Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bornova’da plan tartışmasında yeni perde: CHP’li Özkan, AKP’li Yıldız’a yanıt verdi

Bakanlığın hazırladığı Bornova Erzene Mahallesi’ndeki planlarla ilgili tartışmalar büyüyor. Ranta izin vermeyeceğini söyleyen Başkan Ömer Eşki’ye AKP’li Hakan Yıldız eleştiriler yöneltmişti. AKP’li Yıldız’a yanıt ise Büyükşehir CHP Grup Sözcüsü Yağmur Yurdakul Özkan’dan geldi.

Bakanlığın hazırladığı Bornova Erzene Mahallesi'ndeki planlarla ilgili tartışmalar büyüyor. Ranta

Bornova’nın Erzene Mahallesi’ni kapsayan plan düzenlemesi; zeytinlik ve doğal karakteri korunacak alan statüsündeki bölgelerin konut amaçlı imara açılması gibi hususlarla kamuoyunda büyük tepki doğurdu. AKP İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ile AKP İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, bu süreçte Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’yi hem planın içeriği hem de yürütme şekli açısından eleştirmişti.

Kentin şehremini olarak haddimiz de hududumuz da olmaz

Başkan Eşki ise konu ile ilgili açıklamasında AKP’nin rant iştahını sert sözlerle eleştirmişti.

Eşki yapmış olduğu açıklamada, “Planı özetleyecek olursak; Söz konusu bölge kabaca üç parçadan oluşmaktadır. Bölgenin iki parçasında üç büyük firmanın bir süredir topladığı tarlalar, diğer parçasında da Bornovalının atadan, dededen kalan toprağı bulunmaktadır.

Öyle bir plan hazırlanmış ki; Plan çalışmasında bu üç firmanın tarlalarına %1 zayiat verilerek %99’u konut alanına dönüştürülmüş, 318 Bornovalının tarlasına %57’lere kadar ulaşan zayiatlar çıkartılmıştır. Üç firmanın arsaları konut ile dolup taşarken, kamunun ortak kullanacağı parklar, camiler, okullar ve sağlık ocaklarının Bornovalıların sahibi olduğu alana yapılmasını öngörülmüştür. Dahası bu plan çalışması nedeniyle belediyemize de inanılmaz bir kamulaştırma yükü getirilmiştir.

Rant iştahının boyutunu daha somut olarak şöyle anlatabiliriz:

Bahsedilen 3 firmanın toplam 115,7 dönüm alanına her biri 100 metrekare’den 1.041 adet daire yapılırken, 318 Bornovalının 50,5 dönüm arsasına 194 adet daire yapılması imkanı gelmektedir. Oysa bu plan çalışması adaletli yapılmış olup, zayiatlar tüm malikler arasında paylaştırılsaydı 318 Bornovalıya 373 adet daire düşecekti. Belki onlarca, belki yüzlerce yıldır o arazilere bakan, tarım ve zeytincilik yapanların da en azından birer daire sahibi olacaktı. Oysa plan çalışmasındaki adaletsizlik ve kazanç hırsı, Bornova halkının zenginliğinin neredeyse yarısını alıp zaten zengin olan bu 3 şirkete pay etmiştir.

Bu adaletsizliğe, zengini daha da zengin etmeye çalışan bu anlayışa seyirci kalamazdık. Büyükşehir Belediyesi ve biz önce itiraz ettik, sonra da dava açtık.

Son kararı Bornova halkı verecektir

Sayın Mahmut Atilla Kaya’nın büyük bir iştahla savunduğu, içeriği tartışılmasın diye şahsımla ilgili ‘yetersizlik’ ve ‘hadsizlik’ çığlıkları attığı plan işte budur.

Siyaset dili başlı başına siyaset kurumunun kalitesini belirler. Sayın Kaya, kendisine yakıştırıyor olabilir ama ben böyle bir üslubu ve düşük iletişim seviyesini hiçbir milletvekiline yakıştırmam.

Ben Bornovalı 318 vatandaşımızın atadan, dededen kalan haklarının büyük sermaye grupları tarafından gasp edilmesi karşısında insani ve kamucu bir duruş sergiledim.

AKP İzmir Milletvekili Sayın Mahmut Atilla Kaya’nın “hadsizlik” olarak nitelendirdiği olay tüm çıplaklığıyla budur. Söz konusu Bornova’ya ya da Bornovalıya haksızlık olunca kentin şehremini olarak haddimiz de hududumuz da olmaz. Kaldı ki mücadelemizin hadsizlik olup olmadığı konusundaki son kararı Bornova halkı verecektir.” ifadelerine yer vermişti.

Bu karşılıklı atışmanın ardından AKP Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, Eşki’nin açıklamalarının sadece planlarla ilgili değil; “üslup ve etik değerlerle” de ilgili olduğunu savunarak, Eşki’ye 10 net soru yöneltti.

AKP’li Yıldız Başkan Eşki’ye 10 soru yöneltmişti

Yıldız’ın kamuoyuna açıkladığı ve Eşki’den yanıt beklediği sorular şunlar:

-Bakanlık size plana ilişkin resmi yazıyla görüş sordu mu, sormadı mı?

-Eğer sormadıysa, 2 Ağustos 2024 tarihinde neden Bakanlığa plana ilişkin 4 sayfalık görüş yazısı gönderdiniz?

-Bu yazıda plana dair “olumlu” mu, “olumsuz” mu görüş verdiniz?

-Pek çok plana “hayır” derken, bu plana neden net bir ret vermediniz?

-4 sayfalık görüşünüzde “alan büyüklüğü uygundur” derken, itirazınızda “sit alanı bütünlüğünde çalışma gerekir” diyerek çelişkiye düşmediniz mi?

-Bakanlık, 07.06.2025 tarihinde yaptığınız itirazların bir kısmını kabul ettiğini resmi yazıyla size bildirdi mi?

-“Plan bütününde DOP alanları eşit değil” dediğiniz halde neden encümen kararıyla uygulama etaplarını belirlediniz?

-Olumsuz görüş vermediğiniz plana neden daha sonra dava açtınız?

-Yarın dava sürecinde karşı taraf, “Belediye önce olumlu görüş vermedi, sonra dava açtı, ardından etap sınırlarını belirledi” derse nasıl savunma yapacaksınız?

-1 yılı aşkın süredir devam eden sürece yönelik olarak, bir anda görüş değiştirerek neden şimdi açıklama yapıyorsunuz?

Konuşsalar ne söyleyecekler, sussalar ne çare!

Ardından Büyükşehir ve Bornova Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Yağmur Yurdakul Özkan Bornova Erzene Mahallesi planlarıyla ilgili AKP’li Yıldız’ın yöneltmiş olduğu eleştirilere uzun bir açıklamayla karşılık verdi.

Özkan yapmış oldığu açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Erzene Mahallesi planları ile ilgili olarak birkaç gündür Ak Parti Milletvekili Sn. Mahmut Atilla Kaya ve Grup Başkanvekili Sn. Hakan Yıldız’ın açıklamalarına baktığımda, kendileri adına üzüldüğümü belirtmek isterim. Zira sıkça üslup göndermesinde bulunup seviyeden bahsederken kendilerini cümle kuraldan muaf tutmuşlardır.

Sayın Kaya’nın ve Yıldız’ın konuşmalarında Bornova planlarını konuşmaktan öteye devamlı olarak Belediye ve Belediye Başkanımıza söylem geliştirdiklerini görmekteyim. Bunu yapmalarının arkasındaki çaresizliklerini de görüyorum, öyle ya vicdani yükü ağır olan bu planın içeriğine dair konuşsalar ne söyleyecekler, sussalar ne çare…

Öncelikle Sayın Yıldız 10 soru sormamakta, birbirinin tekrarı sorular üzerinden bir iddiada bulunmaya çalışmaktadır: “Bornova Belediyesi planı biliyordu ve olumlu görüş vermişti.” Bu kadar basit bir iddiayı lafı dolandırarak dile getirmesinin nedeni açık; bahsi geçen plan çalışmalarının savunulacak yanının olmamasına rağmen planın arkasında durmak zorunda bırakılması. Dolayısıyla konuyu ya Bornova Belediyesi’nin ya da Belediye Başkanı’nın etrafında döndürerek gerçeklerden kaçma çaresizliğini anlıyor, fakat kendilerini dürüst olmaya davet ediyorum.

Sayın Yıldız “Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediyesi Grubu olarak, Plana yönelik öneri ve tenkitlerimizi sürecin başladığı tarihten bugüne kadar, Mecliste hep dile getirdik. Büyükşehir Meclis toplantılarına katılmadığınızdan haberiniz olmayabilir “demişler.

Arşiv kayıtlarından konuşmama bakabilirsiniz

Konuyu açan da yanlışlarını dile getirenler de Cumhuriyet Halk Partisi grubuydu. Unutmuşsanız hatırlatayım. Bornova Meclis üyesi olarak 10 Mart tarihli meclis birleşimde konuyu tartışmaya açmam üzerine, 2 gün sonra hazırlanıp gelerek “Doğal sit, zeytinlik, flora yoğunluğunu nedeniyle tartışılır konu olarak buluyorum ama başka yerlerde de benzer planlar yaptık” diyebilmiştiniz sadece. Eğer eleştiri görmek isterseniz açıp arşiv kayıtlarından konuşmama bakabilirsiniz. Diğer yandan belki de zeytinliklerin betona dönüştürülmesine sizin de yüreğiniz elvermemiştir ama kalbinizden geçenleri de ifade edemiyorsunuzdur, zira ifade özgürlüğünüz o kadar da yoktur belki, kim bilir.

Diğer yandan Sayın Yıldız’ın 10 sorudaki tek iddiasına gelince konu çok açıktır ve tartışılacak bir yönü de yoktur. Burada imar planından bir belediyenin haberdar edilmesi demek, biz plan yapacağız, böyle buyurduk diyen bir yazı iletmek demek değildir. Planın hiçbir ayrıntısı askıya çıktığı tarihe kadar belediyeyle paylaşılmamıştır. Tartışmayı tümden kapatmak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 4 Temmuz 2024 tarihli yazısını ekte paylaşıyorum. Görüleceği üzere yazıda sadece “Biz burayı planlayacağız, bölgeyle ilgili bir bilginiz varsa yollayın” denmiştir. (Meraklısı yazının altındaki kare koddan orijinalini de görebilir)

Kaldı ki Bakanlık 30 gün içerisinde bir görüş verilmemesi durumunda Belediyenin görüşünün olumlu kabul edileceğini yazısı içeriğinde belirtmiştir. Dolayısıyla Belediye elindeki bilgi belgeleri paylaşmaya zorunlu bırakılmıştır.

“Hukuka aykırı  ve vicdana sığmaz”

Bornova Belediyesi tarafından yazılan ve ‘olumlu görüş’ olduğu iddia edilen yazıda ise;

“ ……..Sonuç olarak yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, yürürlükte olan imar planları kararları, ulaşım bağlantıları, üst ölçekli çevre düzeni planı kararları, koruma ve kullanma dengesi, sit alanı kararları, jeolojik ve jeoteknik etüt raporu, nüfus, sosyal ve teknik altyapı ilişkisi gibi konular dikkate alınarak ilgili mevzuat uyarınca hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planlarının tarafımıza iletilmesi durumunda, İmar Kanunu ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri doğrultusunda planlara ilişkin ayrıca görüş verileceği’ bildirilmiştir.” denilmektedir.

Yani Bornova Belediyesince bize plan yapacağınızı buyuruyorsunuz, yapmama konusunda fikrimizi sormuyorsunuz, bari planınızı bizimle paylaşın ki görüş verebilelim denilmiştir. Bir yerde plan yapılacağı bilgisini vermek, sizi plan sürecine dahil etmek demek değildir.

Ancak Bakanlık, Koruma Amaçlı İmar Planını onaylamadan önce hazırlanan taslak planı Belediyeye göndererek plan hakkında görüş istememiştir. Bu nedenle plan, askıya çıktığında öğrenilmiştir. İtirazlar yapılmış ancak kabul görmeyince de dava açılmıştır.

Sayın Yıldız Bornova Belediyesine plana karşı olduğu halde neden Encümen Kararı aldığı ve etaplama sınırı oluşturduğunu sormuş.

Çünkü plan yürürlükte. Bornova Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi hukuki hakkı olan dava açma haklarını kullanmış ve yürütmenin durdurulması talebinde de bulunmuşlardır. Ancak davada yürütmeyi durdurma kararı alıncaya kadar, gelen müracaatların sebepsiz, gerekçesiz ve keyfi olarak cevapsız bırakılması hukuken mümkün değildir.

Yürürlükteki planı uygulamamak gibi bir seçenek yok

Yürürlükteki bir planı gerekçe olmadan uygulamamak gibi bir seçeneği de mevcut değildir.

Cumhuriyet Halk Partili Belediyeler; Hukuk kurallarını ve mahkeme kararlarını kendi iradesine göre eğip büken kurumlar da olmadığına göre, elbette ki karar yerine getirilmiştir. Son 20 yıldır olan anlayışınızın aksine bizlerin hukuk düzeni anlayışı, Mahkeme, YSK ve Anayasa Mahkemesi kararları arasından sadece işimize geleni uygulamak değildir. Hukuk kurallarının ve mahkeme kararlarının gereğini yerine getirmektir. Bu süreçte imar planının iptali yönündeki irade elbette ki devam etmektedir. İptal davası açılması, alanda yapılan keyfi uygulamalara izin verileceği anlamı taşımadığı gibi Mahkemelerin konuyla ilgili alacağı kararlar da elbette ki eksiksiz yerine getirilecektir.

Artık sizi konunun polemik tarafını bir kenara bırakarak, Bornova ve İzmir’in çıkarları için birlikte çalışmaya davet ediyorum. Tıpkı 10 martta ettiğim gibi. O vakitten bu vakte bir çaba harcamadınız ancak geç değil. Bundan sonrası için gelin Partinize, Milletvekillerinize ve Sayın Bakana bu işin hukuka ve vicdana aykırı olduğu konusunu bir de siz aktarın.

Kanun açıkça önce 18 uygulaması yapılması, sonra talep olması halinde 16 uygulaması ile devam edin derken, direk ifraz yoluyla imar uygulaması yapılması imar kanunu m.15’e açıkça aykırıdır. Bu sayede; bitişik iki parselden, sahibi büyük sermaye gruplarına ait olana yüzde 1, sahibi halk olana yüzde 57 zayiat verilmesini içeren bu planın, vicdanlara da sığmayacağını bir de siz anlatın.

Bu planın bu haliyle uygulanması, 18 uygulaması da yapılmadığından Belediye, Emniyet, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığına kamulaştırma yükü ihtimali barındırmaktadır. Kamulaştırma bedellerinin, bu kurumlara ödetilmesi halinde, toplumun hakkı olan hizmeti, ihtiyacı olan asfaltı, çöp kovasını, okulu, fakirin fukaranın sofrasına gidecek sosyal yardımı, tekerlekli sandalyeyi, parklara dikilecek ağacı, çocukların oyuncaklarını, yaşlıların sağlık ocaklarını yani yaşam haklarının ellerinden alındığını bir de siz anlatın.

Bornova’nın ve İzmir’in çıkarları için birlikte çalışalım

Kısacası gelin, bu plan ile halkın hakkının, sermaye gruplarına hediye edildiğini anlatın. Plan nedeniyle Bornovalı 318 ailenin onlarca yıldır tarım yaptıkları zeytinliklerinin avuçlarından kayıp gittiğini anlatın. Belki böylece bize sağır olan kulaklar size açılır…

Sayın Yıldız cevaplarım net, ancak niyetiniz ortada. Öyle pek umudum da yok ama dilerim ki en azından bu sefer, taşın altına elinizi koyarsınız.