DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İzmir’de 12’nci sınıf öğrencisi olan 16 yaşındaki bir çocuğun sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınması ve “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklanmasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi.
Akın, saç örme videosu, fotoğraf ve müzik paylaşımı nedeniyle çocuk ceza infaz kurumuna gönderilen öğrencinin durumunun kamuoyunda ciddi tepki ve soru işaretlerine yol açtığını belirtti.
“Çocuğun üstün yararı gözetilmedi”
Soru önergesinde Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye atıfta bulunan Akın, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasının ancak son çare olarak ve en kısa süreyle uygulanması gerektiğini hatırlattı.
Bir öğrencinin sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklanmasının çocuk adalet sisteminin temel amaçlarıyla bağdaşmadığını ifade eden Akın, bu kararın eğitim hayatı üzerinde telafisi güç sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Üniversite sınavı vurgusu
Akın, söz konusu öğrencinin aynı zamanda üniversite sınavına hazırlanan bir genç olduğuna dikkat çekerek, verilen tutuklama kararının yalnızca bugünü değil, çocuğun geleceğini de doğrudan etkilediğini kaydetti. Kararın bu yönüyle de kamu vicdanını yaraladığını ifade etti.
Bakanlığa yöneltilen sorular
DEM Partili Akın, Adalet Bakanlığı’na yönelttiği soru önergesinde şu başlıklara açıklık getirilmesini istedi:
Tutuklamaya dayanak gösterilen somut delillerin neler olduğu
Paylaşımların hangi yönleriyle suç unsuru sayıldığı ve ifade özgürlüğü ile sanat-kültür bağlamının dikkate alınıp alınmadığı
Tutuklamanın “son çare” olması ilkesine rağmen neden adli kontrol gibi alternatif tedbirlerin uygulanmadığı
Çocuğun üstün yararı ilkesine ilişkin bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı
Tutuklama kararının eğitim hakkı üzerindeki etkilerinin değerlendirilip değerlendirilmediği
Son beş yılda çocukların sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek kaç kez gözaltı ve tutuklama uygulandığı
Çocukların ifade özgürlüğünü korumaya yönelik özel bir yargısal denetim mekanizmasının bulunup bulunmadığı
“Korku ve oto-sansür riski”
Akın, çocuklara yönelik bu tür yargılamaların toplumda caydırıcılık adı altında korku ve oto-sansür yaratma riski taşıdığına dikkat çekerek, bu durumun önüne geçilmesi için Bakanlık tarafından herhangi bir çalışma yürütülüp yürütülmediğini de sordu.

