Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İYİ Partili Özel’den İzmir tanımlaması: İki kutbun savaşı arasında bir kale pozisyonunda!

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel İzmir’de basın mensuplarıyla buluştu. İzmir hakkında değerlendirmelerde bulunan Özel, “İzmir, hak ettiği kıymeti ve değeri hiçbir zaman bulamamış, hem yerel hem de genel hükümetler tarafından yeterince iyi yönetilememiş. iki kutbun savaşı arasında bir pozisyon kalesi olarak konumlanmış, hak ettiği hizmeti ne insani ne de kent olarak görememiş bir şehir. Bu durum İzmir’e çok daha sık gelip gideceğimizi, İzmir’e daha çok mesai harcayacağımız anlamına geliyor.” şeklinde konuştu.

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel İzmir'de basın mensuplarıyla

Tuğkan ÜSKÜP / Gazete Pürüz- İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, İYİ Parti GİK Üyesi Av. Ali Topçu ve İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan İzmir’de kahvaltılı programda basın mensuplarıyla buluşarak İzmir ve ülke gündemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Geçtiğimiz günlerde önce Şanlıurfa ardından da Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına yönelik değerlendirmede bulunan Özel, “Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde önce Urfa sonra da Maraş’ta iki elim hadise yaşandı. Bunlar hiçbirimizin içerisinde yaşadığımız Türkiye’de görmediğimiz hadiseler. Türkiye bir cinnet haline düşmüş diyebiliriz. Devlet dediğimiz şey iki temele dayanır. Emniyet ve adalet. Devlet emniyet ve adaleti tesis edebildiği ölçüde liyakatli kurumsal ve huzurla yaşanabilen bir devlet olabilir. Türkiye Cumhuriyeti ilk defa hem adalet hem de emniyet konusunda zafiyet gösteriyor denebilir. 143 ülke içerisinde 118. olan bir ülkede yaşıyoruz.” dedi.

Türkiye adalet endeksine göre iflas etmiş bir ülke

İYİ Parti Genel Sekreteri Özel, “Türkiye anayasaya göre bir hukuk devleti. Türkiye’de savcılar soruşturmalarını kanunlara göre yapıyor, iddianameler kanunlara göre hazırlanıyor mahkemeler de kanunlara göre karar veriyor. Ama nedense bizde bu düzenin hakkaniyete dayanarak işlediğine dair bir algı oturmuyor. Belki kanunlar nizamlar var ama Türkiye, her birimiz biliyoruz ki iktidara yakın olanlar ve iktidara yakın olmayan sıradan vatandaşlar açısından aynı ülke değil. Bunların biri için cezaevi ve zindanlar, diğerleri için en ufak bir gözaltı kararı bile yok. Türkiye maalesef adalet endeksine göre iflas etmiş bir ülke diyebiliriz. Adalet mülkün temelidir darken o mülkün devlet olduğunu biliyoruz ama içerisinde yaşadığımız ülkede maalesef adil toplum anlayışına ulaşamıyoruz.” şeklinde konuştu.

Mevcut bakan yönetiminde okullarda ölen kişi sayısı 37!

Ülke genelinde yaşanan ciddi emniyet zafiyetlerine dikkat çeken Özel, “Yeni nesil çetelerle, çocuk çeteleriyle karşı karşıyayız. Muhtemelen bu çocukların hiçbir çete ve örgütle bağlantısı çıkmayacak. Fotoğraflarına baksanız en ufak şüphelenmeyeceğiniz insanlar. Kendi evlerinde bambaşka bir psikolojide yaşıyorlar. Bu çocuklar neticede eğitim hayatının içinde ve kendi okullarında bu saldırıyı gerçekleştiriyorlar. Mevcut Miili Eğitim Bakanı’nın döneminde okullarda ölen kişi 37. Ve siz hala pişkin pişkin açıklamalar yaptığınız siyaset aklıyla görevinizi sürdürüyorsunuz. O oraya kendi gelmedi kendi de kalkamaz. Eğer istifa etse belki bir gelenek oluşturur. Aslında son derece medeni bir müessese oluşur.” ifadelerini kullandı.

“Adaletsiz ve emniyetsiz bir devlet düzeni”

Genel Sekreter Özel, “2017 referandumuyla ile dünyada benzeri olmayan cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bakanlar ve vekiller irade sahibi değiller. Sistem ve devlet bir kişiye ait. Herkes bir ustaya bağlı. Arzu ettiği gibi işe alıyor, kovuyor. Hiçbir iradeye dayanmayan bu sistemler işte böyle adaletsiz ve emniyetsiz bir devlet düzeni oluşturuyor. Biz de üzülerek bu ülkede yaşamak zorundayız.” dedi.

Ekonomik kriz, liyakatsizliğin getirisi!

Atatürk’ün çok bilinmeyen bir sözüne atıfta bulunan Özel, “Az önce bir kelime kullandım dedim ki liyakat. Atatürk’ün çok bilinmeyen bir sözü var. Ben hayatta yalnızca liyakate aşığım. Liyakat meselesi ülkemizde yalnızca adalet ve emniyet alanında değil son yıllarda içerisinde bulunduğumuz ekonomik kriz noktasında da bizleri daraltıyor. 2002 seçimleri öncesinde Türkiye’de 2001 krizi vardı. Bu iktidar o krizi hala tarihin en büyük krizi olarak anlatıyor ve biz düzelttik diye hala anlatıyor. Ama biz şunu biliyoruz 33 aydır bir dezenflasyon yönetimi söz konusu. Enflasyon düştüğünde biz etiketlerin düşmeyeceğini biliyoruz. Ama ne kadar başarılılar ona bakalım. 33 ayda 30 puan enflasyon düşürülmüş 2001 krizinde. Bugün bu oran yüzde 6,7 onların rakamlarına göre. Beğenmedikleri eski Türkiye’nin 33 ayda yaptığı da yüzde 30. Rakamlar yalan söylemez.” dedi.

200 liranın değeri 34 liraya düştü!

Son 2 yılda enflasyonun yüzde 200 oranına yükseldiğini belirten Özel, “200 liranın değeri şu anda 34 TL. Dünyanın en tasarruflu insanı olsanız da o paranın değeri düşüyor. Böyle bir ülkede dezenflasyon programı yürüyor.

Program gecelik faizlerle Türk insanının parasını Londra’ya Dubai’ye götürenler için son derece başarılı.

Türkiye iktidar sahiplerine bakarsak sürekli büyüyor. Matematiksel olarak şunu bilmek gerekiyor ki bu rakamlar nominal rakamlar. Matematiksel olarak mümkün olmayan bir büyüme değil bu. Bir gıda krizi yaşıyoruz. Yüzde 8,8 küçülme söz konusu. Zaten bu küçülmeden ötürü önlenemeyen gıda enflasyonundan ötürü insanımız bu enflasyonu katmerli hissediyor. Barınma noktasında da ciddi bir enflasyon var. Türkiye’nin ihracatının rekorlar kırdığı söylenir ama dediğim gibi bu da nominal bir değer. Ama ihracatın milli gelire oranına bakarsanız aynı sonucu göremezsiniz.” dedi.

İzmir hak ettiği değeri göremiyor!

İzmir’in birçok sayısal değerde Türkiye’nin önünde olduğunu ifade eden Özel, “İzmir’in meseleleri çok bariz. Birçok sayısal değer bakımından memleketimizin önünde. Bir orta direk şehri İzmir. İzmir’in orta gelir şehri olduğunu görüyoruz. Bir yandan da ülkemizde son 10 senede en çok geriletenlerin de orta direk olduğunu bildiğimiz için bu açıdan İzmir mutsuz. İyi üretim rakamlarına göre nitelikli bir üretim merkezi değil. İzmir kendi sorunlu yapı stoku meselesini aşabilmiş değil. Yapı stoku eskimiş ve bir deprem bölgesi. Bu riski her zaman taşıyor olacak. Trafik ulaşım ve kentsel altyapı konusunda da birçok eksiği bulunan ve acil eylem planı gerektiren bir şehir. Konut maliyetlerinde ciddi bir artış olmasıyla İzmir’de enflasyon rakamların üzerinde yaşanıyor ve hissediyor. Hem tarımdan kaynaklı gıdaya erişimin maliyeti yükseliyor hem de barınmaya erişim maliyeti yükseliyor. Enflasyonu olduğundan daha fazla hissettiren bir şehir olarak karşımıza çıkıyor.” dedi.

İki kutbun savaşı arasında bir pozisyon kalesi

Özel, “Yılda ortalama 2 bin şirketin kapandığı bir şehir artık İzmir. Hak ettiği kıymeti ve değeri hiçbir zaman bulamamış hem yerel hem de genel hükümetler tarafından yeterince iyi yönetilememiş. İki kutbun savaşı arasında bir pozisyon kalesi olarak konumlanmış. Hak ettiği hizmeti ne insani ne de kent olarak görememiş bir şehir. Hem sayın genel başkanımızın bölge vekili olması, hem de benim buralı olmam. Partimiz için buranın ayrı bir yeri bulunması, İzmir’e çok daha sık gelip gideceğimizi, İzmir’e daha çok mesai harcayacağımız anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı.

Meslek Fabrikası açıklaması: Motivasyonumuz iktidar baskısının karşısında olmak

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Meslek Fabrikası olarak hizmet veren tarihi yapının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrine ilişkin konuşan Özel, “Biz hadiseyi ilk andan itibaren takip ediyoruz. İl başkanımızla irtibat halindeyiz. İl yönetimi de katılım göstererek tepkisini koydu. Mermer fuarı için gelen genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimizi de ilgili noktaya yönlendirdik. Aslında İzmir’de muhalif belediyelere yönelik birden fazla girişimde bulunuldu. Selçuk’ta Meryem Ana Otoparkı meselesi gibi. Baktığımız zaman hukuki temeli olan süreçler. Bakanlık kendi otoparkını kiraya vermek istemiyorum diyerek bu zorluğu yaratıyor. Belediyenin gelir kalemlerinden biri olan otoparkı vatandaşın alacağı hizmeti zora sokmaktan başka bir şey değil. Meslek Fabrikası’nda da aynı süreç. Temel motivasyonumuz olayın her zaman doğrusunu araştırarak özellikle iktidar kanadının ürettiği baskılara karşı çıkmak ve karşı çıkanların yanında olmak. Bunu kadromuzla yerine getirebildik diye düşünüyorum.” dedi.

Özlale pişman olmuştur

İYİ Parti’den CHP’ye geçen İzmir Milletvekili Ümit Özlale için “Bence pişman olmuştur” ifadelerini kullanan Ertürk Özel, şöyle konuştu:

“Özeleştiri konusunda partimiz ayarında bir parti yok. Seçim başarısızlığı sonrasında kongre kararı alıp kongrede aday olmayan tek genel başkan, kurucu genel başkanımız Meral Akşener. Seçmen, doğruyu sandıkta ödüllendirir, yanlışı da sandıkta cezalandırır. Seçmen sizi cezalandırdı. İzmir’de Ümit Özlale’nin CHP’ye geçişi… Ümit Bey, İzmir’de ciddi bir kampanya yürüttü. Şunu kabul etmek lazım ki siyasette ekipler var. Ümit Özlale, Meral Hanım’ın davetiyle partiye gelmiş, düşün dünyasında sosyal demokrat olan, Meral Hanım’ın istifası sonrasında da hayalindeki çalışma ortamını ve fikri zemini bulamamış olabilir. Ama ben istifasından sonrasında pişman olduğunu düşünüyorum. AK Parti’yi eleştirenler AK Parti’ye gittiler. Milletvekilliği garip. Eğer seçildiğiniz partiden istifa da etseniz vekilsiniz. Bunun da biraz cesaretlendirdiğini düşünüyorum.”