Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik malvarlığı iddialarına sosyal medya üzerinden yanıt verdi. Gürlek, iddiaların asılsız olduğunu belirterek yasal süreç başlatacağını duyurdu.
“İddialar algı operasyonu”
X hesabından açıklama yapan Akın Gürlek, Özgür Özel’in dile getirdiği iddiaların herhangi bir delile dayanmadığını savundu. Gürlek, söz konusu açıklamaları “kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonu” olarak değerlendirdi.
“Belgelerin gerçekte karşılığı yok”
Gürlek, Özel’in bahsettiği belgelerin gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmadığını öne sürerek, iddiaların “hayal ürünü” olduğunu ifade etti. Bu tür açıklamaların bir karalama kampanyasının parçası olduğunu savunan Gürlek, daha önce de benzer iddiaların asılsız çıktığını belirtti.
“Yargı görevim nedeniyle hedef alınıyorum”
Açıklamasında yargı görevine de değinen Gürlek, terör ve organize suç yapılarıyla yürüttüğü mücadele nedeniyle hedef gösterildiğini iddia etti. Elinde bilgi ve belge olduğunu söyleyenlerin bunu siyasi platformlarda değil, yargı mercilerinde ortaya koyması gerektiğini vurguladı.
Yasal süreç başlatılıyor
Akın Gürlek, açıklamasının sonunda Özgür Özel hakkında hukuki yollara başvuracağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur.
20 yılı aşkın süredir çeşitli kademelerde devletime hizmet ediyorum. Hâkim olan eşim ile birlikte mal varlığı beyanlarımızı, ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli şekilde yetkili makamlara sunmaktayız.
Özgür Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlarda yer alan, ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü bu iddialar tamamen kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir.
Kendisinin bu yaklaşımı ne yazık ki yeni de değildir. Daha önce de kamuoyuna yüksek perdeden sunduğu iddiaların yalan olduğu defalarca ortaya çıkmıştır.
Yargı görevim süresince terör ve organize suç yapılarıyla yürüttüğüm mücadele nedeniyle şahsımı bu şekilde sorumsuzca hedef göstermesi, sistematik bir karalama kampanyasının parçasıdır.
Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir.
Bu iftiralar karşısında, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum.”

