Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Urla’da otoyol özelleştirmesine karşı ortak çağrı: Selçuk Balkan’dan “Yarımada” uyarısı

Urla’da otoyolların özelleştirilmesinin Yarımada’nın ulaşımına, ekonomisine ve günlük yaşamına olası etkilerinin ele alındığı toplantıda konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, ulaşım maliyetlerindeki artışın yalnızca araç kullanıcılarını değil; çiftçiden emekçiye, esnaftan bölgedeki işletmelere kadar geniş bir kesimi etkileyeceğini söyledi. Balkan, “Mesele yalnızca otoyoldan kaç lira alınacağı değil” dedi.

Urla’da otoyolların özelleştirilmesinin Yarımada’nın ulaşımına, ekonomisine ve günlük yaşamına olası

Urla’da otoyolların özelleştirilmesine karşı ortak ulaşım çağrısı yapıldı. Otoyolların özelleştirilmesinin Yarımada’nın ulaşım sistemi, ekonomik faaliyetleri, tarımı, turizmi, trafik güvenliği ve kent yaşamı üzerindeki olası etkilerinin değerlendirildiği toplantıda, bölgenin ulaşım geleceğinin bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınması gerektiği vurgulandı.

Toplantıya Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, CHP geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru, Avukat Şehrazat Mercan, siyasi parti, sendika, dernek ve çeşitli kurumların temsilcileri, Urla Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Balkan: Yarımada’nın ulaşımı yalnızca otoyoldan ibaret değil

Toplantıda konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, konuya yalnızca belediye başkanı kimliğiyle değil, Urla’da doğup büyümüş ve yaşamını ilçede sürdüren bir vatandaş olarak baktığını söyledi.

Yarımada’nın ulaşımının yalnızca otoyoldan ibaret olmadığını belirten Balkan, otoyol kullanım maliyetlerindeki olası artışın alternatif güzergâhlara yönelecek trafik üzerindeki etkisinin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ulaşım kararlarının kent planlamasının diğer unsurlarından bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Balkan, şöyle konuştu:

“Bir kentte imar planı yaparken yalnızca binaların nerede yükseleceğini hesaplamazsınız. Nüfusu, altyapıyı, suyu, kanalizasyonu, otoparkı ve trafiği de hesaplarsınız.”

Urla’nın önemli bir eğitim ve yaşam merkezi olduğuna dikkat çeken Balkan, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde binlerce öğrenci ve akademisyenin bulunduğunu, İskele’de Dokuz Eylül Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin yer aldığını hatırlattı. Balkan, Güzelbahçe’ye taşınması planlanan İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi gelişmelerin de Yarımada’nın ulaşım yükünü artıracağını söyledi.

Balkan, “Yarımada’nın ulaşım bütünüyle ilgili yeterli bir planlama ve fizibilite yapıldı mı?” sorusunu yönelterek, otoyol kullanım maliyetindeki değişimin Urla, Güzelbahçe ve Yarımada’nın mevcut ulaşım altyapısına etkilerinin ortaya konulması gerektiğini belirtti.

“Mesele yalnızca otoyoldan kaç lira alınacağı değil”

Otoyol kullanım maliyetindeki artışın yalnızca bireysel araç kullanan vatandaşları ilgilendiren bir mesele olmadığını vurgulayan Balkan, ulaşım maliyetlerinin bölgenin ekonomik yaşamına da doğrudan yansıyacağını söyledi.

Çiftçinin ürününü pazara götürmesinden emekçinin işine ulaşmasına, esnafın mal taşımasından işletmelerin müşterilerine ulaşmasına kadar pek çok alanın ulaşım maliyetlerinden etkileneceğini belirten Balkan, şu ifadeleri kullandı:

“Ulaşım maliyetinin artması halinde bu maliyet yalnızca bireysel araç kullanıcılarının değil, ürününü pazara götüren çiftçinin, işine gidip gelen emekçinin, malını taşıyan esnafın ve müşterisine ulaşmaya çalışan işletmelerin de üzerinde hissedilir. Ve sonunda bu maliyet, dönüp dolaşıp vatandaşın cebine yansır.”

Balkan konuşmasında ayrıca Urla Demircili’de yaşanan gemi sorununa da değindi. Geminin kaldırılması talebiyle uzun süre her pazar eylem gerçekleştirdiklerini belirten Balkan, geminin kaldırılacağı yönünde karar beklenirken gemi sahibinin gemiyi bulunduğu yerde parçalama kararı aldığını söyledi.

“İzmir-Çeşme yolunun yine kamuya ait olması için çabalayacağız”

Toplantıda konuşan Avukat Şehrazat Mercan ise otoyol özelleştirmesine ilişkin hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı.

Mercan, kamu yararının korunması gerektiğini belirterek, “Biz kendi menfaatlerimizi, kamunun menfaatlerini koruyacağız. İzmir-Çeşme yolunun yine kamunun olması için çabalayacağız. Belediye Başkanımız dava açalım dedi. Bizler bir dava açacağız ve sürecin takipçisi olacağız” dedi.

Ahmet Güler: “1992’de yapım maliyeti 672 milyon dolardı”

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler de otoyolun yapım maliyetine ilişkin rakamları gündeme taşıdı.

1992 yılında otoyolun yapım maliyetinin 672 milyon dolar olduğunu belirten Güler, daha önce Urla’da gerçekleştirdikleri eylemi hatırlatarak toplantının geniş katılımla yapılmasının önemine dikkat çekti.

Güler, “Geçtiğimiz sene 29 Mart’ta yine Urla’da yakmıştık çoban ateşini. İlk otoyol eylemimizi Urla’da yapmıştık ve ses getirmişti. Fakat genele yayılamamıştı. Bu yüzden bu toplantının bugün burada yapılması çok değerli” dedi.

Türkiye genelindeki otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Güler, “Şimdi tüm Türkiye’deki yedi otoban, iki tane köprü için 8 ila 10 milyar dolar arasında satılması hedefleniyor. Yani bunun kamu yararı nerede?” diye sordu.

“Bu yol Yarımada’nın can damarı”

Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru ise otoyolun Yarımada açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Otoyolun her gün İzmir’e işe giden kamu çalışanlarından sağlık ve eğitim çalışanlarına, işçilerden öğrencilere, çiftçilerden balıkçılara ve lojistik sektörüne kadar geniş bir kesimin kullandığı ulaşım güzergâhı olduğunu belirten Doğru, şöyle konuştu:

“Bu yol; İzmir’e her gün işe gidip gelen memurumuzun, sağlık çalışanlarımızın, eğitim çalışanlarımızın, işçimizin, Urla’daki kampüslere, okullara ulaşmaya çalışan öğrencilerimizin, Yarımada’nın tarım ürünlerini, enginarını, balığını pazara ulaştıran çiftçimizin ve balıkçımızın, bölgeye mal getiren lojistik ve taşımacılık sektörümüzün can damarıdır.”

Doğru, otoyolun özelleştirilmesinin ulaşım maliyetlerini artıracağını ve bunun yaşam maliyetlerine de yansıyacağını savundu.

Toplantının sonunda otoyolların özelleştirilmesi sürecinin Yarımada’nın ulaşım sistemi üzerindeki olası sonuçlarının farklı başlıklarla ele alınması gerektiği vurgulandı. Trafik güvenliği, kent yaşamı, ekonomik faaliyetler, tarım, turizm ve çevresel etkilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken katılımcılar, bölgenin ulaşım geleceği için ortak bir yol haritası oluşturulması çağrısında bulundu.