Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, 10 Ocak Gazeteciler Günü kapsamında yaptığı açıklamada Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği noktaya dikkat çekti. Yücel, 2025 yılında da gazetecilerin gözaltı, tutuklama ve adli kontrol uygulamalarıyla baskı altında tutulduğunu vurgulayarak, halkın doğru bilgiye ulaşmasının her geçen gün daha da zorlaştığını ifade etti.
Türkiye basın özgürlüğünde “çok vahim” durumda
Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne dikkat çeken Deniz Yücel, Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sırada yer aldığını ve “çok vahim” kategorisinde değerlendirildiğini hatırlattı. Yücel, bu tablonun basın özgürlüğü açısından alarm niteliği taşıdığını söyledi.
2025’te gazetecilere yönelik baskılar arttı
2025 yılı boyunca çok sayıda gazetecinin gözaltına alındığını, tutuklandığını veya adli kontrol şartlarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirten Yücel; Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, gazeteci İsmail Saymaz, Furkan Karabay, Fatih Altaylı, Timur Soykan ve Barış Terkoğlu gibi isimlerin yaşadığı süreçleri örnek gösterdi. Yücel, bu uygulamaların halkın haber alma hakkını doğrudan engellediğini ifade etti.
TCK 216 ve 217 gazeteciler üzerinde baskı aracı
Deniz Yücel, son yıllarda Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı ve 217’nci maddelerinin muhalif gazeteciler üzerinde bir baskı ve sansür mekanizması haline getirildiğini söyledi. Bu maddelerin ifade özgürlüğünü tehdit eder şekilde uygulandığını belirten Yücel, gazetecilerin tutuksuz yargılanabileceği durumlarda dahi cezaevinde tutulduğunu vurguladı.
“Gazetecilik suç değildir”
Açıklamasının sonunda basın özgürlüğü mücadelesinin süreceğini belirten Yücel, meslek onurunu koruyarak halkın haber alma hakkı için çalışan tüm gazetecilerin yanında olduklarını ifade etti. Yücel, “Gazetecilik suç değildir. Basın özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılana kadar mücadelemiz sürecek” diyerek 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü kutladı.

