CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, İzmir’in simge yapıları arasında yer alan Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi, Gasilhane ve Namazgâh Hamamı üzerinden yaşanan mülkiyet tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Türeli, İzmir halkının vergileriyle restore edilerek kent yaşamına kazandırılan bu yapıların, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi gerekçe gösterilerek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin elinden alınmak istendiğini ifade etti.
“Sessiz tescil” ve tahliye
Türeli, sürecin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belediyeye herhangi bir tebligat yapmadan Tapu Müdürlüğü üzerinden gerçekleştirdiği “sessiz tescil” işlemiyle başladığını ifade etti.
Meslek Fabrikası için İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği ihtiyati tedbir kararının Mart 2026 başında kaldırıldığını hatırlatan Türeli, bu gelişmenin süreci tahliye baskısına dönüştürdüğünü savundu.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 23 Mart 2026 tarihine kadar binaların boşaltılması yönünde tebligat gönderdiğini belirten Türeli, bunun kent yönetimine doğrudan müdahale anlamına geldiğini dile getirdi.
Tarihi geçmiş vurgusu
Açıklamasında yapıların tarihsel önemine dikkat çeken Türeli, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla belediyeye devredildiğini ve 2007 yılında tamamen belediye mülkiyetine geçtiğini hatırlattı.
Egemenlik Evi’nin 135 yıllık geçmişe sahip olduğunu ve Milli Mücadele döneminde önemli bir merkez olarak kullanıldığını belirten Türeli, 2006 yılında yeniden belediyeye devredildiğini ifade etti.
Namazgâh Hamamı ile gasilhane binasının da benzer şekilde belediye mülkiyetinde korunarak günümüze ulaştığını kaydetti.
“Kamu hizmeti için kullanılıyor”
Türeli, söz konusu yapıların ticari değil tamamen kamu yararına kullanıldığını vurguladı.
Meslek Fabrikası’nın 29 merkezde 145 bin kişiye eğitim verdiğini ve 37 bin kişiyi istihdama kazandırdığını belirten Türeli, Egemenlik Evi’nin deprem sonrası belediye yönetim merkezi olarak hizmet verdiğini söyledi.
Namazgâh Hamamı’nın kültürel miras olarak turizme katkı sunduğunu ifade eden Türeli, gasilhane ve morg alanının ise Eşrefpaşa Hastanesi’ne bağlı Evde Bakım Birimi’nin lojistik merkezi olarak kritik bir görev üstlendiğini dile getirdi.
Milyonluk yatırımlar riske giriyor
Türeli, bu yapılara ciddi kamu kaynakları aktarıldığını belirterek, Namazgâh Hamamı için yaklaşık 51,5 milyon TL, Meslek Fabrikası için ise 17 milyon TL yatırım yapıldığını açıkladı.
Bu yapıların tahliye edilmesinin hem kamu kaynaklarının boşa gitmesine hem de sunulan hizmetlerin aksamasına yol açacağını ifade etti.
Kemeraltı çağrısı
Türeli, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne çağrıda bulunarak, İzmir’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Kemeraltı Çarşısı ve çevresinde yaklaşık 700 yapının restorasyon beklediğini hatırlattı.
Bu kapsamda, söz konusu taşınmazlara el koymak yerine restorasyon ihtiyacı bulunan yapıların kamuya kazandırılması gerektiğini vurguladı.
“Anayasa’ya aykırı” vurgusu
Açıklamasında hukuki sürece de değinen Türeli, 5737 sayılı kanunun ilgili maddesinin Anayasa Mahkemesi’ne taşındığını hatırlattı.
Mevcut uygulamanın; mülkiyet hakkı, yerel yönetimlerin özerkliği, idarenin bütünlüğü ve ölçülülük ilkeleriyle çeliştiğini savunan Türeli, yerel yönetimlerin yetkilerine müdahale edildiğini öne sürdü.
“İzmir’in hakkını savunacağız”
Türeli, açıklamasının sonunda sert ifadeler kullanarak, İzmir halkının ortak değerlerinin korunacağını belirtti.
“İzmir halkının ortak malını siyasi hesaplara kurban etmeyeceğiz” diyen Türeli, sürece karşı mücadele edeceklerini ifade etti.

