Karşıyaka Belediyesi çalışanı memurlar, ödenmeyen alacakları ve askıya alınan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecine tepki göstermek için eylemlerine devam ediyor. Belediye binası önünde bir araya gelen memurlar, haklarının verilmesini talep etti
Masa başında haklarımızı yok ediyorlar!
Belen, TİS’in askıya alınmasından dolayı yaşanan sorunları belirterek, “Burada eylemlerimiz sürerken geçen hafta bir arkadaşımız ailesinden birini kaybetti. Bugün bir arkadaşımız annesini kaybetti. Bizler belki bu saatte arkadaşımızın yanında cenaze töreninde olmamız gerekirken burada bu mücadeleyi vermeye devam ediyoruz. İmza atmadıkları sözleşmeyi askıya aldılar ya; burada yakınlarını kaybeden arkadaşlarımızı düşünüyorum, aldıkları ölüm yardımını da kestiler. Zaten çok matah ücretler değil ancak bu tip durumlarda adettendir, görgüdendir; bir dayanışma esastır. Bizlerin haklarını bıraktık, bu kurumun personellerinin yakınları yaşamını yitirdi, her birini uğurlarken cenazelerinde burada direnen insanlar vardı. Bu kurumun yöneticileri böylesi bir dayanışmadan bile yoksunlar. Personelinin cenazesine gitmeyen insanlar, doğal olarak masa başında hakkımızı yok etmekten geri durmayacaklar. Onların hayattaki çıkarları başka bir şeyi işaret ediyor, bizim hayattaki çıkarlarımız başka bir şeyi işaret ediyor” dedi.
Tutanak ve sürgünlerden korkmuyoruz!
Eylemlerin sönümlendirilmesi için yapılacak olası ‘tutanak’ hamlelerine değinen Belen, “Geçen eylemlerde herkes tutanak tutacak dediler müdürlere, müdürler tutanak tutmayacağız diye geri durdular. Tutamadılar. Şimdi o kadar kalabalık ve güçlüyüz ki henüz böyle bir şey demediler. Derlerse de buyursunlar desinler, başımız gözümüz üstünde. Bu saatten sonra da her birinden 30 bin TL çaldığınız memurlar tutanak ve sürgünlerinizden korkacak değil. Sizler bizim cebimize kadar elinizi uzattıysanız bizler de onların hatırına sürgüne de gideriz, tutanağı da yeriz. Vız gelir tırıs gider” diye konuştu.
Hak yemekten vazgeçmeyenlere karşı mücadeleden vazgeçmiyoruz!
Belen, son olarak şunları söyledi:
Eskiden yaptığımız eylemlerde günleri sayardık artık ondan da vazgeçtik. Bu kurumları yönetenler her başı sıkıştığında emekçinin haklarına göz dikmekten vazgeçmediği sürece bizlerin mücadelesinin de devam edeceğini biliyoruz. Onlar hak yemekten vazgeçmediler, biz de mücadele etmekten vazgeçmiyoruz ve günleri saymıyoruz.


