Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

CHP’li Burhanettin Bulut: Basın iktidarın maşası haline getirilmiş!

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir’de faaliyet gösteren yerel basın kuruluşlarının imtiyaz sahipleri ve genel yayın yönetmenleri ile bir araya geldi. Toplantıda basının iktidarın maşası haline getirilmesini eleştiren Bulut, “Hiç kimse yalan yanlış haberlerin yazılmasında herhangi bir itiraz etmez hale gelmiş. İktidarın sanki bir reklam aracı gibi kullanılmasına kimse itiraz etmez hale gelmiş. O normalliğin bir anormal olduğunu birbirimize aktarmak için buradayız” dedi.

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin

Tuğkan ÜSKÜP / Gazete Pürüz– Cumhuriyet Halk Partisi Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ve Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir ölçeğinde faaliyet gösteren yerel basın kuruluşlarının imtiyaz sahipleri ve genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldi. Güzelbahçe Yalı Balık Restoran’da gerçekleştirilen toplantıda yerel basın faaliyetleri ele alındı.

Güç: Amacımız CHP’nin vizyonunu aktarmak

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Bu basınla ikinci buluşmamız oldu. Samimi bir ortam olsun istedik. Biz CHP’nin sorumlu oldukları alanlarda üst düzey Genel Başkan Yardımcılarımızı konularıyla alakalı İzmir’deki temsilcileriyle görüştürmek ve CHP’nin vizyonunu aktarmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçtiğimiz hafta sayın Bilhun Tamaylıgil geldi, bugün Burhanettin Bulut geldi. Gelecekle ilgili çalışmalar ve vizyonumuzu aktarmak hedefimiz” şeklinde konuştu.

Hedefimiz Tüm Türkiye’yi Güzelbahçe yapmak

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, “İlçe başkanımız yorduk sizi dedi ama aksine keyif aldık. İl başkanımız çalışmaya başlarken Güzelbahçe’de yüzde 95 memnuniyet var dedi, biz de yüzde 5’i aradık ama bulamadık. İzmir dünyanın en güzel şehirlerinden bir tanesi ama Güzelbahçe de bir o kadar güzel. Vatandaşlardan aldığımız geri dönüşler bizi çok memnun etti. Bitiş sloganımız da ’İnşallah seçimlerden sonra tüm Türkiye’yi Güzelbahçe gibi yaparız’ oldu” dedi.

Basın iktidarın maşası haline getirilmek isteniyor!

Bulut konuşmasında, “En son 10 Ocak tarihinde burada yerel medya buluşması yaptık. Orada çokça konuştuk. Yerel medyaya bakışımız şu; Biz diyoruz ki gazeteciler arasında ayrım olmaz. Yerel, ulusal diye ayrılmaz. Bir yerde problem varsa yukarıya gider. Bazen yereldekiler ulusalı şikâyet ettiler, bazen de ulusaldakiler yereldekileri ama sonuç olarak bir etle tırnak gibi bütünler. Basın belli güçlerin elinde olan ve sadece onların isteğiyle yapılan bir işmiş gibi görülmüş. Hiç kimse yalan yanlış haberlerin yazılmasında herhangi bir itiraz etmez hale gelmiş. İktidarın sanki bir reklam aracı gibi kullanılmasına kimse itiraz etmez hale gelmiş. O normalliğin bir anormal olduğunu birbirimize aktarmak için buradayız. Vatandaşın haber alma hakkına ilişkin iktidarın basına bir desteği olması gerekiyor. Ama bugün Türkiye’de baktığında o yapıların içerisinde önemli dediğimiz İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin görünürlüğünü arttırmak yerine bir sansür mekanizması haline geldi.” dedi.

İletişim Başkanlığı bunu önceden gizli yapardı!

Havuz medyada en az 6-7 gazetede aynı başlık var. Şimdi de bakanlıklar başladı. İletişim Başkanlığı bunu önceden gizli yapardı. Artık çok daha aleni bir hale geldi. Basın İlan Kurumu, çeşitli illerde birleşin diyor, birleşmezseniz destek vermem diyor. RTÜK de bir düzenleme mekanizmasından ziyade bir sansür mekanizması haline gelmiş. Dünyanın hangi ülkesinde görülmüş 5-10 günlük kapama cezaları.

Basın tek adam mekanizmasının parçası olmuş durumda!

Basının partili cumhurbaşkanı ve tek adam sistemi mekanizmasının bir parçasına dönüştüğünü ifade eden Bulut, “Devletin dolaylı olarak destek verdiği kamu reklamları var. Örneğin bu yılın son 3 ayı hariç bakıldığında son 1 yılda kamunun verdiği reklam tutarı 5 milyar TL’yi bulmuş. Ne kadarı muhalif ne kadarı havuz medyasına gitti diye baktığımızda, muhaliflere sıfır kalan hepsi havuz medyasına. Havuz medyasının sahibi belli değil. Sürekli el değiştiriyor. Sonuç olarak işleyişin tıkandığının bir göstergesi. Şu anda partili cumhurbaşkanı sisteminde en çok eleştirdiğimiz denetleme mekanizması olmadığını söylüyoruz. Basında da aynı durum yaşanıyor.  O mekanizmanın bir parçası olmuş durumda. “ dedi.

İktidar sahipliğinde yürütülen bir medya var!

CHP’li Bulut, Bugün çok ciddi oranda iktidar sahipliğinde yürütülen bir medya var. Haliyle bunun ne ülkeye ne millete ne de gazetecilere faydası var. Gazetecilik faaliyeti olmaktan propaganda merkezi olmaya dönüşüyor. Araştırma ve gerçeği haberleştirmenin olmadığı yerde bunun gazetecilik olma imkânı kalmıyor. Son zamanlarda sosyal medya diye bir şey çıktı. Bundan fayda da sağlayabiliriz ama orası da aynı şekilde iktidarın yönlendirmesiyle gidiyor.  Bir şeyi yaymak veya paylaşmak için çok ciddi paralar harcanıyor. Eskiden en çok gazetelere reklam harcanırdı sonra televizyon oldu şimdi de sosyal medya rakamları. Legal olmayanları da dahil ettiğinizde sosyal medyaya harcanan para televizyonun çok önünde. Bu işin iç yüzünde de baktığınızda iktidar var. Böylesi bir yapının içinde doğru haberciliği yapma imkânınız kalmıyor. “ ifadelerini kullandı

CHP bu ülkeye umut olmuştur

Bulut konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

Kurultay’dan bu yana CHP gerek söylem itibariyle gerek kadrolar itibariyle bu ülkeye umut olmuştur. Bunun en somut örneği 31 Mart seçimleridir. Yüzde 65 nüfusa hitap eden bir oran aldı. Bu yeni bir dönemdir Türkiye açısından da siyaset açısından da. Dile kolay 22 yıllık bir iktidar ve uzun süredir birinci olamamış bir muhalefet birinci parti oldu. Sonrasında devletin olanaklarının iktidar tarafından kullanıldığı bir yapıya dönüşüm gerçekleşti. Böylesi bir yerde yarışma imkânı bulsak bile bu kez yargı kolu var. Bir başka siyasi mecrada yarışma haline geldi. Her sabah kime operasyon çekildi diye uyanıyoruz.

CHP hem parti programıyla hem de kadrolarıyla bu ülkeyi nasıl yöneteceğini 4 Mayıs’tan itibaren sahaya çıkarak anlatıyor, anlatacak. Örgütler kapı kapı dolaşacak, muhataplarına ulaşacak. Biz de mücadeleye devam edeceğiz