İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye katılması kent siyasetinde yankı uyandırdı.
2024 yerel seçimlerinde CHP’nin adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Tugay, Haziran 2026’da CHP’den istifa ederek görevini bağımsız sürdürmeye başlamıştı. Tugay, 7 Ekim 2026’da düzenlenen törenle AKP’ye katıldı.
Tugay’ın AKP’ye geçişiyle birlikte AKP, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı seçim yoluyla kazanamamasına karşın ilk kez bir transfer yoluyla yönetmeye başladı.
Bu gelişmenin ardından Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, Tugay’a yönelik sert bir açıklama yayımladı.
“CHP ile AKP anlayışı arasında fark yok”
TKP İzmir İl Örgütü, Tugay’ın CHP dönemindeki belediyecilik anlayışıyla AKP döneminde savunacağı anlayış arasında emekçiler ve İzmir halkı açısından fark bulunmadığını savundu.
Açıklamada, Tugay’ın belediyeyi “büyük bir holding” gibi gördüğü öne sürülerek belediye işçileriyle yaşanan ücret ve çalışma koşulları tartışmalarına dikkat çekildi.
TKP, açıklamasında 23 bin belediye işçisinin “eşit işe eşit ücret” talebiyle gerçekleştirdiği greve de değinerek Tugay’ın işçilerin taleplerine yaklaşımını eleştirdi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Cemil Tugay’ın CHP’deyken savunduğu belediyecilik anlayışıyla AKP’de savunacağı anlayış arasında emekçiler açısından, İzmir halkı açısından hiçbir fark yoktur.”
“Sermayenin ve müteahhitlerin çıkarları gözetildi”
TKP İzmir İl Örgütü, belediye kaynaklarının kullanımında sermaye ve müteahhitlerin çıkarlarının gözetildiğini ileri sürdü.
Tugay’ın AKP’ye geçişinin aylardır sürdürülen siyasi hesapların sonucunda gerçekleştiğini savunan TKP, açıklamasında şu ifadeye yer verdi:
“Şimdi Cemil Tugay AKP’ye geçiyor ve bu ilkesiz siyaset ikliminde, bu ilkesiz transferlere konu olmuş yüzlerce isimden yalnızca biri oluyor.”
TKP ayrıca, geçmiş seçimlerde AKP karşısındaki “en güçlü” adaya oy verme yaklaşımını da eleştirerek, seçmenlerin bu siyasi tablodaki sorumluluklarını sorgulaması gerektiğini savundu.
“Halkın seçme ve seçilme hakkı gasp edilmiştir”
Açıklamanın en sert bölümünde ise Tugay’ın seçildiği partiden ayrılarak başka bir partiye geçmesi üzerinden siyasi temsil tartışması yürütüldü.
TKP İzmir İl Örgütü, meselenin yalnızca Tugay’ın hangi partiye geçtiği olmadığını belirterek şöyle dedi:
“Mesele, bir partinin adayı olarak seçilen kişinin, kendisine verilen siyasi yetkiyi kendi siyasi hesabı doğrultusunda başka bir partiye taşıyabilmesinin normalleştirilmesidir.”
TKP, bu durumun halkın seçme ve seçilme hakkını zedelediğini savunarak Cemil Tugay’ı istifaya çağırdı.
“Cemil Tugay derhal istifa etmelidir”
TKP İzmir İl Örgütü açıklamasının devamında doğrudan Tugay’a yönelik şu çağrıyı yaptı:
“Halkın oyuyla seçildiği görevi siyasi pazarlıkların ve kişisel hesapların konusu haline getiren, halkın seçme ve seçilme hakkını gasp eden Cemil Tugay derhal istifa etmelidir.”
İzmir halkına çağrı
TKP açıklamasının son bölümünde ise İzmir halkına ortak mücadele çağrısı yapıldı.
Açıklamada, “Bizler bu Zübük siyasetini hak etmiyoruz” denilirken, siyasetin yalnızca oy vermeye indirgenmemesi gerektiği savunuldu.
TKP İzmir İl Örgütü açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Bu çirkin düzene karşı gelin, birlikte mücadele edelim. Ülkemiz için, güzel İzmir için, çocuklarımız için, sevdiklerimiz için insanca yaşanacak bir ülkeyi yeniden inşa edelim.”

