Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

CHP’li Tezcan’dan Çağlayan Adliyesi önünde sert tepki: Organize kötülük!

CHP örgütleri, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasını İstanbul Adliyesi önünde protesto etti. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan süreci “organize kötülük” olarak nitelendirdi.

CHP örgütleri, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasını İstanbul

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla Aydın’dan İstanbul’a gelen CHP örgütleri, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde bir basın açıklaması düzenledi. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, yaşanan süreci “organize kötülük” olarak nitelendirerek ağır eleştirilerde bulundu.

“Bu, Çerçioğlu’nun transfer bedelidir!”

Yaşanan süreci siyasi bir pazarlığın parçası olarak değerlendiren Tezcan, “Ömer Günel’e yaşatılanlar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun siyasi transfer bedelidir. Kendi husumetlerini ve başarısızlıklarını örtmek için belediye başkanlarımızın hürriyetini pazarlık masasına sürenlerin saltanatı elbet sona erecektir” dedi.

“Çağlayan artık adaletin değil, adaletsizliğin adresi”

İstanbul Adliyesi önünde toplanan heyet adına konuşan Bülent Tezcan, son bir buçuk yıldır Çağlayan Adliyesi’nin hukuku değil, hukuksuzluğu ve kumpasları temsil eden bir “eziyet düzenine” dönüştüğünü savundu. Tezcan, “Türkiye’nin dört bir yanından belediye başkanlarının, bürokratların ve aydınların yolu bu adliyeye düşürülüyor. Biz buraya adalet aramaya değil, adaletsizliğe itiraz etmeye geldik” dedi.

“Fiil Kuşadası’ndaysa, yargılama neden İstanbul’da?”

Soruşturmanın yetki alanını sorgulayan Tezcan, olayların tamamının Kuşadası’nda geçtiği iddia edilmesine rağmen neden İstanbul’da yürütüldüğüne dikkat çekti: “İddia edilen fiillerin Kuşadası’nda geçtiği söyleniyor, peki bu dosyanın İstanbul Adliyesi ile ne ilgisi var? Devlet, siyasi muhterislerin küçük hesaplaşmalarının malzemesi haline getirilemez.”

“Delil yok, gizlilik kararı ile savunma hakkı kısıtlanıyor!”

Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararına tepki gösteren Tezcan, savunma hakkının engellendiğini belirtti: Tezcan, “Arkadaşlarımızı suçluyorlar ama delil sorduğumuzda ‘gösteremem’ diyorlar. Dosyaya erişim imkanı tanınmıyor. Ortada ciddi hiçbir delil yok. Bir müdüre Temmuz ayında para alıp iskan ruhsatı verdiği iddia ediliyor; oysa o müdür, yedi ay önce, Ocak ayında bu ruhsatı resmi kayıtlara uygun onaylamış. Yalancı ifadelerle kurgulanmış bir tezgahla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

“Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı!”

Konuşmasını yetkililere çağrı yaparak tamamlayan Tezcan, “Devlet, itibarını yukarıda tutmakla yükümlüdür. Eğer devleti bu hale getirirseniz, kendi makamınızı ve itibarınızı da sorgulanır kılarsınız. Adaletten ümidimizi kesmedik; arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını bekliyoruz” sözleriyle açıklamasını noktaladı.