TBMM’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın başlamasıyla birlikte cezaevinde bulunan Can Atalay’dan açıklama geldi. Atalay, yeni yasama yılında Meclis’te olması gerekirken cezaevinde tutulduğunu belirterek 24 saatlik açlık grevine başladığını açıkladı.
“Anayasa Mahkemesi kararına rağmen görevimi yapamıyorum”
Atalay, mektubunda milletvekili seçildiği tarihten itibaren yargılamanın durması ve tahliye edilerek yemin edip görevine başlaması gerektiğini savundu. Anayasa Mahkemesi’nin daha önce hak ihlali kararı verdiğini hatırlatan Atalay, buna rağmen milletvekilliği görevini yerine getirmesinin engellendiğini belirtti.
Anayasa Mahkemesi de 2024 tarihli kararında, 25 Ekim 2023 tarihli hak ihlali kararının ardından Atalay hakkında kesinleşmiş bir hükümden söz edilemeyeceğini ve TBMM Genel Kurulu’nda Yargıtay kararının okunmasıyla milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik fiili bir durum oluşturulduğunu belirtmişti.
Atalay, mektubunda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da çağrıda bulunarak AYM kararı doğrultusunda isminin milletvekili kütüğüne yeniden yazılması gerektiğini savundu.
“Susmayacağım”
Cezaevinde bulunmasının yalnızca kendi kişisel meselesi olmadığını belirten Atalay, emekçilerin, yoksulların, depremzedelerin ve adalet talep eden yurttaşların sorunlarına da dikkat çekti.
Atalay, mektubunda “Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de aralarında siyasetçilerin, gazetecilerin ve sanatçıların da bulunduğu kişilerin cezaevinde tutulduğunu savunan Atalay, yaşananlara karşı sessiz kalmayacağını belirtti.
“24 saatlik açlık grevine başlıyorum”
Eyleminin gerekçesini açıklayan Atalay, “Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum” dedi.
Atalay, açlık grevinin aynı zamanda Anayasa’ya uyulması, AYM kararlarının uygulanması ve milletvekilliği görevini yapmasının önündeki engelin kaldırılması için bir çağrı olduğunu belirterek mektubunu, “Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız” sözleriyle tamamladı.

