Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Nalbantoğlu’nun sözlerine CHP’li Çağrı Işıklıoğlu’ndan net çıkış: “Siyaset, koltukları koruma sanatı değildir”

CHP’nin butlan yönetiminin Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu’nun görevden alınan seçilmiş İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’e yönelik söylediği “Siyaset çoluk çocuk işi değil” sözlerine Seçilmiş İl Yönetimi üyesi Çağrı Işıklıoğlu’ndan, “Siyaset, koltukları koruma sanatı değildir” ifadesiyle net bir çıkış geldi.

CHP’nin butlan yönetiminin Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu'nun

CHP’de butlan yönetimi tarafından İzmir İl Başkanlığı görevine atanan Utku Gümrükçü, yeni il yönetimini oluşturdu. Butlan yönetiminin üst düzey isimleri de İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek Gümrükçü ve yönetimine başarı dileklerini iletti.

Ziyaret sırasında butlan yönetiminin Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu’nun, görevden alınan seçilmiş CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’e yönelik kullandığı ifadeler tartışma yarattı. Nalbantoğlu, “Gençleşmeyle çocuklaşmayı birbirine karıştırmamak lazım. Siyaset çoluk çocuk işi değil” dedi.

Söz konusu açıklamaya en net tepki seçilmiş CHP İzmir İl Yönetimi’nde yer alan Çağrı Işıklıoğlu’ndan geldi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Işıklıoğlu, gençlerin siyasetteki rolüne dikkat çekerek Nalbantoğlu’nu eleştirdi.

Işıklıoğlu açıklamasında; siyasi partilerin birkaç kişinin kariyerini koruma alanı olmadığını vurgulayarak, “Siyaset; koltukları koruma sanatı değil, bayrağı devretme erdemidir.” dedi.

Işıklıoğlu’nun açıklamasının tamamı şöyle:

“Çoluk çocuk…

Siyasette bazen tek bir ifade, bir zihniyeti ele verir.

Bir siyasi parti; birkaç ismin kariyerini korumak için değil, her yaştan insanın kendine yer bulabildiği, yeni kadroların yetişebildiği ve fikirlerin yarışabildiği ölçüde güçlüdür.

Gençleri küçümseyen anlayışlar, aslında geleceği küçümser. Oysa siyaset; koltukları koruma sanatı değil, bayrağı devretme erdemidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin ihtiyacı; isimler üzerinden yürüyen tartışmalar değil, gençlerin “Ben de bu partide var olabilirim.” diyebileceği bir siyasal iklimdir.

Çünkü bir partinin gerçek gücü, aynı insanların yıllarca aynı koltuklarda oturmasıyla değil; her kuşağın o mücadelede kendine yer bulabilmesiyle ölçülür.”