İzmir’in Çeşme ilçesinde belediyeye yönelik soruşturma kapsamında 10 kişinin tutuklanmasının ardından Belediye Başkanı Lal Denizli, kamuoyuna seslendi. Devam eden adli soruşturma nedeniyle yargı makamlarının yetkilerine saygı duyduğunu belirten Denizli, belediyenin süreç boyunca yaptığı işlemler ve iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Soruşturma kapsamında belediye çalışanlarına yöneltilen soruların altı ayrı iddiaya dayandığını ifade eden Denizli, ilk iki başlığın belediye arşivindeki evrakların imha edildiği iddiası ile bir iş insanından hukuka aykırı menfaat temin edildiği yönündeki şikâyet olduğunu söyledi. Diğer dört başlığın ise tutuklanan eski İmar Müdür Vekili Buğçe Sağlamer’in boşanma aşamasındaki eşi E.S. tarafından dile getirilen şikâyetlerden oluştuğunu aktardı.
Denizli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Devam eden bir adli soruşturma hakkında konuşmanın gerektirdiği sorumluluğun farkındayım. Yargı makamlarının görev ve yetkilerine saygılıyım. Soruşturmanın selametine gölge düşürecek, delillerin değerlendirilmesini veya adli sürecin işleyişini etkileyebilecek herhangi bir tutum içerisinde olmak istemiyorum.”
Evrak imhası iddiası: “Suç duyurusunda bulunduk”
Belediye arşivindeki evrakların imha edildiği iddiasına ilişkin konuşan Denizli, olayın 5 Ekim 2026’da kendisinin ve belediye başkan yardımcılarının bilgisi ve talimatı dışında gerçekleştiğini belirtti.
Durumun öğrenilmesinin ardından belediye bünyesinde idari soruşturma başlatıldığını, aynı akşam da Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu söyleyen Denizli, kamuoyunda “imha listesi” olarak anılan belgeye ilişkin bilgi verdi.
Denizli, imha edildiği iddia edilen dosyaların 7 Ekim’de saat 16.30 sıralarında Buca Jandarma İl Komutanlığına teslim edildiğini, diğer evrakların içeriğine ilişkin incelemenin ise başsavcılık tarafından görevlendirilen bilirkişi tarafından yürütüleceğini kaydetti.
Denizli, belediyenin yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Bizim görevimiz, hiçbir iddianın üzerini örtmeden, hiçbir incelemenin önüne geçmeden, elimizdeki tüm bilgi ve belgeleri yetkili makamlara sunmaktır. Bu olayda da yaptığımız tam olarak budur.”
“Suç sabit olursa hukuki süreç işletilmeli”
Soruşturmanın bir diğer başlığının bir iş insanından para istendiği iddiası olduğunu belirten Denizli, olayda belediye çalışanı olmayan bir iş takipçisi ile iki evrak kayıt çalışanının aracılığından söz edildiğini aktardı.
İddianın ayrıntılı biçimde araştırılmasını istediğini ifade eden Denizli, ilgililerin suçu işlediğinin sabit olması durumunda hukuki sürecin işletilmesi gerektiğini söyledi. Denizli, aynı olayda belediyenin de mağdur olduğunu savunarak kurumun hak ve menfaatlerini koruyacaklarını dile getirdi.
Dört şikâyet için ayrı disiplin soruşturması
Eski İmar Müdür Vekili Buğçe Sağlamer’in boşanma aşamasındaki eşi E.S. tarafından yapılan dört ayrı şikâyete de değinen Denizli, başvuruların öncelikle belediyeye iletildiğini belirtti.
Her dilekçe için ayrı disiplin soruşturması başlatıldığını ve ilgili dosyaların aynı gün muhafaza altına alındığını kaydeden Denizli, sonraki günlerde Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığından adli inceleme talep ettiklerini söyledi.
Denetim sürecinde Kaymakamlığa düzenli olarak yazılı bilgi verildiğini belirten Denizli, emniyet ve jandarmanın talep ettiği dosyaların listeleriyle birlikte teslim edildiğini aktardı.
Şikâyetlere konu bazı ada ve parsellerde yapılan saha denetimlerinde aykırılık tespit edildiğini ifade eden Denizli, 1-4 Haziran 2026 tarihleri arasında mühürleme işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve belediye encümenince yaptırım kararı alındığını bildirdi.
“Belediye hizmetleri devam ediyor”
Açıklamasının sonunda soruşturmanın hukuka uygun biçimde sonuçlanmasını temenni eden Denizli, belediye hizmetlerinin sürdüğünü vurguladı.
Denizli, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Çeşmelilerin bize emanet ettiği sorumluluğun bilincinde; bu emanete, hukuka, kamu yararına ve insan haklarına bağlı kalarak sahip çıkmaya her zaman olduğu gibi devam edeceğiz. Adaletin bütün yönleriyle tecelli edeceği, gerçeğin ortaya çıkması ve hiç kimsenin hakkının zayi olmaması en temel beklentimizdir.”

