Urla’nın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini koruma kararlılığıyla bir araya gelen vatandaşlar, Demircili Ada Koyu’nda parçalanmak istenen hurda gemiye ve Çeşmealtı’nda planlanan yat limanı projesine karşı tepkilerini güçlü şekilde dile getirdi. Urla Belediyesi öncülüğünde düzenlenen buluşmada, kentin denizi, kıyıları ve özgün yapısı için mücadelenin süreceği belirtildi.
Demircili ada koyu için kararlı duruş
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Demircili Ada Koyu’nun yalnızca Urla için değil, İzmir ve Türkiye için önemli bir doğal ve kültürel miras alanı olduğunu vurgulayarak bölgenin birinci derece arkeolojik sit alanı statüsünde bulunduğunu hatırlattı.
Başkan Balkan, “Vatandaş kendi arazisine ağaç dikemezken, çivi çakamazken, böylesine hassas bir alana tonlarca ağırlığında hurda geminin getirilmesi kabul edilemez. Urla’nın doğası pazarlık konusu olamaz. Gemi, uygun teknik ekipmanla bulunduğu yerden kaldırılarak Aliağa’daki lisanslı söküm tesisine götürülmelidir. Oldu bittiye izin vermeyeceğiz. Gemi gidene kadar buradayız” dedi.
Balkan ayrıca kamu kurumlarının çevre konusunda tutarlı davranması gerektiğini belirterek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan aynı hassasiyeti beklediklerini söyledi. İzmirli milletvekilleri ve belediye başkanlarını da mücadeleye destek olmaya davet etti.
Konu TBMM gündeminde
CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Ednan Arslan, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdıklarını ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na soru önergesi verdiklerini açıkladı.
Arslan, “Bu gemi buraya hangi izinle geldi? Birinci derece arkeolojik sit alanında bu işlem hangi mevzuata dayanıyor? Kamuoyu adına yanıt bekliyoruz” dedi. Mücadelenin hem Ankara’da hem sahada süreceğini belirten Arslan, “Bu gemi geldiği gibi gidecek” ifadelerini kullandı.
Alan kesin korunması gereken sit alanıdır
Çevre gönüllüsü avukat Şehrazat Mercan, bölgenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kesin korunması gereken sit alanı olduğunu belirterek hukuki sürecin titizlikle takip edildiğini söyledi.
Urla Kent Konseyi Başkanı Hadi Başman hurda gemiyi “çevre terörü anıtı” olarak nitelendirirken, Urla Belediyesi Meclis Üyesi Prof. Dr. Mesut Önen ise deniz çayırlarının bulunduğu hassas ekosistemin zarar görmesinin telafisi olmayacağını vurguladı.
Demircili Ada Koyu’ndaki hurda gemi kaldırılıncaya kadar her pazar günü saat 13.00’te bölgede buluşmaların süreceği duyuruldu.
Çeşmealtı’nda yat limanı projesine tepki
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Çeşmealtı’nda planlanan yat limanı projesinin bölge gerçekleri ve halkın iradesi dikkate alınmadan hayata geçirilmemesi gerektiğini belirtti. Projenin daha önce Milli Savunma Bakanlığı ve TSK’nın olumsuz görüşü nedeniyle ÇED sürecinin sona erdiğini hatırlatan Balkan, amatör balıkçıların teknelerinin bağlanacak alan bulamadığını söyledi.
Yat limanı doğru yerde yapılmalı
Balkan, marina yapımına karşı olmadıklarını ancak doğru yer seçiminin önemli olduğunu vurgulayarak, “Çeşmealtı’nın altyapısı bu yükü kaldıramaz. Gülbahçe ve Balıklıova gibi yerleşim baskısının daha az olduğu alanlar varken yaşamın merkezine müdahale edilmesini kabul etmiyoruz” dedi.
Limanda balıkçılara yer verilmeyecek
Balıkçı barınağının belediye tarafından işletilmesi için girişimlerde bulunduklarını belirten Balkan, Ulaştırma Bakanlığı’ndan yanıt alamadıklarını ifade etti. Planlanan marina projesinde balıkçılara ve küçük tekne sahiplerine yer ayrılmadığını belirterek halkın kullanabileceği bir barınak istediklerini söyledi.
Yat limanı ekosistemi tahrip edebilir
Prof. Dr. Mesut Önen, yat limanı projesinin deniz ekosistemi üzerinde ciddi tahribat yaratacağını belirterek inşaat sürecinde yoğun malzeme taşınacağını, ticari işletmelerin artacağını ve kıyıya erişimin zorlaşacağını söyledi. Bölgenin deniz canlıları için kritik üreme alanı olduğuna dikkat çeken Önen, ışık ve gürültü kirliliğinin balıkların davranışlarını olumsuz etkileyeceğini vurguladı.
Urla Belediyesi ve vatandaşlar, Demircili Ada Koyu’ndaki hurda gemi kaldırılıncaya ve Çeşmealtı’nda do





