Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü ve Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ ile dayanışmayı büyütmek için imza günü düzenledi.
Konak Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleşen imza gününde Yanardağ’ın kitaplarını Yazar Sevim Kahraman Yanardağ ile gazeteciler Tuncay Mollaveisoğlu, Cengiz Erdinç, Ersin Eroğlu, Gökhan Kazbek, Şair Tuğrul Keskin ve Yazar Asaf Güven Aksel imzaladı.
Etkinlik, Ercan ve Gökhan Çağıran’ın ezgileriyle başladı.
Dinletinin ardından ilk konuşmayı gerçekleştiren soL TV Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Kazbek, “Merdan Yanardağ gerçek bir gazetecidir, gerçek bir yurtseverdir, devrimcidir, sosyalisttir; bunu söylemekten de çekinmez. Bunun için tutuklu Merdan Yanardağ, tıpkı geçmişte olduğu gibi. Ancak Merdan Yanardağ gerçekleri söylemekten vazgeçmedi, asla vazgeçmeyecek. Mesleğe yeni başlayan arkadaşlarımıza Merdan Yanardağ’ın söylediği: ‘Emin olduğunuz gerçek haberin arkasında durmaktan çekinmeyin. Siz haberinizin arkasında olun, ben de sizin arkanızdayım’dı. Biz de bugüne kadar da öyle gazetecilik yapmaya gayret ettik” ifadelerini kullandı.
‘Merdan Yanardağ gibileri sayesinde hâlâ umudumuz var’
Kazbek, sözü Yazar Asaf Güven Aksel’e verdi. Aksel, “Merdan’la zaman zaman çalıştığımız oldu zaman zaman hiç görüşemediğimiz oldu ancak bir yerlerde birileri var diye bilirsiniz ya… İşte Merdan oydu” ifadelerini kullandı.
Daha sonra söz alan Gazeteci Cengiz Erdinç, şöyle konuştu:
“Ben üniversite öğrencisiyken Merdan 12 Eylül’ün o karanlık dönemlerinde her gün Cumhuriyet Gazetesi’ne yol arkadaşları için ilanlar verirdi. 7 Şubat MİT Krizi, 10 Ekim Gar Katliamı… Pek çok olayda nasıl gazetecilik yaptığını yakından gördüm. Merdan her zaman cesareti, ürkmemeyi destekledi. O yüzden burada olmaktan mutluyum. Karanlıktan söz ediyoruz, evet, ama Merdan Yanardağ gibileri sayesinde hâlâ umudumuz var ve bu umut oldukça karanlığa teslim olmayacağımızı düşünüyorum.”
‘Yanardağ, bırakın casusluk yapmayı, başka ülkelerin Türkiye’deki yurtseverlere kurduğu kumpaslarda cezaevine girmiştir’
Gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu ise şöyle konuştu: “Merdan Yanardağ ile 25 yıl boyunca çok yakın çalışma ve dayanışma dönemlerimiz oldu. En son Tele1’i büyük zorluklarla var ettik, İzmir’de bir bölge temsilciliği açtık. Kendisine yapıştırılan bu casusluk iddiasının asıl amacı, Tele1’i susturmaktı. Tele1’i susturarak medyaya ve bütün gazetecilere bir gözdağı verdiler. Ama ben çok yakından tanıdığım için biliyorum: Merdan Yanardağ hapse girdi diye yazmayayım, konuşmayayım noktasına gelecek bir aydın değil.”
Mollaveisoğlu’nun ardından söz alan Ersin Eroğlu, dinleyicilere Merdan Yanardağ’ın selamını iletmesinin ardından şu ifadeleri kullandı:
“Casusluk soruşturmalarında adli olarak iki sorunun peşine düşülür: Hangi ülkeye? Hangi belgeleri? Ben iddianameyi okudum. 160 sayfalık bir iddianame; 120 sayfası Hüseyin Gün’ün emniyet ifadelerinin kopyala-yapıştır hâli, 30 sayfası casusluğun tanımı, 8-10 sayfası ise değerlendirme kısmı. Gayriciddi bir iddianameden bahsediyoruz. Bu soruların yanıtları iddianamede yazmıyor. Öte yandan ise, bu ülke üzerinde ikinci ve üçüncü ülkelerin kurduğu bütün kumpaslarda Merdan Yanardağ cezaevine girmiştir. Örneğin, 12 Eylül, Ergenekon… Merdan Yanardağ, bırakın casusluk yapmayı, başka ülkelerin Türkiye’deki yurtseverlere kurduğu kumpaslarda mağdur olup cezaevine giren bir isimdir.”
‘Merdan Yanardağ, Türkiye’dir; hiçbir alçaklık, Türkiye’ye casustur diyemez’
Şair Tuğrul Keskin de etkinlikte söz alanlardandı. Keskin, şöyle konuştu:
“Bu ülkenin yöneticileri, aydınlarına karşı her zaman saldırgan, zalim oldu. Çok güzel insanlarımızı, aydınlarımızı, yurtseverlerimizi bu alçak düzenin kurduğu kumpaslarda kaybettik. Ya idam ettiler ya kurşunladılar ya hapishanelerde öldürdüler yahut çok uzun yıllar hayatlarını kararttılar. Bizim ‘Merdan Yanardağ Türkiyedir, casus denilemez’ diyecek bir cumhurbaşkanımız olmasa da sizler gibi yürekli, güzel, aydınlık insanlarımızın bunu rahatlıkla söylemek üzere burada olduğunu biliyorum. Evet, buradan haykırabiliriz: Merdan Yanardağ, Türkiye’dir! Hiçbir iddianame, hiçbir alçaklık Türkiye’ye ‘Casustur’ diyemez!”
Merdan Yanardağ’dan mesaj: ‘Boyun eğmeyenlere selam olsun’
Keskin’in ardından sözü alan Yazar Sevim Kahraman Yanardağ, Merdan Yanardağ’ın Silivri’den gönderdiği mektubu okudu.
“Silivri’den İzmirli dostlarımızı, Ege’nin devrimcilerini, Cumhuriyetçilerini sosyalistlerini sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bu etkinliği örgütleyen, gerici zorbalığa karşı dayanışmayı yükselten, beni yalnız bırakmayan ve onurlandıran TKP’li yoldaşlarımıza çok teşekkür ediyorum; etkinliğe katkıda bulunan diğer kişi ve kuruluşlara sevgilerimi sunuyorum. Büyük yolların yürüyüşçüleriyle birlikte olduğum için mutluyum, güç veriyorsunuz. Bu, bizim gibi özgürlük, eşitlik, adalet ve aydınlanma mücadelesi veren ülkelerde erdemli her insanın başına gelebilecek bir olaydır. Sorun tutsak alınmak, cezaevine düşmek değil; boyun eğmemektir. Direniş, erdemli insanların özelliğidir. Boyun eğmeyenlere ve direnenlere selam olsun.”

“TKP Genel Sekreteri, sevgili dostum Kemal Okuyan Tele1’de bir programa katılmıştı. RTÜK, programa Okuyan’ın sözleri nedeniyle ceza kesti. Ceza, 1 ay içinde peşin tahsil ediliyor. Kemal, nasıl yapmışsa, ceza miktarını öğrenmiş. Parayı ödemek istedi, kabul etmedim, direndim ama ne mümkün. Söz konusu olan Kemal Okuyan. Parayı hesaba havale etmiş bile. İşte Tele1 budur. Onu var eden ve başarıya taşıyan etkenlerin başında dostlarının bu dayanışması gelir. İşte Tele1’i bu nedenle susturmak istediler. Ancak bütün kumpasları gibi bunu da çökerteceğiz. Başaramayacaklar.”
Konuşmaların ardından Merdan Yanardağ’ın dostları, okurları için Yanardağ’ın kitaplarını imzaladı.





