Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İzmir Barometresi açıklandı: Kent aidiyeti güçlü, ekonomik kaygılar derin

Bayetav’ın yayımladığı İzmir Barometresi’nin 6. sayısı, İzmirlilerin kent aidiyetinin yüksek kaldığını ancak ekonomik baskılar ve gelecek kaygısının toplumsal ruh hâlini belirgin biçimde etkilediğini ortaya koydu.

Bayetav’ın yayımladığı İzmir Barometresi’nin 6. sayısı, İzmirlilerin kent aidiyetinin yüksek

Bayetav tarafından hazırlanan İzmir Barometresi’nin 6. sayısı kamuoyuyla paylaşıldı. Kış dönemi araştırması, İzmir’de kent aidiyetinin güçlü kaldığını ancak ekonomik baskıların ve gelecek kaygısının toplumsal ruh hâlini belirgin biçimde etkilediğini ortaya koyuyor.

Bu dönem çalışma iki ayrı rapor hâlinde yayımlandı ve genel barometreye “Çözüm Süreci Özel Sayısı” eşlik etti. Bayetav Akademik Çalışmalar Koordinatörü Dr. Serkan Turgut, iki yayının birlikte okunmasının hem İzmir’in gündelik sosyolojisini hem de Türkiye’nin karmaşık meselelerine ilişkin toplumsal zemini birlikte görmeyi mümkün kılacağını vurguladı.

İzmir’de yaşam memnuniyetinde gençler alarm veriyor

Araştırmaya göre İzmirlilerin yüzde 65’i kentte yaşamaktan memnun olduğunu belirtiyor. Ancak kuşaklar arasında belirgin bir ayrışma dikkat çekiyor. Memnuniyet oranı 60 yaş ve üzeri grupta yüzde 78’e yükselirken, 30-39 yaş grubunda yüzde 49’a kadar geriliyor.

Bulgular, genç kuşaklarda ekonomik güvencesizlik, barınma maliyetleri ve gelecek kaygısının kentle kurulan ilişkiyi dönüştürdüğünü gösteriyor. Siyasal kimlik de algıyı etkiliyor; CHP seçmenlerinde kent memnuniyeti yüzde 79 iken Cumhur İttifakı seçmenlerinde bu oran yüzde 48’e düşüyor.

Kent aidiyeti yaşam memnuniyetinden bağımsız

Barometrenin dikkat çeken sonuçlarından biri kent aidiyetine ilişkin veriler oldu. TÜİK’in 2025 verilerine göre İzmir nüfusunun yüzde 56,5’i göçle gelenlerden oluşmasına rağmen kentte yaşayanların yüzde 87’si kendini İzmirli hissediyor.

Araştırma, kentten memnun olmayanların bile büyük ölçüde kendini İzmirli olarak tanımladığını göstererek aidiyet duygusunun yaşam memnuniyetinden görece bağımsız üretildiğine işaret ediyor.

Dindarlık var, siyasal karşılığı zayıf

Çalışmaya göre İzmirlilerin yüzde 55’i kendini dindar olarak tanımlıyor. Buna karşılık bu kimliği birincil kimlik olarak benimseyenlerin oranı yüzde 13’te kalıyor. Bulgular, dindarlığın İzmir’de daha çok bireysel düzlemde yaşandığını ve siyasal alana taşındığında mesafeyle karşılandığını gösteriyor.

Ekonomik karamsarlık kalıcı hâle geliyor

Barometre, kentte toplumsal ruh hâlinin belirgin biçimde karamsar olduğunu ortaya koyuyor. İzmirlilerin yüzde 57’si önümüzdeki beş yılda ekonomik koşulların kötüleşeceğini düşünüyor. Bu oran son 1,5 yılda yüzde 57-65 bandında seyrederek yerleşik bir kötümserliğe işaret ediyor.

Gelir verileri de tabloyu destekliyor. İzmirlilerin yüzde 42’si kazandığı gelirle geçinemediğini, yalnızca yüzde 15’i rahat geçinebildiğini belirtiyor. Geçim sıkıntısı hane davranışlarına da yansıyor; gıda, sosyalleşme, kültür, faturalar, sağlık ve eğitim harcamalarında yaygın kısıntılar görülüyor.

İzmirlilerin sofrasında endişe büyüyor

Araştırmanın çarpıcı bulgularından biri gıda güvencesizliği oldu. İzmirlilerin yüzde 61,2’si son bir yıl içinde yiyeceğinin biteceği kaygısını yaşadığını, yüzde 53,1’i ise bu durumu fiilen deneyimlediğini belirtti. Satın aldığı gıdayı sağlıklı ve güvenilir bulanların oranı yalnızca yüzde 34’te kaldı.

Bulgular, gıda güvencesizliğinin geçici bir dalgalanma değil, giderek yapısallaşan bir sorun hâline geldiğini ortaya koyuyor.

Yerel siyasette güçlü figür eksikliği

Bu sayıda ilk kez sorulan “İzmir’de en beğendiğiniz belediye başkanı kimdir?” sorusu dikkat çekici sonuçlar verdi. Katılımcıların yüzde 41,2’si hiçbir belediye başkanını beğenmediğini ifade etti. Geri kalan yanıtlar arasında hiçbir ismin çift haneli oranlara ulaşamaması, kent genelinde bütünleştirici bir lider figürünün zayıf kaldığını gösterdi.

Siyasete güvensizlik derinleşiyor

Barometre, siyasete yönelik güven erozyonunun sürdüğünü ortaya koyuyor. Kararsız seçmen oranı Mayıs 2023’te yüzde 12 iken Ocak 2026’da yüzde 19’a yükseldi. Bulgular, güvensizliğin yalnızca belirli partilere değil siyasetin bütününe yöneldiğini ve siyasi tartışmalardan uzaklaşma eğiliminin özellikle orta yaş ve üzeri gruplarda arttığını gösteriyor.