Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İzmir’in geleceğine köprü: Tarihe emek veren sessiz kahraman

İzmir Büyükşehir Belediyesi restoratörlerinden Çılga Coşkun, kentin tarihi yapılarını koruyarak geçmişle gelecek arasında köprü kuruyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi restoratörlerinden Çılga Coşkun, kentin tarihi yapılarını koruyarak

İzmir’in kent belleğini oluşturan tarihi binalar, çeşmeler ve anıtlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından titizlikle korunuyor. Bu sürecin sahadaki emekçilerinden biri olan restoratör Çılga Coşkun, tarihi yapıları yalnızca taş ve harçtan ibaret görmeyip kentin hafızası olarak ele alıyor.

Çok katmanlı bir kentin hafızası

Antik dönemden Osmanlı’ya, Levanten kültüründen Cumhuriyet mirasına uzanan çok katmanlı yapısıyla İzmir, Türkiye’nin en güçlü tarihsel kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarihi Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Çılga Coşkun, bu mirası koruma mücadelesinin sahadaki isimleri arasında yer alıyor.

“Her yapının bir hikâyesi var”

Mimari restorasyon eğitimiyle başlayan meslek yolculuğunu saha deneyimiyle pekiştiren Coşkun, restorasyonun yalnızca teknik bir süreç olmadığını vurguluyor. Her yapıyı bir belge ve tanık olarak ele aldıklarını belirten Coşkun, “Restoratörlük, tarihi doğru okumayı gerektirir. Sahada karşılığı olmayan bilgi eksik kalır” diyor.

Taşa ve zamana saygılı yaklaşım

Mirali Çeşmesi, Uray Çeşmesi, Kahraman Asker Çeşmesi, Tarihi Asansör Binası, Nâzım Hikmet Heykeli ve Kültürpark Çinili Çeşme gibi birçok kültür varlığında görev aldığını belirten Coşkun, restorasyonda en temel ilkenin doğru ve ölçülü müdahale olduğunu ifade ediyor. “En küçük müdahalenin bile geri dönüşü olmayabilir. Bu nedenle hız değil, doğruluk esastır” sözleriyle sorumluluğun büyüklüğüne dikkat çekiyor.

Sahada yalnızca yapılar yok

Restorasyon sürecinin insan hikâyeleriyle iç içe geçtiğini dile getiren Coşkun, mahalle sakinleri ve esnafla kurulan temasların çalışmalara farklı bir boyut kattığını söylüyor. Yıllardır aynı çeşmenin başında biriken anıların, yapının ruhunu anlamada önemli bir kaynak olduğuna işaret ediyor.

Kurumsal vizyon sahaya yansıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesinin kültürel mirasa yaklaşımını değerlendiren Coşkun, bütüncül koruma anlayışının altını çiziyor. Kemeraltı, Kadifekale ve Agora gibi alanlarda yürütülen çalışmaların yalnızca tek yapı değil, çevresiyle birlikte ele alındığını belirtiyor.

Sessiz ama kalıcı bir motivasyon

Mesleğindeki en büyük motivasyonun, restore edilen bir kültür varlığının yeniden kent yaşamına katılması olduğunu söyleyen Coşkun, bu anın tüm yorgunluğu unutturduğunu dile getiriyor.

Vandalizme karşı eğitim ve yaptırım çağrısı

Kentlerin en önemli sorunlarından birinin vandalizm olduğunu vurgulayan Coşkun, çözümün eğitimle mümkün olduğunu ifade ediyor. Kültürel miras bilincinin eğitim sistemine entegre edilmesi, projelerin şeffaf biçimde paylaşılması ve vandalizme karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanmasının şart olduğunu belirtiyor.

İzmir’in tarihi dokusu, bu sessiz ama uzman emeğiyle korunuyor. Çünkü tarihe dokunan her el, kentin geleceğine bırakılan kalıcı bir iz anlamına geliyor.