Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, yerel mutabakat sağlanması halinde yeniden hayata geçirilebileceğini söylediği Çeşme Turizm Projesi, çevre örgütlerinin tepkisini yeniden gündeme taşıdı. İzmir Yaşam Alanları tarafından yapılan açıklamada, projenin geçmişte yargı kararıyla durdurulduğu hatırlatılarak, bölgenin doğal ve kültürel varlıklarını tehdit eden girişimlere karşı mücadeleye devam edileceği vurgulandı.
“Danıştay projeyi kamu yararına aykırı buldu”
Açıklamada, Çeşme Turizm Projesi’ne karşı 2020 yılının Şubat ayında açılan davalar sonucunda Danıştay’ın projeyi iptal ettiği anımsatıldı. İptal kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporlarında, proje alanının çok sayıda hassas ekolojik değeri barındırdığına dikkat çekildi.
Raporlarda; endemik bitki türlerinin, korunması gereken canlıların, nesli tehlike altındaki kuş türlerinin yaşam alanlarının, Akdeniz foklarının üreme bölgelerinin ve tarım arazilerinin proje sınırları içerisinde yer aldığı ifade edildi.
İzmir Yaşam Alanları açıklamasında, bilirkişi raporunun sonuç bölümüne de atıfta bulunularak şu değerlendirmeye yer verildi:
“Turizm proje alanının bütününü de gözeterek, dava konusu ekleme ile koruma alanları yanı sıra turizm kullanımlarına, dolayısıyla yapılaşmaya da açılmasına yol açacak olan sınır kararının; tarım ve orman alanları, doğal değerler, su kaynakları ve kültürel miras üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler göz önüne alındığında planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı görüşüne varılmıştır.”
Bakan Ersoy’un açıklamalarına tepki
İzmir Yaşam Alanları, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un “yerel mutabakat sağlanması halinde projenin yeniden başlatılabileceği” yönündeki açıklamalarını da eleştirdi.
Açıklamada, Bakan Ersoy’un ifadelerinin, daha önce yargı kararlarıyla ortaya konulan bilimsel tespitleri ve kamu yararı ilkesini göz ardı ettiğinin göstergesi olduğu savunuldu.
“Projenin ekolojik dengeyi ve tarihi dokuyu koruyacağı” yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, söz konusu planların bölgenin doğal yapısına zarar vereceği ifade edildi.
“Sermayenin mutabakat çağrısını kabul etmiyoruz”
İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener’in, projede mutabakat ve iş birliğinin önemine dikkat çeken açıklamalarına da değinilen metinde, yerel yönetimlerin ve tarafların sürece dahil edilmesine yönelik çağrıların yeterli olmadığı belirtildi.
İzmir Yaşam Alanları, Çeşme Yarımadası’nın doğal ve kültürel mirasının turizm yatırımları adı altında yapılaşmaya açılmasına karşı olduklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Konunun gündeme düştüğü 2020 yılının Şubat ayında ilk davayı açanlardan biri olarak; Yarımada’nın doğal ve tarihi değerlerine, kültürel mirasına turizm bölgesi maskesi altında yapılacak her girişimin talan ve yağma ile sonuçlanacağını bir kez daha ifade ediyoruz.”
“Bu mücadelenin tarafı ve muhatabıyız”
Açıklamanın sonunda, Çeşme Yarımadası’nın geleceğine ilişkin tartışmalarda İzmir Yaşam Alanları’nın sürecin aktif tarafı olmaya devam edeceği belirtilerek şu mesaj verildi:
“Sermayeye de, iktidara da, bakanlığa da; konunun ilk günden bu yana tarafı ve muhatabı olan İzmir Yaşam Alanları olarak, değil mutabakat; Yarımada’da talanın da, yağmanın da tam karşısındayız.”

