Siyaset bilimci ve akademisyen Doç. Dr. Berk Esen, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen düzenlemeye ilişkin muhalif çevrelerde yapılan değerlendirmeleri eleştirdi.
Esen, söz konusu yasanın desteklenmesi, Özgür Özel’in pozisyonunun savunulması ve siyasi partilerin tercihlerine idealist gerekçeler bulunması amacıyla öne sürülen bazı tezlerin “temelsiz” olduğunu savundu.
Esen, bu argümanların sonuç itibarıyla “iktidarın planını kabul ettirme işlevi” gördüğünü belirterek 5 başlık altında değerlendirmelerde bulundu.
“Hayır dersek Kürtler bize oy vermez” iddiasına itiraz
Esen, “Çerçeve yasa çok sorunlu ama hayır dersek iktidar propagandası yüzünden Kürtler bize oy vermez” şeklindeki görüşe karşı çıktı.
Doğru aday ve kampanyayla, özellikle büyükşehirlerde Kürt seçmenin desteğinin muhalefet tarafından alınabileceğini belirten Esen, süreci yürüten Kürt aktörlerin, muhalefet yasa için “evet” dese dahi seçim zamanı destek vereceğinin garantisi olmadığını ifade etti.
Esen, “Kazanımlarını korumak için iktidara giderek daha bağımlı hale geliyorlar” görüşünü dile getirerek, muhalefetin iktidar propagandasından korkarak oy kullanmasının ileride başka konularda da iktidarın çizdiği sınırlar içinde hareket etmek zorunda kalmasına yol açabileceğini savundu.
Esen, Yeni Parti’nin başarılı olması için “iktidar propagandasının aşılmasını öğrenmesi” gerektiğini belirtti.
“Yasa sorunlu ama destek verip süreci demokratikleşme yönünde itelim” görüşüne tepki
Esen, yasanın desteklenerek sürecin “barış ve demokratikleşme yönünde” ilerletilebileceği görüşünü de reddetti.
Türkiye’deki otoriterleşmeyi yaratan aktörlerle yasayı gündeme getirenlerin aynı olduğunu belirten Esen, “Otoriterleşme, iktidar elitlerinden bağımsız olarak gelişen bir doğa olayı değil” dedi.
İktidar değişmeden, iktidarın hazırladığı yasanın kendi başına demokratikleşme getirmesini beklemenin gerçekçi olmadığını savunan Esen, aynı argümanın daha önce komisyona katılım konusunda da dile getirildiğini hatırlattı.
CHP’nin komisyona girdiğini belirten Esen, geçen bir yılda demokratikleşme olmadığını, aksine “çok daha ağır baskılarla” karşılaşıldığını ifade etti.
“Devlet projesi, desteklemek zorundalar” tezine itiraz
Esen, iki yıldır devam eden sürecin bir “devlet projesi” olduğu ve Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’nun iktidara gelebilmek için süreci desteklemek zorunda oldukları yönündeki görüşü de eleştirdi.
“Artık iktidardaki elitlerden özerk hareket eden bir devlet aygıtı yok” diyen Esen, böyle bir devlet aygıtı olsaydı yargı ve bürokrasinin muhalefeti bu ölçüde sistematik baskı altında tutamayacağını savundu.
Esen, süreci yürüten aktörlerin “iktidar değişmesin diye bu hamleleri yaptığını” ve muhalefetin iktidara gelmesini engellemeye çalıştığını öne sürerek, bu aktörlerle kurulacak bir uzlaşının muhalefetin önünü açacağını düşünmenin gerçekçi olmadığını belirtti.
“Yasaya hayır demek sağcılıktır, Kürt düşmanlığıdır” iddiası
Esen, yasaya “hayır” demenin sağcılık veya Kürt düşmanlığı olarak nitelendirilmesine de karşı çıktı.
“Yasayı zaten sağcı bir iktidar hazırladı” diyen Esen, düzenlemenin hukuken ve siyaseten ne kadar sorunlu olduğunu dile getiren çok sayıda solcu hukukçu, akademisyen ve gazetecinin bulunduğunu belirtti.
Kürt seçmende sürece ilişkin iddia edildiği ölçüde büyük bir heyecan görünmediğini savunan Esen, aylardır sürecin çok popüler olduğunu gösteren anketler paylaşan bazı araştırmacıların referandum önerisine ilk karşı çıkanlar arasında yer aldığını ifade etti.
“Özgür Özel iki tarafın da desteğini alacak” yorumuna karşı çıktı
Esen, Özgür Özel’in “evet” oyu vererek partisinin milletvekillerini serbest bırakmasının stratejik bir hamle olduğu ve bu sayede iki tarafın da desteğini alacağı yönündeki değerlendirmeye de itiraz etti. Esen’e göre Özel’in “iki tarafın da desteğini kaybetmesi daha olası.”
Böylesine önemli bir konuda günlerce net bir pozisyon alınamamasının ardından Özel’in “evet”, Yeni Parti grubunun çoğunluğunun ise “hayır” demesinin iki başlı bir görüntü oluşturduğunu belirten Esen, “Tabanın sesini dinleyin” denilen milletvekilleri hayır diyorsa, “siz kimin sesini dinliyorsunuz” sorusunun ortaya çıktığını ifade etti.
Özel’in evet oyunun iktidar medyasında neredeyse gündem bile olmadığını belirten Esen, CHP’nin (şimdi YENİ Parti) anayasaya aykırı bulduğu gerekçesiyle komisyonda önerge verdiği ve görüş aldığı hukukçular tarafından ciddi biçimde eleştirilen bir yasaya Meclis’te destek verdiğini savundu.
Ortaya 2016 dokunulmazlık krizinden çok farklı olmayan bir tablonun çıktığını belirten Esen, “Kılıçdaroğlu örneğinde olduğu gibi, Özel’in taban desteği ve siyasi meşruiyeti darbe aldı” dedi.
Esen, bundan sonra yasa kapsamında yaşanacak her olumsuzluğun da Özgür Özel’e yönelik bir eleştiriye dönüşeceğini ifade etti.

