İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası (İSG-SEN), kamu kurumlarında gerçekleştirilen İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) hizmet alımı ihalelerine ilişkin dikkat çeken bir çıkış yaptı. Sendika, kamu ihalelerinde yalnızca en düşük fiyatın esas alınmasının iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve diğer sağlık personelinin ücretlerini olumsuz etkilediğini savunarak Kamu İhale Kurumu’na (KİK) resmi başvuru yaptığını açıkladı.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, kamu kurumları, hastaneler, üniversiteler ve belediyeler tarafından açılan İSG hizmet alımı ihalelerinin, Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) arasında “fiyat kırma yarışına” dönüştüğü öne sürüldü. Açıklamada, bu durumun hem çalışanların ücretlerini baskıladığı hem de hizmet kalitesini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
“İSG hizmeti sıradan bir alım kalemi değildir”
İSG-SEN açıklamasında, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin doğrudan insan hayatı ve çalışanların güvenliğiyle ilgili olduğuna dikkat çekilerek, bu hizmetlerin yalnızca fiyat odaklı değerlendirilmemesi gerektiği savunuldu.
Sendika, kamu ihalelerinde yaşanan yoğun fiyat rekabetinin maliyetinin sahada görev yapan iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve diğer sağlık personeline yansıtıldığını iddia etti. Açıklamada, bazı çalışanların düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve sosyal hak kayıplarıyla karşı karşıya kaldığı öne sürüldü.
KİK’e 4 maddelik talep
İSG-SEN, Kamu İhale Kurumu’na yaptığı başvuruda dört temel talepte bulundu.
Buna göre sendika;
İSG hizmet alımı ihalelerinde “Aşırı Düşük Teklif Sınır Değeri” uygulamasının zorunlu hale getirilmesini,
İSG profesyonelleri için taban ücretlerin şartnamelerde açık şekilde belirtilmesini,
İhalelerde fiyat dışı unsurların ve teknik yeterliliğin en az yüzde 50 oranında değerlendirmeye alınmasını,
OSGB bünyesinde çalışan İSG profesyonellerinin ücretlerinin düzenli olarak denetlenmesini talep etti.
“Ücretler Denetlenmeli”
Açıklamada, kamu kurumlarının hizmet aldığı OSGB’lerde çalışan iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve diğer sağlık personelinin ücretlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiği belirtildi.
Sendika, ücretlerin ödenmediğinin tespit edilmesi halinde ilgili tutarların hizmet bedellerinden kesilerek doğrudan çalışanların hesaplarına aktarılmasını önerdi.
“Mücadeleyi kamuda da başlatıyoruz”
İSG-SEN açıklamasında, Rekabet Kurulu’nun bankacılık sektöründe ücret baskılama ve çalışan ayartmama anlaşmalarına yönelik verdiği para cezalarına da atıfta bulunuldu.
Sendika, benzer şekilde İSG sektöründe yaşandığını öne sürdüğü ücret baskılarına karşı mücadele edeceğini belirterek tüm İSG profesyonellerini sendika çatısı altında birleşmeye çağırdı.
Açıklama, “Emeğimiz satılık değildir, hayatımız ihale konusu değildir” ifadeleriyle son buldu.


