Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

CHP’li Kalmaz’dan çarpıcı çıkış: Türkiye’de ilaç yokluğu kritik boyutta

CHP Konak İlçe Başkanı Serkan Kalmaz, Türkiye’de giderek büyüyen ilaç yokluğunun halk sağlığını tehdit eden bir krize dönüştüğünü belirterek euro kurunun güncellenmemesinin tedarik zincirini çökme noktasına getirdiğini söyledi.

CHP Konak İlçe Başkanı Serkan Kalmaz, Türkiye’de giderek büyüyen ilaç

CHP Konak İlçe Başkanı Serkan Kalmaz, Türkiye’de son yıllarda kronik bir hal alan ilaç yokluğuna ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Kalmaz, başta euro kurundaki güncellememe sorunu olmak üzere yanlış ilaç politikalarının, ekonomik krizle birleşerek vatandaşın ilaca erişimini ciddi biçimde zorlaştırdığını ifade etti. “Bu mesele yalnızca bir teknik aksaklık değil, doğrudan insan yaşamını ilgilendiren bir halk sağlığı krizidir” dedi.

İlaç yokluğu yaygın ve sürekli bir sorun haline geldi

Kalmaz, TİTCK’nın ilaç fiyatlandırmasında euro kurunu hâlâ 21,67 TL’de tutmasının, güncel kurun 49 TL’yi aşmasıyla büyük bir uçurum yarattığını vurguladı. Bu durumun, tedarik zincirinde kopmalara ve piyasada pek çok ilacın bulunamamasına yol açtığını belirtti. Eczanelerde kalp, tansiyon, şeker ilaçları, antibiyotikler, ağrı kesiciler ve kanser tedavisinde kullanılan kritik ürünlerin dahi bulunamaz hâle geldiğini söyledi.

Tedavilerin aksaması hayati risk yaratıyor

İlaç bulamayan hastaların tedavilerini yarıda bırakmak zorunda kaldığını dile getiren Kalmaz, bunun özellikle kronik hastalığı olan bireylerde ağır sonuçlara yol açtığını belirtti. Bir tansiyon ilacının birkaç gün gecikmesinin bile felç, kalp krizi ve ciddi komplikasyonlara neden olabileceğini vurguladı. “Hastalar reçeteleriyle eczane eczane dolaşıyor, raflarda neredeyse her beş ilaçtan biri bulunmuyor” dedi.

İlaç yokluğu ekonomik yükü de büyütüyor

Kalmaz, ilacına erişemeyen vatandaşların daha pahalı muadil ürünlere yönelmek zorunda kaldığını, özel hastanelere başvuruların arttığını ifade etti. Bu durumun özellikle dar gelirli ailelerde ek bir ekonomik yıkıma dönüştüğünü söyledi. TL’nin değer kaybı ve “tek adam rejiminin yanlış ekonomi politikaları” nedeniyle krizin daha da derinleştiğini belirtti.

Sorun çok boyutlu, çözüm çok paydaşlı olmalı

İlaç yokluğunun yalnızca fiyat düzenlemeleri değil; üretim kapasitesi, tedarik zinciri, ithalata bağımlılık ve regülasyon süreçlerinin ortak sonucu olduğunu söyleyen Kalmaz, çözüm için merkezi yönetim, yerel yönetimler, eczaneler, üreticiler ve meslek odalarının birlikte çalışması gerektiğini ifade etti. “Kısa vadede kriz yönetimi, uzun vadede sürdürülebilir ilaç politikası şarttır” dedi.

Yerli üretimin çökmesi dışa bağımlılığı artırdı

Mevcut krizin temel sebeplerinden birinin yerli ilaç sanayinin yıllar içinde neredeyse bitirilmesi olduğunu belirten Kalmaz, Türkiye’nin ilaçta %60–65 oranında dışa bağımlı hâle geldiğini söyledi. Hem ilaç hem hammadde ithalatının arttığını, bunun da fiyatları ve erişimi olumsuz etkilediğini vurguladı. Singapur, İrlanda ve Güney Kore gibi ülkelerin ilaç üretimini stratejik bir alan olarak belirleyerek başarıya ulaştığını hatırlattı.

Kalıcı çözüm için ulusal ilaç politikası şart

Kalmaz, 15 yıldır güncellenmeyen ilaç fiyat kararnamesinin acilen değiştirilmesi gerektiğini, sabit kurun da yılda bir kez değil birkaç kez güncellenmesi gerektiğini söyledi. İlaç krizinin her yıl şubat ayında ortaya çıkan kur güncellemesine bağlı olmaktan çıkması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin yerli ve milli ilaç politikası oluşturmadan bu sorunu kalıcı olarak çözmesinin mümkün olmadığını söyledi ve “Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı, halk sağlığı için artık zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

“Hayatta en pahalı ilaç bulunamayan ilaçtır”

Açıklamasını basın emekçilerine teşekkür ederek sonlandıran Kalmaz, ilaç yokluğunun insan hayatını doğrudan tehdit ettiğini belirterek, “Unutmayalım, hayatta en pahalı ilaç bulunamayan ilaçtır” dedi.