Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kadın cinayetine teşebbüste tepki çeken tahliye kararı

İzmir’de eşi Irmak Tuğ’u öldürmeye teşebbüsten yargılanan Adem Tuğ, deliller ve tanık beyanlarına rağmen 3 yıl hapis cezası alarak tahliye edildi. Mahkeme, kararda istinaf yolunu açık bıraktı. Tahliye sonrası Avukat Nevraz Sığın, “Irmak’ın başına bir şey gelirse kim hesap verecek?” diye sordu.

İzmir’de eşi Irmak Tuğ’u öldürmeye teşebbüsten yargılanan Adem Tuğ, deliller

Boşanma aşamasında olduğu Irmak Tuğ’u Eylül 2024’te katletme girişiminde bulunduğu gerekçesiyle yargılanan Adem Tuğ’un davasının karar duruşması Bayraklı Adliyesi 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya taraf avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, Irmak Tuğ’un akrabaları ve tutuklu fail Adem Tuğ katıldı.

Duruşmayı Kadın Cinayetlerini Durduracağı Platformu aktivistleri ve çok sayıda kadın da takip etti.

Duruşma kimlik tespiti ile başladı. İlk olarak failin akrabası dinlendi. Tanık, sorulan soru üzerine Irmak Tuğ’un kendisini şiddete maruz kaldığına dair aramadığını öne sürdü.

Irmak Tuğ’un avukatları failin katletmek amacıyla Irmak Tuğ’u apartman içinde merdivenden sürüklediğini ve apartmanın dışına kaçmaya çalıştığı esnada katletmekle tehdit ederek sert cisimle darp etmeye çalıştığını ifade etti.

Savcı ise mütalaasında Irmak Tuğ’un birçok yerinden kesici aletle yara aldığını ancak bunların yüzeysel kesiler olduğunu, failin öldürmeyi değil yaralamayı amaçladığını belirterek “kasten yaralama” suçundan cezalandırılmasını istedi.

Irmak Tuğ ise mütalaaya katılmadığını belirterek fail Adem Tuğ’un kendisini ve çocuklarını kasten katletmeye çalıştığını, fail erkeğin tahliye olduktan sonra kendisini katledeceğini beyan ettiğini belirtti.

‘Mütalaa faillere cesaret veren nitelikte’

Irmak’ın avukatları ise tanığın, fail erkeği koruma amaçlı ifade verdiğini, fail Adem Tuğ’un Irmak Tuğ ve çocuklarını katletme girişimi öncesi yemeğe götürmesi ve olumlu imaj yaratacak fotoğraflar çekerek kendini aklayacak deliller oluşturmayı amaçladığını belirterek, failin katletmeyi tasarladığını dile getirdi.

Mütalaanın sistematik kadın katliamlarını beslediğini ve faillere cesaret veren nitelikte olduğunu ifade eden avukatlar Irmak Tuğ’un katletme girişimi esnasında kendini savunabildiği için hayatta kaldığını ve yara izlerinin bu sayede derin olmadığını dile getirdi. Katletme girişiminin komşunun araya girmesiyle ve Irmak Tuğ’un polisi çağırmasıyla durduğunu ifade eden avukatlar daha yoğun hayati tehlike olmamasının “kasten öldürme” amacı güdülmediği sonucuna çıkmayacağını, fail erkeğin indirimsiz üst hadden “eşi kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan ceza verilmesini talep etti.

Fail Adem Tuğ’un avukatı ise Irmak Tuğ’daki mevcut yaraların ise merdivenden yuvarlanırken gerçekleştiğini iddia etti. Sert cisimle yaralamanın da asılsız olduğunu öne süren fail avukatları, sert cismin delil olarak gösterilmediğini kanıt olarak öne sürdü. Fail avukatları Adem Tuğ’un serbest bırakılmasını istedi.

Fail Adem Tuğ ise suçlamaları kabul etmeyerek tahliyesini talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti fail erkeğe “kasten yaralama” suçundan 3 yıl hapis cezası verdi. Fail Adem Tuğ erkeğin cezaevinde bulunduğu süre ve suçun 5 yılın altında olması nedeniyle tahliyesine karar verdi. Kararda istinaf yolu açık bırakıldı.

‘Davanın peşini bırakmayacağız’

Duruşmanın ardından kadınlar adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada ilk konuşan KCDP aktivisti Tülin Osmanoğulları oldu. 2025 yılının aile yılı ilan edildiğini hatırlatan Tülin Osmanoğulları, “O kutsal ailede içinde 17 yıldır evli olan Irmak her türlü şiddeti görüyor. Şiddetin boyutu değişiyor ve öldürülmeye çalışılıyor. Ama burada sanığın sırtı sıvazlandı, çık yarım kalan işini yap dediler, Irmak’a da ne olacak hayatta kalmışsın şükret dediler. Irmak’ın tek suçu hayatta kalmak, kendini sanığa karşı korumak. Bu tam bir hukuk garabeti kadına yönelik şiddetin teşvikidir. Kadına yönelik cinayet bu faillere verilen cesaretten artıyor. 2025 yılı aile yılı ilan edildi ama her gün 3 kadın, 5 kadın öldürülüyor. Öfkeliyiz ancak bu davadan adalet sağlanana kadar peşini bırakmayacağız” dedi.

‘Karar sonrası Irmak Tuğ tehlike altında’

Ardından söz alan avukat Zeliha Nevraz Sığın ise mahkemenin ne hukuka ne de vicdana uygun bir karar almadığını ifade ederek, “Sanığa kasten öldürmeye teşebbüsten aldın ama sorun değil, biz senin kastını anladık sen öldürmeye gitmemişsin yaralamaya gitmişsin dedi. Irmak 1 seneden fazladır sanığın ailesi tarafından sürekli tehdit edildi. Biz duruşma salonundan çıkarken aile üyeleri hala tehdit ediyordu, aramızdan polis aldı Irmak’ı korumak için. Koruma kararı bile yok. Bir ömür boyu Irmak’ı kim koruyacak. Irmak’ın başına bir şey gelirse kim hesap verecek? Umarım istinafta durum çözülür” şeklinde konuştu.

Avukatlardan Hatice Aslan ise Irmak Tuğ’un kesici alete karşı direnirken bileklerinde kalıcı kesi izlerinin bulunduğunu hatırlatarak “Buna rağmen mütalaada en büyük kesi üç santimdi denerek kast görmezden gelindi. Bu sanığın çıkıp öldürmeye cüret etmemesi için hiçbir neden yok” diye konuştu.