Kültürpark Platformu, İzmir’in merkezinde yer alan ve kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen alanla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, arazinin geçmişte Ermeni Hastanesi, Otobüs Terminali ve ESHOT Garajı olarak kullanıldığı, uzun yıllar kamusal alan niteliğini koruduğu vurgulandı.
Tarihi Agora manzarasına eşlik eden ve Kültürpark ile Kemeraltı Çarşısı’nı çevreleyen konumuyla kentin merkezinde yer alan alanın, ulaşım ve altyapı sorunlarının yoğun olduğu bir bölgede bulunduğu ifade edildi. Platform, devam eden davada bilirkişi raporunda arazinin tapusunun belediyeye ait olması gerektiğinin belirtildiğini hatırlattı.
“Arazi pazarlık konusu edildi”
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin, Başkan Cemil Tugay’a verdiği yetkiyle TMSF ile protokol imzalandığını hatırlatan platform, bu protokol kapsamında arazinin yüzde 70’inin TMSF’ye devredileceğini, yüzde 30’luk kısmına ise kültürel alan yapılmasının planlandığını kaydetti.
Açıklamada, söz konusu protokol ile 21 dönüm alanda 84 metre yüksekliğinde yapılaşma hakkı tanındığı belirtilerek bunun kamusal alanın sermayeye devri anlamına geldiği savunuldu.
“Kentin ortasına gökdelen istemiyoruz”
Platform, Basmane Arazisi’nin bir “parsel” olarak değil kamusal alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kamusal alanların kapalı kapılar ardında, borçlara karşılık sermayeye devredilmesi kent suçudur” ifadelerini kullandı.
84 metrelik yapı izninin emsal teşkil ederek bölgenin gökdelen, rezidans ve AVM projeleriyle betonlaşmasının önünü açacağı savunulan açıklamada, yoğun yapılaşmanın altyapı, ulaşım, hava kalitesi ve tarihi siluet üzerinde ağır sonuçlar doğuracağı uyarısı yapıldı.
“Bu protokol kent kültürüne topyekûn saldırıdır”
Açıklamada, protokolün yalnızca Basmane Arazisi’ni değil, bölgenin kültürel, tarihsel ve sosyal dokusunu da tehdit ettiği ifade edilerek, kadınlar, çocuklar, engelliler ve tüm toplumsal kesimler için yaşanabilir kent talebinin altı çizildi.
Şeffaflık ve geri adım çağrısı
Kültürpark Platformu, belediyenin kamuoyunu tatmin edici şekilde bilgilendirmesinin tarihi bir sorumluluk olduğunu belirterek protokolden geri dönülmesi çağrısında bulundu.
Platform açıklamasında şu başlıkları öne çıkardı:
Hukuki durum: Belediye lehine güçlü hukuki zemin oluşmuşken kamusal haktan feragat edilmesinin kent suçu olduğu vurgulandı.
Kent suçu: Ticari odaklı düzenlemelerin altyapı, ulaşım ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyeceği savunuldu.
Kamusal bütünlük: Alanın Kültürpark ve Kemeraltı ile mekânsal bütünlüğünün korunması ve tam kamu mülkiyetine geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Şeffaflık ilkesi: Niyet protokolünün içeriğinin kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.

