Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İzBB Meclisi’nde yüksek tansiyon: Başkan Tugay kürsüde, AKP grubu dışarda!

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaşanan tartışmaların ardından Başkan Cemil Tugay sert açıklamalarda bulundu. AKP grubunun büyük bölümü konuşma sırasında salonu terk etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaşanan tartışmaların ardından Başkan Cemil Tugay

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan gerilimin ardından Tugay eleştirilere yanıt verdi ve AKP’li isimlere tepki gösterdi. Tugay’ın kürsüye çıkmasıyla AKP grubunun çoğunluğu salonu terk etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan Ayı Olağan Toplantısı üçüncü oturumu gerçekleştiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın başkanlığında başlayan toplantı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zafer Levent Yıldır’ın yönetiminde devam etti. Gündem maddeleri ve komisyon raporları sonrasında faaliyet raporlarının görüşüldüğü toplantıda sıkça tansiyon yükseldi. Son olarak AK Parti Grubu Üyesi Enes Uğuz’un CHP ve Tugay’a yönelik “Sayın belediye başkanı bize dönüp ‘sahtekârlar’ diye bir ithamda bulundu. Bu ifadesinden dolayı grubumuzdan özür dilemesi gerekmektedir. Sahtekâr arıyorsa kendi partisine bakmalıdır. Orada bol miktarda sahtekarı, pavyoncuyu bulabilir” ifadeleri sonrasında meclis üyeleri arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın sonunda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kürsüye gelerek açıklamalarda bulundu. AK Parti grubu tarafından yapılan eleştirilere yanıt veren Tugay, iktidara ve iktidarın İzmirli temsilcilerine yönelik eleştirilerini ve tepkilerini paylaştı. Tugay, “Biz bu tabloya alışığız. Bazı AK partili meclis üyeleri… Kimler olduğu da belli. Özellikle insanların kabul edemeyeceği hakaretler adeta insanların onuruyla oynayacak cümleler kullanıyorlar. Bunu bilinçli yapan birkaç kişi var” dedi.

Halkın meclis üyesiyseniz yalanı seçemezsiniz!

Tugay, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz meclise hitap ediyoruz ama İzmir halkına anlatıyoruz. Özgür Kaner, ‘Sahilimiz var kullanamıyoruz’ dedi. Siz siyasetçiyseniz önce Çiğli’nin sahilinin sorumluluğunun kimde olduğunu bileceksiniz ve insanları aldatmaya çalışmayacaksınız. Çiğli ister miydi arıtma tesisi orada olsun, Harmandalı orada olsun… Bu dönemin yönetimi mi yaptı, kim buna izin verdi? Bir şehrin atığıyla ilgili planlama bakanlıkça yapılır. Sanki Cemil Tugay ya da geçmiş dönemin belediye başkanları buna karar vermiş gibi insanların bu konudan rahatsız olduğunu bilerek ‘sahilimi kullanamıyorum’ ucuzluğuna kaçmayın. Bu ucuzluktur. Siz halkın duygularını istismar etmeye kalkıyorsunuz. Niye insanların kafalarını karıştırmaya çalışıyorsunuz, neden bu yalanı söylüyorsunuz? Ben gerçekten bazı insanları burada dinlemek istemiyorum. Çünkü yapmak istedikleri hakaret ve insanların onurunu incitmek. Alenen yalan söyleyen insanlar var. Siz halkın meclis üyesiyseniz yalanı seçemezsiniz.”

Bu memleketin ağzına ettiniz!

Açıklamasının devamında AK Parti’nin İzmir milletvekillerini de eleştiren Tugay, şu ifadeleri kullandı:
“İzmir’in vekili olan ancak çok kötü huy ve alışkanlıkları olan bir kişi yanına kameraları alıp ailenin yanına gidiyor. Ailenin ödediğini söylüyorlar ancak MHP’nin ilçe başkan yardımcısı ödemiş. Bu olayla alakası sizin taktirinize ait ancak arkasından vekiliniz bizi yalancı durumuna düşürmek için kullandığında o faturayı neden kendi adlarına düzenlediklerini anlıyoruz. Sonra sizin vekiliniz dramatik bir müzik eşliğinde bunu paylaştığında o insanların üzüntüsünü istismar ettiğini anlıyoruz. Babası ile olay yerine giden tesisin işletme müdürü. Kemalpaşa’da artırma tesisi var, kirli su ile beraber gelen ama bir süzgüde biriken çöpler alınıyor ve o çöpler Bergama’ya götürülüyor. Bergama’ya götürülürken de büyük tırlara aktarılan yer Çiğli artırmanın o civarda. Ama neden olduğunu bilmediğimiz bir şekilde transfer noktasının çok ötesinde bu kamyon bir şekilde çukura düşüyor. Burada alınmamış bir güvenlik önlemi yok çünkü o kamyonlar oraya gitmiyor. Neden gittiğini bilmiyoruz ancak böyle bir uygulama ya da talimat olmadığını söylüyor arkadaşlarımız. Bunlar araştırılması gereken şeyler. Kurumumuzun idari soruşturması var ve iş savcılıkta. Biz insanız, kütük değiliz. Bize bu iftiralar atarken insanlığımız, onurumuz inciniyor. Sizin için bu normalse hüzün verici. Bana Karşıyaka’dayken ‘abi’ diyen o arkadaş şimdi sıraladığı yalanlarla beni utandırıyor. Ben bu ahlak dışı davranışı kabul edemiyorum. Burada ahlak dışı davranışı dinlemektense çık git diyorum. Ben buraya kavga etmek için gelmiyorum. Ama birileri yalan söylediğinde biz de odun ya da onursuz olmadığımız için tepki gösteriyoruz. Sizin arkadaşlarınız bilerek bu ortamı yaratıyor. Bu ortam onlara yaramayacak. Biz kaybettiğimiz bir arkadaşın ailesine ‘Bunlar 15 bin TL para ödemedi’ diyecek insanlar mıyız? Bu kamera şovunu yapanlar nasıl insanlar? Tepki göstereceğiz çünkü insanız. Hakaret edeceksiniz, iftira atacaksınız sonra tepki göstermeyin diyeceksiniz. Ama şunu bilin bu memleketin ağzına ettiniz, bu memleketi mahvettiniz.”

Bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir?

Tugay, “İzmir Türkiye’nin üçüncü büyük şehri. İzmir öyle ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir değil. İzmir halkının iradesine kimse bu kadar saygısızlık yapamaz. Biz gece gündüz köylerde, sokaklarda, mahallelerde çalışmıyor muyuz? Bu şehrin her bir köşesine, her yerine yetiştik. Aslanlar gibi çalışan arkadaşlarımız, bürokratlarımız, meclis üyelerimiz var. Biz bunları yaşarken her şey güllük gülistanlıkmış gibi sadece İzmir’de problem varmış gibi konuşmanın alemi var mı? Biz bu ülkenin parçasıyız. Bizi enflasyondan, kur farkından, kötü ekonomik yönetimden, vergilerden, petroldeki artıştan muaf tutabiliyor musunuz? İzmir’de yalnızca yüzde 3,3 yatırım alabilmiş, aldığı yatırımlarda 77’nci sırada. Bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir? Bu ihmali biliyorsanız telafi edin” diye konuştu.

Meslek Fabrikası’na çökmeyi marifet saydılar!

Tugay, Meslek Fabrikası’nda yaşananları da hatırlatarak şöyle konuştu:
“Bugün İzmir milletvekili olan insanlar sahada ‘halledeceğiz’ diyor. Ama sorun olunca ortadan kayboluyorlar. Ama belediyeyi suçlamak olunca kameralara gidiyorlar. Herhangi bir vekil şunu kendisine sorsun ‘Ben vekil olmasam İzmir’e hangi hizmet gelmezdi.’ Bu soruyu kendilerine sorsunlar. Madem iktidarın vekilisiniz, canınız istediğinde telefon edip her şeyi konuşuyorsanız bir işe yarayıp bu sorunu çözün. Ama onlar ne yaptı, Meslek Fabrikası’na çökmeyi marifet saydılar. Vakıflar’ın harcaması, hakkı olmayan bir alana çökmekten başka ne yaptınız? Yağmur yağdığında su birikmiş’ ajitasyonunu yapmaktan başka ne yaptınız? Bir kardeşimiz vefat edince onu ve ailesini istismar etmekten başka ne yaptınız? ‘Okul yaptık’ diyorlar, bir zahmet yapın! Şehir hastanesini siz değil müteahhit yaptı dediğimde benimle dalga geçip ‘gıda mühendisi mi yapacaktı?’ dediler. Ben geri zekâlı mıyım? İşletmesini verdiniz, bütün parayı onlar kazanıyor.”

Salonda alkış tufanı!

Tugay, konuşmasının devamında, “Bir tane sorunumuzu çözdüğünüzü bilsem… Bu şehrin bir tane sorununu çözmediniz. Siz bunları yapmazken biz insanların sorunları için koşturduk. Bizi bu hale kim getirdi? Bize yalanlar atılırken biz odun olamadık. Burada aslanlar gibi CHP’li meclis üyeleri var. Biz onlarla beraber bu mücadeleyi yapacağız. Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Tugay’ın bu konuşması, salondaki CHP Grubu üyeleri tarafından ayakta alkışlandı.
Sonrasında Tugay, “Ben bu ülkenin yoksulluğundan utanıyorum. İnsanların işsizliğinden utanıyorum. Yoksulluktan fuhuşa giden, perişan olan, uyuşturucu ticaretine kapılan, mafya ile darlığını çözmeye çalışan insanların bu hale getirilmesinden utanıyorum. Giremediğimiz sokak, konuşamadığımız insan yok. İnsanların sorunlarına biz koşturuyoruz, onları yalnız bırakmıyoruz ve bırakmayacağız” diyerek açıklamalarına devam etti.