Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Heval Savaş Kaya Büyükşehiri hedef aldı: Siyasi baskılarla, korkakça ve kötü niyetle hazırlanmış raporlar

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İZBETON AŞ’de başlattığı yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuksuz sanıklar, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Eski Genel Müdür Heval Savaş Kaya, alt taşeron süre uzatımlarına ilişkin suçlamaları reddederek sorumluluğun Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunu vurguladı.Kaya, “Savcılık, kötü niyetli, iç denetim raporlarına dayanarak hakkımda iki iddiadan soruşturma başlattı. Bu raporlar; siyasi baskılarla, korkak ve kötü niyetle hazırlanmıştır” dedi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İZBETON AŞ’de başlattığı yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuksuz

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ’deki asfalt kaplama, yol ve inşaat bakım-onarım işleri ile iş makinesi ve araç kiralama ihalelerinde yolsuzluk iddialarını içeren soruşturma, Temmuz ayında 157 şüpheli hakkında gözaltı kararıyla başlamıştı. Aralarında eski Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın bulunduğu 139 kişi yakalanmış, bazıları tutuklanırken bazıları serbest bırakılmıştı.

3 ayrı iddianame ile yargılama

Soruşturma sonucunda Soyer ve diğer eski yöneticiler hakkında üç ayrı iddianame hazırlandı: asfalt kaplama ve bakım-onarım işlerinde yolsuzluk, iş makinesi ve araç kiralama hizmetlerinde yolsuzluk ve kooperatif davası. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi, asfalt ve bakım-onarım işlerine ilişkin iddianameyi kabul etti; 44 kişi hakkında 3-14 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor. Sanıkların çoğu tahliye edilirken, Heval Savaş Kaya kooperatif dosyasından tutuklu olduğu için serbest bırakılmadı.

Kaya’dan savunma : “Süre uzatımı suç oluşturmaz”

Duruşmada söz alan Heval Savaş Kaya, alt taşerona verilen süre uzatımını yasaya uygun olduğunu belirterek şunları ifade etti:

“2019’da göreve başladım, 2024 seçimlerinde görevimden istifa ettim. Alt taşerona süre uzatılmasını onaylamak isnat edilen suçu oluşturmaz.”

“Süre uzatımını gerektiren durum ortaya çıkarsa süreç aşağıdan yukarıya işler. Tek başıma karar veremem.”

“Büyükşehir Belediyesi bize yer göstermezse biz de taşerona yer gösteremeyiz.”

“Belediye yer göstermezse biz de taşerona yer gösteremeyiz”

Kimlik tespitiyle duruşma başladı. Davaya kooperatif davasından tutuklu bulunan Heval Savaş Kaya’nın yanı sıra bazı tutuklu sanıklar ile avukatlar katıldı. Tunç Soyer’in eşi Neptün Soyer de izleyici olarak salonda yer aldı. Celsede ilk söz İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’ya verildi. Alt yükleniciye verilen sürenin uzatılmasının suç olmadığını savunan Kaya, “2019 yılı Temmuz ayında İZBETON Genel Müdürü olarak göreve başladım ve 2024 yerel seçimlerinde yönetimin değişmesinin ardından görevimden istifa ettim. Savcılık, kötü niyetli, iç denetim raporlarına dayanarak hakkımda iki iddiadan soruşturma başlattı. Bu raporlar; siyasi baskılarla, korkak ve kötü niyetle hazırlanmıştır. Bir ihalede alt yükleniciye kanuna aykırı şekilde süre uzatılmasına onay vermekle suçlanıyorum. Söz konusu değerlendirme hem hukuka hem vicdana aykırıdır. Süre verilmesi işin sözleşmesine aykırı değildir ve hukuka uygundur. Alt taşerona süre uzatılmasını onaylamak isnat edilen suçu oluşturmaz. Tüm iddianamede aleyhimde sadece beş satırda adım geçiyor. Süre uzatımını gerektirir durum ortaya çıkarsa aşağıdan yukarıya doğru süreç başlar. Son olarak benim onayıma sunulur. Tek başıma verdiğim onay yoktur. Prosedür işlenir ve onayıma sunulur. Bu olayda da asıl idare olan Büyükşehir Belediyesi’nin yapılması için gönderilen iş emirlerinin yeterli olmaması nedeniyle süre uzatılmıştır. Büyükşehir Belediyesi bize yer göstermezse biz de taşerona yer gösteremeyiz” dedi.

“Taşın asıl sahibi Büyükşehir’dir”

Hakimin, kilit parke alımına ilişkin teslimin yapılmadığı, yersiz ödemeler ve eksik iş yapıldığı iddialarına da yanıt veren Kaya, “O detaylarda bilgi sahibi olmam mümkün değildir. Hepsi taşların eksik olduğu iddiasına dayanıyor. Mümkün olduklarını da düşünmüyorum. O taşın asıl sahibi Büyükşehir Belediyesi’dir. Taşı isteseniz de yok edemezsiniz. Belki zayiat olmuştur. Bahsedilen rakamlar da çok az zaten. Şurada mermer döşeyelim desek 5-10 tane kırık olur” ifadelerini kullandı.

“Ödeme ve kontrollerde dahlimiz yoktur”

Duruşmada söz hakkı verilen tutuksuz sanıklardan İzmir Büyükşehir Belediyesi ihale işlerinden sorumlu yöneticisi B.B., hakkındaki suçlamaları reddederek, “Müdürlük olarak görevimiz ihale talebi geldikten sonra yaklaşık maliyeti oluşturup, süreci tamamlayıp sözleşmeyi ilgili daire başkanlığına göndermek. Biz ihale sürecini yönetiyoruz. Ödemelerde ve kontrollerde dahlimiz yoktur. İşin yapılıp yapılamaması durumu bizim dışımızdadır. Üzerime atılan suçlamaları reddediyorum. İhaleyi kısmi teklife açmak ise idarenin kararıdır” diye konuştu.

“Dertleri siyasiydi, biz çalışanlar olarak ezildik”

İZBETON’da asfalt uygulama şefi ve kontrol heyetinde görev alan tutuksuz sanık C.A. ise siyasi bir savaş neticesinde çalışanların ezildiğini savunarak, “Denetçilere her şeyi anlattım. İşin doğrusunu anlattık ama bilerek yanlış yaptılar. Kendileriyle defalarca tartıştım. Karayolları Teknik Şartnamesi’ne uygun denetim yapılmadı. Yaptığımız imalatlar hala yerinde duruyor. Hazırladığımız savunmayı dikkate bile almadılar. Olayda iyi niyet olduğunu düşünmüyorum. Dertleri siyasiydi, biz çalışanlar olarak altlarında ezildik” dedi.

Diğer sanıklar savunmalarını yaptı

İZBETON ihale yöneticisi B.B.: İhaleleri yönetmekle görevli olduklarını, ödemeler ve kontrollerin kendilerinin sorumluluğunda olmadığını belirtti.

Asfalt uygulama şefi C.A.: Çalışanların siyasi baskı altında olduğunu, denetimlerin doğru yapılmadığını savundu.

Duruşma, sanık ifadelerinin alınmasının ardından öğle arasıyla devam etti.