Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

17 yıl hapis cezası bozuldu! Aysel Aydemir’den tahliye endişesiyle “Sesimi duyun” çağrısı

İzmir Çiğli’de eski eşi Ferhat Bingöl tarafından silahla vurularak ağır yaralanan Aysel Aydemir, Bingöl’ün 17 yıllık hapis cezasının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden yargılama sürecine giren davada tahliye ihtimalinden endişe duyduğunu açıkladı. Aydemir, “Tahliye ihtimali benim için yalnızca hukuki bir mesele değil. Bu, her gün yeniden ‘Hayatta kalabilecek miyim?’ sorusunu sormak anlamına geliyor” dedi. Mor Dayanışma ise 27 Ekim Salı günü Karşıyaka Adliyesi’nde görülecek dava için dayanışma çağrısı yaptı.

İzmir Çiğli’de eski eşi Ferhat Bingöl tarafından silahla vurularak ağır

İzmir’in Çiğli ilçesinde 19 Haziran 2023’te işe gitmek üzere evinden çıkan Aysel Aydemir, boşandığı Ferhat Bingöl’ün silahlı saldırısına uğradı. Hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu belirtilen Bingöl, önce pompalı tüfekle Aydemir’e ateş etmeye çalıştı. Tüfeğin ateş almaması üzerine tabancayla ateş eden Bingöl, Aydemir’i bacaklarından ağır yaraladı.

Olayın ardından açılan dava ilk olarak “kasten yaralama” kapsamında görülürken, yargılama sürecinde dosya Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı. Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Bingöl hakkında “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 15 yıl, “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan ise 2 yıl hapis ve 1200 TL adli para cezası verdi. Mahkeme, sanık hakkında takdiri indirim uygulamadı.

Dosyanın temyiz sürecinde Yargıtay’ın verdiği bozma kararının ardından dava yeniden yargılama aşamasına geldi. Mor Dayanışma, bozma kararı sonrasında Bingöl’ün tahliye ihtimali bulunduğunu belirterek Aysel Aydemir’in güvenliğine ilişkin endişeleri gündeme taşıdı.

“TAHLİYE BENİM İÇİN YALNIZCA HUKUKİ BİR MESELE DEĞİL”

Mor Dayanışma İzmir, Haziran 2023’te saldırıya uğrayan Aysel Aydemir’in yanında olduklarını belirterek, Aydemir’in yeniden yargılama süreci öncesinde kaleme aldığı açıklamayı kamuoyuyla paylaştı.

Aysel Aydemir, “Sesimi Duyun” başlığıyla yayımladığı açıklamasında, saldırının ardından yaşadığı fiziksel ve psikolojik etkileri anlattı. Aydemir, eski eşi tarafından daha önce de şiddet ve tehditlere maruz kaldığını belirterek, bugün en büyük endişesinin tahliye ihtimali olduğunu ifade etti.

MOR DAYANIŞMA’DAN 27 EKİM ÇAĞRISI

Mor Dayanışma İzmir, Aysel Aydemir’in yeniden yargılama sürecinde yalnız bırakılmaması ve güvenlik talebinin duyulması için dayanışma çağrısı yaptı.

Platform, yaptığı açıklamada Aydemir’in yanında olduklarını belirterek, 27 Ekim Salı günü Karşıyaka Adliyesi’nde yeniden bir araya geleceklerini duyurdu.

Mor Dayanışma, Aysel Aydemir’in adalet ve güvenlik talebine ses olmak için kadınları ve dayanışma göstermek isteyen herkesi duruşmaya çağırdı.

 

AYSEL AYDEMİR’İN KENDİ SÖZLERİYLE ÇAĞRISI ŞÖYLE:

Sesimi Duyun

19 Haziran 2023 sabahı, henüz günün erken saatlerinde işe gitmek üzere yola çıktığımda hayatımın en korkunç anlarından birini yaşadım.

Boşandığım kişi Ferhat Bingöl, önce pompalı tüfekle, tüfeğin tutukluk yapmasının ardından ise belinden çıkardığı tabancayla hayatıma kastetti. O gün hayatta kalmam, silahın tutukluk yapması ve saldırganın alkollü olması gibi koşulların da etkisiyle mümkün oldu.

Kaçmaya çalışırken tabancadan çıkan mermiler bacaklarıma isabet etti. Bacağımda, yaşamımı ve günlük hayatımı olumsuz etkileyen ağır bir kırık meydana geldi. O gün yalnızca bedenim yaralanmadı; hayatımın geri kalanında taşıyacağım korkular, travmalar ve endişeler de başladı.

Oysa şiddet benim için o gün başlamamıştı.

Evliliğim boyunca hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldım. Boşandığım kişi alkol kullanıyordu. Boşanmak istediğimde ölümle tehdit edildim. Her boşanmak istediğimde, annesi tarafından bana söylenen “Bizde boşanmak yok, öldürmek var” sözleriyle karşı karşıya kaldım.

Yaşadığım saldırının ardından dava önce basit yaralama kapsamında başladı. Kadın platformlarının desteği ve yargılama sürecinde verdiğim ifadeler sonucunda dosya Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

İlk yargılama sonucunda, öldürmeye teşebbüs suçundan 15 yıl, ruhsatsız silah taşıma suçundan ise 2 yıl olmak üzere toplam 17 yıl hapis cezasına hükmedildi.

Ancak daha sonra, dosyanın temyiz sürecinde Yargıtay tarafından verilen bozma kararı sonucunda dosya, öldürmeye teşebbüs suçundan değil, kasten yaralama kapsamında yeniden yargılama aşamasına geldi.

Bu basit bir yaralama değil, cinayete teşebbüstür.

Bugün benim en büyük korkum, yıllardır maruz kaldığım şiddetin ve yaşadığım ölüm tehlikesinin yeniden hayatımın kapısını çalmasıdır. Cezaevinde bulunduğu dönemde dahi tehditlerin devam ettiğini gördüm. Bu nedenle tahliye ihtimali benim için yalnızca hukuki bir mesele değildir. Benim için bu, her gün yeniden “Hayatta kalabilecek miyim?” sorusunu sormak anlamına geliyor.

Ben bir kadınım. Şiddetten kurtulmak, boşanmak ve kendi hayatımı yeniden kurmak istediğim için ölmek istemiyorum.

Benim tek istediğim yaşamak, çocuklarımın annesi olarak hayatıma devam etmek ve kendimi güvende hissetmek.

Dosyada yer alan sabıka ve diğer adli kayıtların yetkili makamlar tarafından değerlendirilmesini, geçmişte yaşanan şiddetin ve tehditlerin dikkate alınmasını ve benim güvenliğimin göz ardı edilmemesini istiyorum.

Buradan yetkililere, yargı mensuplarına, kadın örgütlerine, basına ve bu yazıyı okuyan herkese sesleniyorum:

Lütfen benim sesimi duyun.

Benim yerimde siz olabilirdiniz.

Sabah işe giderken hayatınıza son verilmek istenebilirdi.

Boşanmak istediğiniz için tehdit edilebilirdiniz.

Kaçarken bacağınızdan vurulabilir, hayatınız boyunca taşıyacağınız fiziksel ve psikolojik yaralarla baş başa kalabilirdiniz.

Ben bugün hâlâ yaşadığım için konuşabiliyorum.

Ama sessiz kalırsak, başka bir kadın aynı şeyleri yaşamak zorunda kalabilir.

Ben bir dosya numarası değilim.
Ben bir istatistik değilim.
Ben yaşamak isteyen bir kadınım.

Adaletin yerini bulmasını, güvenliğimin sağlanmasını ve yaşadığım şiddetin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesini istiyorum.

Lütfen sesim olun.
Duyuramadığım sesimi duyurun.

Umarım adalet yerini bulur.
Umarım bir kadın daha eksilmez.
Umarım hiçbir çocuk annesiz kalmaz.