Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yargıtay’dan kiracı davalarına emsal karar: “Oğlum Almanya’dan gelecek” gerekçesi geçerli sayıldı

Artan kira fiyatları ev sahibi-kiracı anlaşmazlıklarını mahkemeye taşıdı. Yargıtay, yerel mahkemelerin verdiği iki önemli kararı bozarak ev sahiplerinin taleplerini haklı buldu. Bu karar, konut ihtiyacına dayalı tahliye davaları açısından emsal teşkil edebilir.

Artan kira fiyatları ev sahibi-kiracı anlaşmazlıklarını mahkemeye taşıdı. Yargıtay, yerel

Son yıllarda hızla yükselen kira bedelleri, ev sahipleri ve kiracılar arasında gerilimi artırdı. Pek çok uyuşmazlık mahkemeye taşınırken, ev sahipleri özellikle konut ihtiyacını gerekçe göstererek tahliye davaları açıyor. Ancak “gerçek ihtiyaç” tartışmaları, yerel mahkemelerde farklı kararlarla sonuçlanabiliyor.

“Oğlum Almanya’dan gelecek” gerekçesiyle tahliye talebi

Yargıtay’a taşınan iki ayrı davada, ev sahipleri çocuklarının konut ihtiyacını gerekçe göstererek kiracıların tahliyesini talep etti. Davalardan biri, 10 yılı aşkın süredir aynı evde yaşayan bir kiracının kaldığı konutun 2018 yılında satılmasıyla başladı. Yeni malik, oğlunun Türkiye’ye dönüşü nedeniyle konutu kullanma ihtiyacı olduğunu beyan ederek tahliye istedi.

İlk karar kiracı lehineydi, Yargıtay bozdu

İlk derece mahkemesi, davalının savunması doğrultusunda “konut ihtiyacı samimi değil” diyerek davayı reddetti. Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay, mahkemenin eksik değerlendirme yaptığını belirtti. Kararda, davacının ihtiyacının gerçek ve samimi olduğuna hükmedilerek, ilk karar “kanun yararına” bozuldu. Bu tür konut ihtiyacına dayalı tahliye davalarında mahkemelerin daha dikkatli değerlendirme yapması gerektiği vurgulandı.

Kiracıların 12 yıla kadar kalma hakkı var ama…

Mevcut mevzuata göre, kiracılar bazı durumlarda 10-12 yıl arasında aynı evde oturabiliyor. Ancak ev sahibinin gerçek ihtiyacını ispat etmesi halinde bu süre daha erken sona erebiliyor. Yargıtay’ın bozma kararı, özellikle “oğlum gelecek, kızım evlenecek” gibi gerekçelerin somut ve samimi bir biçimde ortaya konması halinde mahkemelerce kabul edilebileceğini ortaya koyuyor.