DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası İzmir 1, 2, 3 ve 9 No’lu Şube Başkanları, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) ile yürütülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde ilerleme kaydedilememesi üzerine Kültürpark 1 Nolu Hol önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. 23 bin işçiyi kapsayan grev, 6. gününde işçi cephesinde sabrın zorlandığı bir noktaya geldi.
İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ercan Gül, yaptığı konuşmada bayram öncesi çözüm çağrısını yineleyerek, “Sonuç olmadığı takdirde önümüzde bayram var. Bayramın zehir olmasını istemiyoruz,” dedi.
“58 kişi iddiasına sert tepki: “Eşim grevde, Yarın o da ekmeğinden olabilir”
Gül, son günlerde hakkında ortaya atılan “belediyede 58 akrabası çalışıyor” yönündeki iddialara da sert yanıt verdi. Eşinin belediyede çalıştığını kabul eden Gül, “Bu haberlerin amacı belli. Yıpratma politikalarıyla mücadelemizi bozamayacaksınız. Ailemden 58 kişi belediyede çalışmıyor, bu yalan. Eşim zaten grevde sizinle birlikteydi. Gerekirse işini kaybetsin. Bu mücadele şahsi değil, emek mücadelesidir,” diyerek bireysel saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını ifade etti.
Gül açıklamasında, “Bizim söylemimiz belediye bürokratlarına. Günler ilerledikçe taraflar geriliyor, söylemler ağırlaşıyor” diyen Gül şöyle devam etti: “Canlar acımış ki gecenin saat 02.00’sinde ailemize dil uzatır hale gelmişler. Ailemden 58 kişinin belediyede çalıştığı haberi yapılıyor. Ben iki sene önce bu yola çıkarken de eşim belediyede çalışıyordu. Yarınlarda eşim aç kalır korkusuyla bu yola çıkmadım. Gerekirse eşim işinden olsun. Bu kadar ahlaksızlaşmanın anlamı yok. Bu haberi ancak biri sana söylerse haber alırsın. Yapılmak istenileni biliyoruz. Bireyselleştirmemek için elimizden geleni yapıyoruz. Bizler ekmek kavgasındayız. Eşim grevin ilk gününden beri aranızda. Yarın o da ekmeğinden olacaksa aranızda olmak zorunda. Bireyselliğe dökmek isteyen kim varsa istediğini yazabilir” ifadelerini kullandı.
“Bayram zehir olmasın istiyoruz”
TİS’in bayramdan önce bitmesi gerektiğini ifade eden Gül, “Her iki tarafı da söylemleri gerildi. Araya birinin girmesinin gerektiğini söyledik. Daire başkanları dün bir görüşme yaptı. Bugün için bir masanın kurulması üzerine. Hem işçiler hem belediye hem İzmirliler zarar görüyor. Daire başkanlarımız belediye bürokratları ile görüşmede. Artık sonuç istiyoruz. Sonuç olmadığı takdirde önümüzde bayram var. Bayramın zehir olmasını istemiyoruz. Umarım grev sonuçlanır, sağlıklı adımlarla gelirler. İlk günden beri arkadaşlarımızla dik duruyoruz” şeklinde konuştu.
Vatandaşa laf söylemeye hiçbirimizin hakkı yok
Gül, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamada kullandığı ‘zibidi’ ifadesine de açıklık getirdi. Gül, “Bir algı yapılıyor. Her konuşmamız farklı yere çekiliyor. Halk dışında hiç alakası olmayan birilerini çöp toplama konusunda ‘zibidi’ lafını kullandım. Orada bir kadın arkadaşımıza elinde sopa ile ‘kafanıza patlatırız’ dediler. Biz bunu vatandaşa söylemişiz gibi algı yaratıyorlar. Vatandaşa laf söylemeye hiçbirimizin hakkı yok. Sözümüz oraya bireysel çıkarı için gelip kadın arkadaşımızı darp etmeye çalışanlaraydı. Bizim telefonlarımızı bürokratlar vermiş sendikamızı arıyorlar” dedi.
“Konu TİS’ten farklı bir yere evrilmek isteniyor”
DİSK Genel İş 1 No’lu Şube Başkanı Engin Topal ise, “TİS’in başka bir yere evrilmeye başladığını üzülerek takip ediyoruz. Konu TİS’ten çıkarılmak isteniyor. Bu ne ahlaki ne kabul edilebilir. Bu konuyu ailemize kadar getirdiler. Benim eşime sorsanız belediyenin kapısından içeri girmemiştir. Onu da belediye işçisi yaptılar. Bizim derdimiz masada greve taşınan TİS’te. Sağduyu içinde bunun masada bitmesini beş ay önce söylemiştik. Oradan bir bordro, buradan bir tweet… Bunların grevi sonlandırmayacağının umarım farkına varmışlardır. Medyadan birbirimize haber göndermemize gerek yok taraflar burada. Gelin bayrama girmeden bu süreci bitirelim. Bunun tek şartı masada uzlaşmak. Çağrımızı yeniliyoruz. Masadan kaçan olmayacağız” diye konuştu.
“İşçiler olmazsa yaşam alt üst olur”
DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı da şunları söyledi: “Hakaretlere cevap vermiyoruz artık. Mesaisiz maaşlar arkadaşların telefonunda. Net maaş 36 bin lira. Gerçek budur. Her sözümüzün arkasındayız. Bir yere gitmedik, kaçmadık, diz çökmedik. Şu an daire başkanlarımız uzlaşı görüşmesinde. İzmir halkının gözü kulağı bu grevde. Sabaha kadar diyorsanız sabaha kadar. Gelin bu mağduriyeti hep beraber bitirelim. Söylediğimiz rakamlar gerçek ve sözümüzün arkasındayız. Cemil Başkan 65 bin lira net teklif etmişti. Günlük yevmiyede senden daha azını istiyoruz. İşçiler olmazsa yaşamın altüst olduğu bir noktadayız.”
“Bizim derdimiz ekmeğimizi büyütmek”
DİSK Genel İş 3 No’lu Şube Başkanı Serap Yılmaz bordro paylaşımına dikkat çektiği konuşmasında şunları söyledi: “İkramiyeli ve ikramiyesiz bordrolar vardı. Sayın Başkan bordro paylaştı ama paylaştığımız bordrolar dört farklı bordro idi. Bizim derdimiz ne siyaset ne başka bir şey. Bizim derdimiz ekmeğimizi büyütmek. İki gündür akıl tutulması yaşıyoruz. Burada kimsenin siyasi görüşünü kimse sorgulamak zorunda değil. Biz asgari ücret için emekliler için de yürüdük. Nerede haksızlık varsa biz emekçiler olarak oradayız. İZELMAN’ın 15. TİS’i. İlk kez TİS yapmıyoruz. Belediyeleri silkeleyin dediklerinde basın açıklamasını ilk yapan bu işçiler. Cemil Başkan gel bu masayı kuralım. Gerekirse 24 saat oturalım. Bu işi bitirelim. Bu gerginliği ortadan kaldırmak gerekiyor.”
İzmir halkına mücadele çağrısı
Gül’ün darp ile tehdit edilen kadın arkadaşımız diye mikrofon uzattığı Melisa isimli kadın ise şöyle konuştu: “19 Mart’tan bu yana bu sokaklar direnişle yanıyor. Eğer kurtuluş tek başına yoksa tüm İzmir halkını işçi sınıfının yanında mücadeleye davet ediyorum. Eğer patronlar eline eldiven giyip çöp toplamak zorunda kalıyorsa bu grev başarılıdır. Bir İzmirli olarak haklarını savunan işçilerin yanında olmak benim için onurdur. Ben işsizim ama belediye işçilerinin yanındayım. Verilen zamların hiçbiri onurlu yaşamı karşılayamaz.”




