Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kooperatif davası 17 Haziran’a ertelendi: Bilirkişi heyetinin reddi talebi kabul edilmedi!

İzmir Kooperatif davası kapsamında yargılanan Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın da aralarında bulunduğu sanıklar, beşinci kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme ilk bilirkişi heyetinin reddi talebinin reddine ve davanın 17 Haziran 2026 saat 10.00’a ertelenmesine karar verdi.

İzmir Kooperatif davası kapsamında yargılanan Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve

Kamuoyunda “İzmir Kooperatif Davası” olarak bilinen ve “nitelikli dolandırıcılık” iddiasıyla süren davanın 5’inci duruşması bugün görülüyor.

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, bu davadan tahliye edilmiş olmalarına rağmen kooperatiflere yönelik başlatılan ikinci dalga “zimmet” soruşturması kapsamında tutuklu bulunuyor. 65 sanığın yargılandığı soruşturmada 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Bugün görülen duruşmada sanıklar dikkat çeken savunmalar yapıyor.

Bilirkişi krizi!

Duruşmanın başlangıcında Tunç Soyer’in avukatı Murat Aydın ile hakim arasında önce SEGBİS, sonra da bilirkişi tartışması yaşandı. Murat Aydın, bir önceki duruşmada bilirkişi raporu açıklayan heyetin reddini istedi. Aydın, heyetteki bilirkişilerin davaya müdahil olan kamu kurumunun memuru olduğunu, bunun kanunen doğru olmadığını vurguladı. Mahkemenin, bilirkişi heyetinin reddine dair olumlu ya da olumsuz bir karar vermediğini ifade eden Aydın, “Bir karar vermediğinizde mahkemeye ulaşma hakkımızı ihlal etmiş oluyorsunuz. Ayrıca ikinci bir heyet için girişimde bulundunuz. Bu heyetteki bir bilirkişi, 2007 yılında AKP Trabzon Milletvekili Aday Adayı olmuş Sabahattin Kalyoncuoğlu’dur. Eski CHP İzmir il başkanının yargılandığı bir davada bu bilirkişinin tarafsız kalacağını nasıl söyleyebilirsiniz? Kişilerin yaşıyla ilgili bir şey söylemek istemem ama 80 yaşında ve siyasi geçmişi belli olan birinin nasıl bir rapor vereceği şimdiden bellidir. Bu bile tek başına bu davanın siyasi saiklerle ilerlediğini gösteriyor.

Biliyorum heyet oluşturmanız çok zor ama bunun nedenleri var. Çünkü bugüne kadar 23 bilirkişi bu davaya rapor hazırlamayı reddetti. Bu reddin bir anlamı yok mu? Ayrıca inşaat mühendisine kooperatif kanunuyla ilgili görüş ver diyorsunuz. Görevlendirdiğiniz ilk heyet kopyala yapıştır yaparak iddianamenin aynısını rapor diye önümüze sundu ve bu bilirkişilere ücret ödediniz. Kamu zararı işte budur. Şimdi de ikinci heyet oluşturmaya çalışıyorsunuz ve bir AKP aday adayını görevlendirmek istiyorsunuz. Çok temel bir ilkedir; adil olduğun kadar adil görün. Talebimiz nettir. Bir önceki bilirkişi heyeti raporuyla ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar açıklayın. Bilirkişilerin görevleri ile ilgili net tanımlar yapın.” dedi.

Bu saçma davayı adliyemizden kurtarın!

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer savunmasına Gümüşhane’de yapılan toplu konut projesinde yaşandığı iddia edilen usulsüzlüğü anlatarak başladı. Soyer, “Projede, projenin gerçekleştirilmesi sürecinde vatandaşlardan toplanan paralar Bitcoin’e belediyeye ve Gümüşhane spora yatırılmasından kaynaklı olarak bir zarar oluştuğu gazete haberinde görülüyor. Varsa suç da budur. Nitelikli dolandırıcılık budur. Bizim yaşadığımız süreçte bizim elimize ne para değdi, ne para gördük. Paralar kooperatifler zararından toplandı ve sorumluluk onlardadır. Keza MASAK raporları da taşeron ve kooperatiflerle bizim aramızda bir menfaat ilişkisinin olmadığını belirtti. Sayıştay raporunda kamu zararı yok denildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi kamu zararı yok dedi. Rapordaki yetersizlikler nedeniyle hiçbir bilirkişi yeniden görev kabul etmedi. Şu an yeni bir bilirkişi ataması yapılmasını istiyorsunuz. Yeni heyet ne bulur bilemem. Ama ortada bir gerçek var ki, suçun maddi ve manevi unsuru yok. Kasıt yok. Bilirkişi bir suç varken o suçu yok edemez. 9 aydır yapılan yargılama ve 2 yıldır süren soruşturma sonunda masumiyetimiz apaçık ortadadır. Vazgeçin Bilirkişi raporundan, bu saçma davayı adliyemizden kurtarın. Beraatimi istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Bilirkişi raporuna ihtiyaç kalmamıştır!”

Heval Savaş Kaya ise “Suçsuz olduğumuzu ispatlamaya çalışıyoruz, dosyada objektiften uzak 23 tane bilirkişi gönderdiniz, dolaştınız Selahattin Kalyoncuya gönderdiniz. AK Parti’den bilirkişi düzenleyen bir kişiyi kabul etmiyorum. Sayıştay başmüfettiş raporları var. Bilirkişilerin objektif olacağını düşünmüyorum. Sabahattin Kalyoncu ile bilirkişiler arasında 2 kişiler daha var. Bunlar aynı ofiste birlikte çalışıyorlar. Bilirkişi uzmanlıktan faydalanmak ve denge denetim sağlamak için yapıyor. Birlikte hazırlanan raporda analitik bir rapor çıkmaz. Bu bilirkişi raporları bana beraat talep etse dahi ben bu bilirkişileri reddediyorum. Kamu zararı oluşmadığı ortadadır. Bilirkişi raporuna ihtiyaç kalmamıştır” şeklinde konuştu.

Aslanoğlu’ndan dikkat çeken davet

Sanıklardan Şenol Aslanoğlu ise duruşmada farklı bir çıkış yaparak, yürüttükleri kooperatif projesine dikkat çekti.

Aslanoğlu, “2 gün sonra bir sene başkanlığını yaptığım kooperatifin anahtar teslim töreni var. Herkesi davet ederim” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti kararını verdi

Mahkeme heyetinin kararına göre;  Adli kontrol şartlarının kaldırılması talebinin reddine, yurtdışına çıkışla ilgili zaruri hallerde gerekli belgelerin mahkemeye sunulması şartıyla celse arasında karar verilmesine, ilk bilirkişi heyetinin reddi talebinin reddine, sanık ve müdafilerinin vareste tutulma taleplerinin kabulüne, bir sonraki duruşmanın 17 Haziran 2026 tarihinde saat 10.00’da görülmesine karar verildi.