. Mesele sadece iktidara kapı atmak değil; kendisini Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçen seçmenin iradesini ve fikrini muhafaza etme sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

TKP’nin belediye başkan adaylarıyla yaptığı protokolleri de anlatan Okuyan, partiden seçilen bir belediye başkanının başka bir partiye geçmek istemesi durumunda görevini bırakmasını öngören bir madde bulunduğunu söyledi.

Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişinin ardından İzmirlilerin konuyu normalleştirmemesi gerektiğini savunan Okuyan, şöyle konuştu:

“Sevgili İzmirliler, iradenize sahip çıkın. ‘Adam artık AKP’li oldu’ diyerek geçiştirmeyin ya da ‘CHP bir şey yapmıyor, belki iktidar partisi yatırım yapar’ türünden bir yaklaşıma girmeyin. Öncelikle İzmirlilerin ‘Benim iradem çalındı, öyle rahat rahat yola devam edemezsiniz’ diyerek hesap sorması ve yüzleşmesi gerekir.”

Okuyan, siyasi rozetlerin değişmesinin tek başına yönetim anlayışını değiştirmeyeceğini ileri sürerek, parti içi mücadeleler ve kişisel siyasi çıkarlar üzerinden şekillenen siyaset tarzının devam etmesi halinde benzer transferlerin yaşanabileceğini dile getirdi.

Borsa ve fon vurgunu iddiaları da gündemdeydi

Söyleşide borsa, portföy ve fon piyasaları üzerinden gündeme gelen finansal vurgun iddiaları da ele alındı. Okuyan, kapitalist sistemde paranın üretimden bağımsız biçimde büyümesine dayanan finansal mekanizmaları eleştirerek, küçük yatırımcıların birikimlerinin büyük sermaye karşısında risk altında olduğunu savundu.

Okuyan, borsa ve bankacılık sistemine ilişkin değerlendirmesinde, “Bahis nasıl yasal da olsa bir hırsızlıksa, borsa da aynı mantıkla çalışır” ifadesini kullandı.

Son dönemde kamuoyuna yansıyan fon ve portföy vurgunu iddialarına da değinen Okuyan, dini değerler ve “faizsiz kazanç” söylemleri üzerinden para toplayan yapıların faaliyetlerinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Okuyan, bu tür olayların yalnızca münferit dolandırıcılık vakaları olarak değil, finansal sistemin işleyişi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Cumhuriyet fazilettir”

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde Cumhuriyet’in anlamı ve temel değerleri de söyleşinin başlıkları arasında yer aldı.

Konuşmada Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925 yılında İzmir Kız Öğretmen Okulu’nda yaptığı belirtilen konuşmaya atıf yapılarak Cumhuriyet’in eşitlik, laiklik ve halkın yönetimde söz sahibi olmasıyla ilişkisi vurgulandı.

Okuyan, Cumhuriyet’in korkuya dayalı bir yönetim anlayışının karşısında durduğunu belirterek, emekçilerin haklarını koruyan, laik ve sömürünün olmadığı bir toplumsal düzen hedeflediklerini söyledi.

“Zahmetsiz kurtuluş mümkün değildir”

Söyleşinin son bölümünde toplumsal değişim ve örgütlü mücadele konusu ele alındı. Okuyan, hakların ve Cumhuriyet’in geçmişte olduğu gibi mücadeleyle kazanılabileceğini ifade ederek, kurtuluşun tekil liderlere veya kahraman figürlere bağlanmaması gerektiğini savundu.

Okuyan, “Zahmetsiz kurtuluş mümkün değildir. Haklar ve Cumhuriyet, geçmişte olduğu gibi ancak mücadeleyle ve örgütlülükle kazanılabilir” dedi.

Etkinlik, Barış Terkoğlu ve Kemal Okuyan’ın okurlarıyla bir araya gelerek “Komünistliğin Ne Lüzumu Var?” adlı söyleşi kitabını imzalamasıyla sona erdi.