CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle yaptığı açıklamada Türkiye’de milyonlarca çalışanın açlık, sefalet ve güvencesizlik koşullarında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. İnsan hakları ile işçi haklarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Nalbantoğlu, örgütlenme ve sendikal hakların önemine dikkat çekti.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi olan Nalbantoğlu, insan onuruna yakışır çalışma koşullarının ancak temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
“Emekçiler ücretli köleliğe mahkûm ediliyor”
Türkiye’de emeğin her geçen gün daha fazla değersizleştirildiğini savunan Nalbantoğlu, yüksek enflasyon, düşük ücretler ve ağır vergi yükünün çalışanları zor durumda bıraktığını belirtti.
Uzun çalışma saatleri, iş güvenliği eksiklikleri ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin emekçilerin yaşamını olumsuz etkilediğini kaydeden Nalbantoğlu, “Emekçinin sesinin kısıldığı bir düzende adaletten söz etmek mümkün değildir” dedi.
“İşçiler ölümle de mücadele ediyor”
İş cinayetleri ve iş kazalarına da değinen Nalbantoğlu, Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında Avrupa’da ilk sırada, dünyada ise üçüncü sırada olduğuna dikkat çekti.
Yaklaşık 17 milyon işçiye rağmen sendikalı işçi oranının yüzde 14 seviyelerinde kaldığını belirten Nalbantoğlu, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki çalışan oranının ise yüzde 10’un altında olduğunu ifade etti.
Geçen yıl en az 2 binden fazla işçinin çalışırken yaşamını yitirdiğini belirten Nalbantoğlu, “Bu kader değil; denetimsizliğin, ihmallerin ve emeği değersizleştiren anlayışın sonucudur” diye konuştu.
“1 Mayıs mücadele günüdür”
1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını vurgulayan Nalbantoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“1 Mayıs; haksızlığa, hukuksuzluğa ve eşitsizliğe karşı dayanışma günüdür. Örgütlü mücadelenin ve insanca yaşam talebinin simgesidir. Emekçilerin hak ettiği koşullara kavuşması ancak adaletin, hukukun ve demokrasinin güçlenmesiyle mümkün olacaktır.”

