Karaburun Yarımadası’nın tek doğal sulak alanı olan İris Gölü’nün korunmasına yönelik çağrılar yeniden gündeme geldi. Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yaptıkları ortak açıklamada, İris Gölü’nün geçmişten bugüne maruz kaldığı müdahalelere dikkat çekerek, sulak alan tescil sürecinin acilen tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Yıllardır kurutma girişimleriyle gündemde
Açıklamada, İris Gölü’nün suyunun 1970’li yılların sonunda kanallar açılarak boşaltılmaya çalışıldığı, kadastral parselasyon yapılarak özel mülkiyete geçirildiği ve benzer girişimlerin aralıklı olarak tekrarlandığı hatırlatıldı. 2019 yılında yeniden gündeme gelen göl kurutma girişiminin, kamuoyunda ve basında geniş yankı bulması üzerine ilgili kurumların harekete geçtiği ifade edildi.
Kurumlar harekete geçti, süreç devam ediyor
2019 yılında T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Bölge Komisyonu’nun İris Gölü ile ilgili bir dizi karar aldığı, 2020 yılında ise İzmir Valiliği Mahalli Çevre Kurulu tarafından uzmanlardan oluşan bir komisyon kurulduğu anımsatıldı. Aynı süreçte kanalların kapatıldığı, ancak bu müdahalenin tek başına yeterli olmadığı vurgulandı.
Bilirkişi raporu: “İris kadim bir göl”
Açıklamada, Karaburun Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden dava kapsamında hazırlanan 24 Kasım 2025 tarihli bilirkişi raporuna dikkat çekildi. Raporda;
İris Gölü’nün kadim zamanlarda oluşmuş doğal bir göl olduğu,
Gölü kurutmaya yönelik müdahalelerin 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığı,
Yapılan çalışmaların gölün doğal formuna zarar verdiği ve bu zararın giderilmesinin uzun yıllar alacağı,
2019 yılında açılan kanalın kapatılmasının faydalı ancak yetersiz olduğu, ani yağışlarla suyun yeniden boşalabileceği ve acil rehabilitasyon gerektiği tespitlerine yer verildiği aktarıldı.
Kuşlar ve yaban hayatı için kritik önemde
İris Gölü’nün ve çevresinin, önemli kuş türleri için üreme, barınma ve konaklama alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Türkiye genelinde pek çok tatlı su gölünün kuruduğu bu dönemde İris gibi küçük göllerin korunmasının hayati öneme sahip olduğu vurgulandı. Kurak dönemlerde Karareis Barajı’ndan göle “can suyu” verilmesinin en uygun çözümlerden biri olduğu önerisi de ilgili kurumlarla paylaşıldı.
“İris için acil sulak alan tescil kararı”
Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi açıklamasında, İris Gölü için sulak alan tescil kararının yalnızca bugünü değil, geleceği de güvence altına alacağı ifade edilerek şu çağrı yapıldı:
“İris Gölü’nün yeniden canlanması; kurumlar arası iletişim, kararlılık ve uygulamayla mümkün olacaktır. Sulak alan tescil kararı, İris’e geçmişte insan eliyle yapılmış müdahalelerin bir daha yaşanmaması adına büyük önem taşımaktadır. Doğal alanların korunması, sağlıklı ve dengeli bir yaşamın temelidir.”
Süreç yakından izleniyor
2019’dan bu yana sahada gözlem, kayıt ve belgeleme çalışmalarını sürdüren sivil inisiyatifler, kapatılan kanallarda hâlâ su sızıntısı olduğunu, kaçak su kullanımı ve yoğun otlatma baskısının devam ettiğini belirterek, İris Gölü’nün korunması için somut adımların gecikmeden atılmasını talep etti.




