Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Basmane Çukuru için 2 bin imza hamlesi: Başkan Tugay’la görüşme talep ettiler

Kültürpark Platformu Büyükşehir Belediyesi önünde Basmane Çukuru için eylem gerçekleştirdi. 2 bini aşkın imza toplayan platform üyeleri imzaları Büyükşehir Belediyesi’ne teslim ederek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşme taleplerini dile getirdi.

Kültürpark Platformu Büyükşehir Belediyesi önünde Basmane Çukuru için eylem gerçekleştirdi.

Tuğkan ÜSKÜP / Gazete Pürüz– Kültürpark Platformu, Basmane arazisine ilişkin arazinin TMSF’ye devrini içeren protokole karşı 2 bin imza topladı. Platform üyeleri, Kültürpark 2 Nolu Hol önünde düzenledikleri basın açıklamasının ardından topladıkları 2 bin imzayı İzBB’ye teslim ederek Başkan Cemil Tugay ile görüşme talebinde bulundu.

“Karar İzmir halkına aittir”

Platform sözcüsü Cezmi Tomrukçu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Çok yere buraya geldik. Sesimizi duyurmak için geldik. Basmane halka aittir ve pazarlık söz konusu olamaz. Belediyenin önceliği kamudur. TMSF ile anlaşması söz konusu olamaz. Bugün İzmir’in farklı noktalarında imza masaları açtık. 2 binden fazla imza oldu. Toplanan imzalar vicdanımızdır. Doğru olan neyse içimizden ne geliyorsa kamu yararına istiyoruz. Sadece Basmane Çukuru için değil Buca Cezaevi gibi bir çok kent sorunu için. Bu imzaları toplarken anne ve babalarıyla gelen çocukları gördük. Mahalleden gelen çalışan gençleri gördük. Kadınları ve yaşlıları gördük. Bu imzaları toplarken bize destek olan emeklileri gördük. Bu kentin sahipleri saydığımız temel unsurlar. Bu sese kulak versinler. Biz Kültürpark Platformu olarak Cemil Tugay’dan görüşme talep ediyoruz. Basmane Çukuru İzmir’e aittir. Karar verecek olalar da İzmir halkıdır ” dedi.

“Soyer döneminde açılan dava sürüyor”

Platform adına yapılan basın açıklamasında ise şu ifadelere yer verildi:

“Basmane Çukuru arazisi; bir yanıyla doğal ve tarihi sit alanı olan Kültürpark’a bitişik, tarihsel, sosyal ve kamusal niteliği yüksek bir kent alanıdır. Arazi diğer yanıyla da, dünyanın en büyük tarihi açık hava çarşılarından biri olan, 17. yüzyıldan beri İzmir’in ticaret merkezi konumundaki Kemeraltı gibi kentsel ve arkeolojik Sit Alanı olan bir kültür mirasının yanındadır. Bu kentin çok değerli iki sit alanı ile mekânsal, tarihsel ve kamusal bir bütünlük içinde olan Basmane Çukuru yüzyıllardır İzmir’in kent hafızasında, Ermeni Hastanesi, Otobüs Terminali ve ESHOT Garajı gibi kamusal amaçlarla kullanılmıştır.

1997’de Burhan Özfatura Basmane Çukuru’nu “kat karşılığı devir” yöntemi ile ihaleye çıkarmış, hatta ihaleyi alan şirkete katlar ortaya çıkmadan, tapunun devredilmesi gibi, hukuk dışı bir uygulama yapmıştır. 2002’de ihaleyi alan ortaklığa ekonomik nedenlerle TMSF, el koymuş ve Belediyenin muhatabı gibi tanımlanmıştır. Aradan geçen 30 yıla yakın sürede çok sayıda dava açılmış ve alan yıllarca çukur olarak kalmıştır.

2022’de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in döneminde açılan son dava hala sürmektedir. Bilirkişiler; ihaleyi alan Şirketin yaptığı masrafların kendilerine ödenerek, kamunun malının, yine kamuya dönebileceğini önermişler, dava da 16 Haziran 2026 tarihine ertelenmiştir. Davanın Belediye lehine sonuçlanması beklenirken, 2026’nın Ocak ayı ortalarında İZBB Meclisi süren davadan vazgeçmeyi de içerecek şekilde TMSF ile bir “niyet” protokolü imzalamak üzere Başkan Tugay’ı yetkilendirmişti.

“Bu kent suçuna son vermelerini istiyoruz”

O tarihten bu yana Kültürpark Platformu ve İzmirliler hem Başkanın hem de Meclis üyelerinin öncelikle şeffaflıktan uzak, yargı denetimini işlevsiz kılan ve kamu yararını geri plana bırakan anlayışına itiraz ediyor. Kente ilişkin kararların kapalı kapılar ardında alınmaması gerektiğini, meselelerin ortak akıl ile çözülmesine açık olunmasını istiyor. Basmane Arazisinin İzmir halkının ortak mülkiyeti olduğunu, alana ilişkin alınacak her kararın, kent hakkı, kamu yararı ve hukuk devletini doğrudan ilgilendirdiğini anımsatıyor, her Meclis toplantısında onları tarihsel sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyor. Kentin merkezinde ulaşım, altyapı ve yoğunluk baskısının en yüksek olduğu bölgede; kent hakkını gözetmeyip, 84 metre yükseklikte ve 105 bin m² devasa yapıya nasıl onay verebildiklerini, 21dönümlükarazinin %70’inden fiilen feragat kararı almalarının, kent suçu işlemek olduğunu söylüyor.
İşte bu anlayışla aşağıda bir örneğini paylaşıyor olduğumuz, geçen hafta başlayıp, 5 günde ve sadece 5 noktada açtığımız masalarda iki bini aşkın İzmirlinin imzası toplandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Meclis Üyelerinin; İzmirlinin kent hakkına saygı göstermelerini, yargı süreci sonuçlanana kadar geri dönülmez adımlar atmamalarını, araziyi yeniden kamu mülkiyetine geçirmelerini, çevresi ile olan mekânsal bütünlüğü korumalarını, buna uygun planlanmalarını ve bu kent suçuna son vermelerini istiyoruz.

“Mücadelemizi sürdüreceğiz”

Biz, Kültürpark ve Basmane Çukurundaki süreçlerin takipçisi olmaya devam ediyor, kentin merkezindeki bu kamusal alanların beton yoğunluğunu artıracak her türlü yapılaşmadan uzak tutularak, kentin iklim krizine karşı direncini artıracak, halkın hiçbir kısıtlama olmaksızın erişebileceği müşterek kamusal alanlar olarak korunmasını talep ediyoruz. Bu kent suçundan geri dönülene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Basmane Çukuru dediğimiz kentin merkezindeki 21 dönümlük araziye, 84 metre yüksekliğinde ve 105 bin m2 büyüklüğünde yapılaşma hakkı tanınması ve alanın önemli bir bölümünden feragat edilmesi yönündeki karar kamu yararına uygun değildir. Bilirkişi raporunda tamamının belediye mülkiyetine geçmesi gerektiği belirtilen bu alanda, yargı süreci sonuçlanmadan devasa yapı hakkı tanınması, kent merkezine yeni bir yoğunluk ve alt yapı oluşturacak, kamusal kullanım olanağını devre dışı bırakacaktır.

Doğal ve tarihi sit alanı olan Kültürpark ve Kemeraltı Çarşısı ile mekânsal ve tarihsel bütünlük içinde konumlanan Basmane arazisi için biz aşağıda imzası bulunanlar; yargı süreci tamamlanmadan geri dönülmez adımlar atılmamasını, alanın bütünüyle kamu mülkiyetine geçirilmesini, sürecin şeffaf ve katılımcı bir biçimde yürütülmesini, kamusal kullanımın öncelenmesini talep ediyoruz.

Kültürpark ve Basmane çukurunda süreçlerin takipçisi olmaya devam ediyor, kentin merkezindeki bu kamusal alanların beton yoğunluğunu artıracak her türlü yapılaşmadan uzak tutularak, kentin iklim krizine karşı direncini artıracak, halkın hiçbir kısıtlama olmaksızın erişebileceği müşterek kamusal alanlar olarak korunmasını talep ediyoruz.”