Kendi kendine sansür uygulamaktan rahatsızlık duyduğu için sahnede komik bulduğu konuları yeniden anlatmaya karar verdiğini belirten Deniz Göktaş, cezaevine girmenin korkunç bir deneyim olduğunu ancak savunduğu ilkeler uğruna bu zorluklara dayanabileceğini göstermek istediğini anlattı.
Mesleğinde tanındıkça kaybedecek daha fazla şeyi olduğunu düşündüğünü söyleyen Göktaş, bu kaygının zamanla otosansüre dönüştüğünü ifade etti. Gösterilerine gelen öğrencilerin ve emeklilerin günlük yaşamda kendisinden daha cesur davrandığını düşündüğünü belirten komedyen, giderek çekingenleşmesinin kendisini ikiyüzlü hissettirdiğini dile getirdi.
“Cezaevinde bir saniye bile pişman olmadım”
Göktaş, tutukluluk sürecinde gösterisinden dolayı bir an bile pişmanlık duymadığını belirtti. Cezaevinde kendisini en az yalnız hissettiği dönemlerden birini yaşadığını ve bu deneyimin daha önce sahip olmadığı bir özgüven kazandırdığını söyledi.
Mizahın otoriter yönetimler karşısındaki etkisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Göktaş, komedinin tek başına siyasi değişim yaratabileceği düşüncesine mesafeli yaklaştı. Mizahın insanlara empati, motivasyon ve konuşma cesareti kazandırabileceğini belirterek sahnedeki şakalarıyla bazı konuların aslında olağan meseleler olduğunu göstermek istediğini anlattı.
“Bizde iptal kültürü de var, hapis de”
ABD’de komedyenlerin karşılaştığı siyasi baskılar ve “iptal kültürü” tartışmaları hakkında da konuşan Göktaş, Amerikalı komedyenleri kendisine kıyasla daha özgür gördüğünü söyledi.
ABD’deki komedyenlerin sosyal medyadaki tepkilerden ve iptal kültüründen yakınmalarına esprili bir yanıt veren Göktaş, “Övünmek istemem ama bizde iptal kültürü de var, hapis de” dedi.
Lenny Bruce’u örnek gösterdi
Göktaş, mahkemedeki savunmasında Amerikan stand-up tarihinin önemli isimlerinden Lenny Bruce’a atıfta bulundu. Bruce’un 1964’te sahne gösterisi nedeniyle yargılandığını ve yıllar sonra ölümünden sonra affedildiğini hatırlatan Göktaş, onun mizahında kendisine sadık kalma ve sınırları zorlama özgürlüğünü gördüğünü ifade etti.
Doug Stanhope ve George Carlin’in de kendisini etkileyen komedyenler arasında olduğunu belirten Göktaş; Sarah Silverman, Louis C.K., Mike Birbiglia ve Jerrod Carmichael gibi isimleri de takip ettiğini söyledi.
Cezaevinde yeni gösterisi için malzeme yazdı
Yaklaşık üç aylık tutukluluk döneminde yeni gösterisi için 20 dakikalık malzeme yazdığını açıklayan Göktaş, bu bölümleri gelecek yıl sahnede kullanmayı planladığını belirtti.
Bununla birlikte, cezaevinde tuttuğu günlüğe yazdığı ilk notlardan birinin, hakkında açılan davayı gösterilerinde çok fazla işlememek olduğunu söyledi. Yaşadıklarının kendisini nasıl değiştirdiğini değerlendirmek için henüz erken olduğunu belirten komedyen, cezaevinde yaşamın anlamı üzerine düşünme fırsatı bulduğunu anlattı.
Göktaş, uyumak ve çay içmek gibi basit deneyimlerin de insana tatmin sağlayabileceğini belirterek en olumsuz koşullarda bile özgürlük hissinin korunabileceğini vurguladı.

