İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunmasını yapan Göktaş, 3 Temmuz’dan bu yana Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunduğunu söyledi.
Göktaş, gösterisinde kullandığı dört cümle nedeniyle yargılandığını belirterek, söz konusu ifadeleri Harbiye’de yaklaşık 5 bin kişiye ve Türkiye’nin farklı kentlerinde 100 binden fazla seyirciye söylediğini ifade etti.
“Hepsinde de kahkahadan ve alkıştan başka tek bir tepki almadım” diyen Göktaş, tutukluluk sürecinin otosansüre yol açmasından endişe ettiğini söyledi.
“Neden Türkiye’ye döndün dediler”
Yurt dışında bulunduğu sırada hakkında gözaltı kararı verildiğini ve Türkiye’ye dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındığını anlatan Göktaş, polislerin kendisine “Deniz sen salak mısın, niye Türkiye döndün” dediğini öne sürdü.
Göktaş, gözaltı sırasında görüntüsünün alınmasına rıza göstermediğini söylediğini ve ters kelepçelendiğini belirtti.
Savunmasında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile de istemediği halde görüştürüldüğünü iddia eden Göktaş, bu görüşmenin neden gerçekleştirildiğini bilmediğini söyledi.
“Utangaç diktatör” ifadesini savundu
Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasına konu edilen “utangaç bir diktatör” ifadesi hakkında da savunma yapan Göktaş, bunun siyasi bir niteleme olduğunu söyledi.
Göktaş, “Diktatör ifadesi hakaret değil siyasi bir nitelemedir” diyerek söz konusu ifade nedeniyle beraatini istedi.
Komedyen, geçmişteki politik mizah örneklerine de değinerek, yasaların değişmediğini ancak siyasi mizahın değerlendirilme biçiminin değiştiğini savundu.
Fon krizine ilişkin de konuştu
Göktaş, savunması sırasında kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmasına ilişkin gelişmelere de değindi.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın görevinden “affını istemesi” ve emekli polis Ali Şekeroğlu’nun intiharına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göktaş, bu gelişmeler üzerinden yaptığı siyasi mizahı savundu.
Göktaş, “Utangaç bir diktatörün hâlâ geçerli şaka olduğunu düşünüyorum” dedi.
CİMER şikayetlerini eleştirdi
Hakkındaki şikayetlerin önemli bölümünün CİMER üzerinden yapıldığını söyleyen Göktaş, şikayetlerin “organik olmadığını” ve yapay bir kampanya sonucunda oluşturulduğunu öne sürdü.
Göktaş, kendisi hakkında 185 CİMER başvurusu yapıldığını belirterek bu başvuruların soruşturmaya dayanak oluşturmasını eleştirdi.
Bir CİMER başvurusunda kendisi için idam talep edildiğini anlatan Göktaş, söz konusu başvurunun da suçlamalar kapsamında değerlendirilmesini eleştirdi.
“Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum”
Göktaş, savunmasının sonunda kaçma şüphesinin bulunmadığını belirterek, “Yurt dışından kendim geldim. Delilleri karartamam, gösteri zaten ortada. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” dedi.
Duruşmada Göktaş’ın ardından avukatlarının savunmasına geçildi.
Göktaş hakkında hazırlanan iddianamede üç ayrı suçlama kapsamında 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. İddianamede suçlamalar “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” olarak sıralanıyor.

