Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Efes Antik Kenti girişinde yapımı süren Efes Karşılama Merkezi projesine ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımlayarak, çalışmaların bölgenin kültürel mirası açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes’in yalnızca açığa çıkarılmış yapılarla sınırlı olmadığını vurgulayan EGEÇEP, projenin uygulandığı alanın “tampon bölge” olarak tanımlansa da gerçekte 1. derece arkeolojik sit alanı olduğunu ifade etti.
Açıklamada, Artemis Tapınağı ile Efes’in Koressos Kapısı arasındaki kutsal yol üzerinde bulunan Antik Koressos Limanı bölgesine binlerce kamyon dolgu malzemesi döküldüğü ve bazı alanların betonla kaplandığı öne sürüldü.
“Doğal peyzaj ve ekosistem zarar gördü”
EGEÇEP, projeye karşı dernek ve yurttaşlar tarafından dava açıldığını hatırlatarak, 26 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesinde koruma önlemlerinin yetersiz olduğunun gözlemlendiğini savundu.
Açıklamada, doğal peyzajın bozulduğu, flora ve faunanın zarar gördüğü belirtilirken, 2013 yılında jeoradar ve jeofizik araştırmalarıyla varlığı tespit edilen taşınmaz kültür varlıklarının akıbetinin ise bilinmediği ifade edildi.
“Keşif sonrası inşaat yeniden hızlandı”
Platform, keşif ve bilirkişi incelemesi öncesinde yavaşlayan inşaat faaliyetlerinin incelemenin tamamlanmasının ardından yeniden hız kazandığını ileri sürdü.
Beton döküm çalışmalarının da yeniden başladığını belirten EGEÇEP, yürütmenin durdurulması talebine ilişkin kararın gecikmesi halinde bölgede geri dönüşü olmayan tahribatların yaşanabileceğini savundu.
“Yönetim planına aykırı uygulama yapıldı” iddiası
Açıklamada, 2014 yılında hazırlanan Efes Alan Yönetim Planı’nda ziyaretçi karşılama merkezi için arkeolojik buluntu bulunmadığı belirlenen farklı bir alanın öngörüldüğü belirtildi.
Buna karşın Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın mevcut projeyi yönetim planında belirtilen alan dışında, herhangi bir plan değişikliği yapmadan hayata geçirdiği ileri sürüldü. Ayrıca proje öncesinde Kültürel Miras Etki Değerlendirme Raporu (KMED) hazırlanmadığı iddia edildi.
“UNESCO’ya bildirim yapıldığına dair belge yok”
Türkiye’nin taraf olduğu UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması Sözleşmesi gereğince, dünya mirasını etkileyebilecek projeler hakkında UNESCO Dünya Miras Merkezi’nin önceden bilgilendirilmesi gerektiğini hatırlatan EGEÇEP, dava dosyasında bu yükümlülüğün yerine getirildiğini gösteren herhangi bir belgenin bulunmadığını öne sürdü.
“Bölgenin arkeolojik potansiyeli göz ardı edilemez”
Platform, Efes’in sınırlarının bugün dahi tam olarak belirlenemeyeceğini, jeoradar, jeofizik çalışmalar ve arkeolojik kazılar yapılmadan herhangi bir alanın arkeolojik açıdan değersiz olduğunun söylenemeyeceğini vurguladı.
Açıklamada, bugün İzmir Tarih ve Sanat Müzesi ile Efes Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Musalar Lahdi ve Nehir Tanrısı Kaystros heykeli gibi önemli eserlerin, Karşılama Merkezi inşaatının bulunduğu bölge ve yakın çevresinde yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldığı hatırlatıldı. Ayrıca Vedius Gimnazyumu çevresinin geçmiş kazılarda nekropol alanı olarak tanımlandığına dikkat çekildi.
EGEÇEP, bu nedenle projeye ilişkin jeofizik ve jeoradar (GPR) ölçüm sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması ya da bölgede yeniden ölçüm yapılarak sonuçların dava dosyasına sunulması gerektiğini belirtti.
Açıklamanın sonunda ise Efes Antik Kenti’nin, henüz gün yüzüne çıkmamış kültürel mirasıyla insanlığın ortak değeri olduğu vurgulanarak, bu mirasın korunmasının tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Mücadeleye destek çağrısı
Tüm EGEÇEP bileşenleri, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, ekoloji ve kültür mirası savunucuları ve yurttaşlar bu davaya müdahil olmaya, davanın takipçisi olmaya ve bu haklı mücadeleye destek vermeye çağrıldı.

