DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Yamanlar Dağı çevresinde orman alanlarının Cumhurbaşkanı kararıyla orman sınırları dışına çıkarılması ve ardından yapılaşmaya açılması sürecine sert tepki gösterdi. Akın, “Yamanlar’ın hikâyesi, doğal yaşam alanlarının parça parça imara açılmasının hikâyesidir. İzmir’in geleceği için bu sürecin şeffaf biçimde yeniden değerlendirilmesi şarttır” dedi.
İzmir’de 2024 yılının Ağustos ayında Yamanlar Dağı’nda çıkan ve yaklaşık 1.600 hektarlık alanın zarar gördüğü orman yangınının ardından “imara açıldığı” iddiaları kent gündeminde tartışılmaya devam ediyor.
65 kişinin hayatını kaybettiği felaket hatırlatıldı
Egedesonsöz’den Berivan Kaya’nın haberine göre; Akın, Yamanlar’dan başlayan ve yaklaşık 1.750 hektarlık su toplama havzasına sahip Laka Deresi’nin 1995 yılında 65 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketinin yaşandığı alan olduğunu hatırlattı. Felaket sonrası 1.326 hektarlık hazine arazisinin 2006 yılında Bornova Erozyon Kontrolü ve Sel Dereleri Islah Projesi kapsamında Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edilerek orman rejimine dahil edildiğini anımsattı.
Yargı kararları fiilen uygulanmadı
2006’da orman rejimine dahil edilen alanın ilerleyen yıllarda parça parça yapılaşmaya açıldığını söyleyen Akın, 2010’da 74 hektarlık kısmın şehir hastanesi için Sağlık Bakanlığı’na tahsis edildiğini, 2020’de ise 375 hektarlık bölümün Cumhurbaşkanı kararıyla orman alanı dışına çıkarılarak TOKİ’ye devredildiğini ifade etti.
Danıştay’ın yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarına rağmen inşaatların durmadığını belirten Akın, “Yargı kararları fiilen uygulanmadı. Önce inşaat yapıldı, ardından hukuki zemin oluşturuldu. Bu hukuk devleti ilkesine aykırıdır” dedi.
Sel tehdidi açık hale geldi
2024 Ağustos’unda çıkan yangında zarar gören 95 hektarlık alanın da son Cumhurbaşkanı kararıyla orman alanı dışına çıkarılan bölge içinde kaldığını belirten Akın, “Yanan yerler yapılaşmaya açılmadı iddiası gerçeği yansıtmıyor. Haritalar kesişimi açıkça gösteriyor” dedi.
Havza planlaması yapılmadan gerçekleştirilen yapılaşmanın taşkın riskini artıracağını vurgulayan Akın, yüzey geçirimsizliğinin artmasıyla yüzey akışının katlanacağını, betonlaşmanın yüzey akışını 3 ila 5 kat artırabileceğini söyledi. Akın, “Depremden kaçan yurttaşları başka bir felaket riskiyle karşı karşıya bırakmak kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Parça parça imara açılmanın hikâyesi
TOKİ konutlarının kuzey ve batısında kalan geniş ormanlık alanların da yapılaşma baskısı altında olduğunu ileri süren Akın, sorunun yalnızca son kararla orman dışına çıkarılan bölgeyle sınırlı olmadığını belirtti.
“Bu süreç bütün havzayı ve İzmir’in kuzeyini ilgilendiriyor. Kent hukuku askıya alındığında doğa da askıya alınır” diyen Akın, Yamanlar’ın doğal yaşam alanlarının parça parça imara açılmasının simgesi haline geldiğini söyledi.


