İzmir’in Çiğli ilçesinde Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın AKP’ye geçmesinin ardından belediyeye ilk bakan ziyaretini Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gerçekleştirdi. Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) 2024 yerel seçimlerinde Çiğli Belediye Başkan Adayı olan avukat Emel Diril, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada hem Yıldız’ın parti değişikliğini hem de Bakan Tekin’in eğitim politikalarını hedef aldı.
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi ve Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi çalışmalarında da yer alan Diril, ziyaretin sıradan bir protokol buluşması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
“Şaşırdık mı? Hayır!”
Diril, Çiğli Belediyesi’ni ziyaret eden ilk bakanın Yusuf Tekin olmasına dikkat çekerek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Çiğli Belediyesi Başkanı AKP’ye geçtikten sonra belediyeyi ziyaret eden ilk bakan Yusuf Tekin oldu. Haber değeri olan şey bir AKP’li bakan ziyareti değil tek başına, tarikat bakanlığı yapan Yusuf Tekin’in ziyaretidir.”
Çiğli’deki siyasi gelişmeleri laiklik ve eğitim politikaları üzerinden değerlendiren Diril, açıklamasında bir tarafta tarikat ve sermaye düzenini temsil ettiğini düşündüğü kesimlerin, diğer tarafta ise aydınlık bir ülke için mücadele edenlerin bulunduğunu ileri sürdü.

Güzeltepe’deki tarikat yurdu tartışmasını hatırlattı
Diril, Çiğli’nin Güzeltepe Mahallesi’nde Süleymancılar tarikatına ait olduğu belirtilen yurt için yürütülen mücadeleye de değindi. Söz konusu yapının ruhsatının 2020 yılında Çiğli Belediyesi tarafından verildiğini, yurda ilişkin bağlantının ise 2024 yılında ortaya çıktığını belirten Diril, bu süreci belediyenin siyasi tutumuna yönelik eleştirileriyle ilişkilendirdi.
Belediye başkanının AKP’ye geçmesinin ardından Yusuf Tekin’in gerçekleştirdiği ziyareti de bu çerçevede değerlendiren Diril, siyasi partilerin program ve ilkeleri yerine kişisel ilişkilerin ve farklı aidiyetlerin öne çıkarılmasını eleştirdi.
Diril, açıklamasında seçmenlere de çağrıda bulunarak, “İlkelere, dürüst olana, laik, bağımsız, yurtsever bir programa oy verin, güç verin dedik” ifadelerini kullandı.
Yusuf Tekin’in eğitim politikalarını hedef aldı
Diril’in açıklamasında en geniş bölümü Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in eğitim politikalarına yönelik eleştiriler oluşturdu. Tekin’in laiklik tartışmalarındaki açıklamalarını ve cemaatlerle ilişkilendirilen vakıflarla yapılan protokolleri gündeme getiren Diril, bakanın eğitim sistemindeki yaklaşımını eleştirdi.
Diril, Tekin’in laiklik mücadelesi verenleri “gerici azınlık” olarak nitelendirdiğini belirterek, bakanın geçmişte verdiği bir röportajda Milli Görüş geleneğinden geldiğini ve Necmettin Erbakan’a saygı duyduğunu söylediği ifadelerini de hatırlattı.
Bakanlığın sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı protokolleri de eleştiren Diril, bu uygulamaların tarikat ve cemaatlerin eğitim kurumlarındaki etkisini artırdığını savundu.
Cemaat ve vakıfların Yusuf Tekin’e desteğini hatırlattı
Diril, açıklamasında bazı vakıf ve kuruluşların Yusuf Tekin’e destek veren ortak açıklamasına da yer verdi. Menzil cemaatiyle ilişkilendirilen TÜMSİAD, Erenköy cemaatiyle ilişkilendirilen Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Nur cemaatiyle ilişkilendirilen Hayrat Vakfı, Işıkçılar cemaatiyle ilişkilendirilen İhlas Vakfı ve Ensar Vakfı’nın açıklamasını hatırlattı.
Söz konusu kuruluşların ortak açıklamalarında, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e destek vererek kendisini “ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı” takdir ettiklerini belirttiklerini aktardı.
Diril, bu ilişkileri eğitim, laiklik ve siyaset tartışmaları bağlamında değerlendirerek mevcut düzeni eleştirdi.
“Kurtuluş örgütlenmek ve mücadeleden geçiyor”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin karanlığa sürüklendiğini savunan Diril, çözümün ilkesiz siyaset yerine örgütlenme ve mücadeleden geçtiğini ifade etti.
Diril, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Tarikatın olduğu yerde holding, paranın olduğu yerde çürümüş düzen ve bu düzenin temsilcileri var. Tek kurtuluşumuz bu düzenin karşısına ilkelerimiz ile dikilmektir.”

