Yeni Parti İzmir İl Başkanlığı ön seçimini hâlâ “vefa” üzerinden okuyanlar var…
Aziz Kocaoğlu’na oy vermeyi vefa, vermemeyi vefasızlık gören bir “demokrasi” anlayışı!
Bu anlayış, kendi adayı sandıktan çıktığında bileğinin hakkıyla kazandığını, kaybettiğinde ise karşı tarafın baskı, tehdit ve üyelerin vefasızlığı yüzünden kaybettiğini söylüyor…
Oysa vefa bir borcun ödenmesi değil, kelime anlamıyla “sevgiyi sürdürme, dostluk bağlılığı” demek. Yani üyelerin Kocaoğlu’nu seçmeyerek vefasızlık ettiğini söyleyenler, önce o insanların iradesine ve seçme hakkına vefasızlık yapıyor.
Öte yandan vefa, geçmişten bugüne süresiz bir hakka dönüşmemeli ve geleceği kurmak için bugün mücadele edenlere güvensizliğin bahanesi de yapılmamalıdır.
Elbette vefa geçmişteki emeklere saygıyı gözler ancak dahası bugün mücadele edenlere ve geleceği kurmaya çalışanların emeklerine karşı sorumluluğu gerektirir.
Daha iyi anlaşılması için meseleyi Aziz Kocaoğlu-Çağatay Güç ikiliğinden çıkaracak olursam…
Örneğin…
Yıllardır siyasetteki ve mesleki alandaki saygınlığıyla, politik derinliğiyle, her alana değer katması ve çalışkanlığıyla Murat Aydın vefayı hak etmiyor mu?
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde ilk kadın grup başkan vekili olmasıyla, genç yaşta bu kadar cesur ve nitelikli bir politika üretmesiyle Yağmur Yurdakul Özkan vefayı hak etmiyor mu?
CHP/YENİ Parti kadrolarının büyük eksiklik çektiği teknoloji ve iletişim alanında önemli bir mesleki kariyeri olan, son bir yılda da siyasal örgütlenme ve siyasal iletişim alanında kendini kanıtlayan Çağrı Işıklıoğlu vefayı hak etmiyor mu?
Hatta bugün CHP’de kalan isimlerden biri olan ve genç yaştaki çalışkanlığı ve politik inatçılığıyla Menemen’deki usulsüzlükleri İzmir’e duyuran Uygar Kanmış vefayı hak etmez mi?
Karşıyaka’da Burak Ali Durak, Karabağlar’da Orhan Polat, Narlıdere’de Sefa Dönmez, Balçova’da Eylem Alan Çetiner, Çeşme’de Dolunay Onur…
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, hatta bu ön seçimin kaybedeni olduğu belirtilen Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir…
Partinin her kademesinde çeşitli mücadeleleri büyütmek için gayret eden herkes, ön seçimin kazananı/kaybedeni tüm düz üyeler, avukatlar, emekçi dostlar…
Hepsi vefayı hak etmez mi?
Saydığım ve sayamadığım onlarca isim –doğrularıyla, eksikleriyle- milletvekilliği, Parti Meclisi üyeliği, belediye başkanlığı, ilçe başkanlığı, il başkanlığı yapabilecek nitelikte isimler…
O yüzden kendilerini “vefa” sosuyla topluma yedirmeye çalışanlar; önce işinden gücünden zaman ayırıp, risk alıp mücadele eden bu insanların emeğine vefa göstermelidir… Sonra da eksik gördükleri yeri büyütmek yerine o eksiği kapatmak üzere omuz vermelidir.
Ve artık herkes iç hesaplaşmadan çıkıp fon vurgununa, medya ablukasına, adaletsizliklere, yoksulluğa, zulme karşı birleşmeli, mücadeleyi büyütmelidir!
Yani mesele vefaysa, yıllardır her alanda canına okunmuş ama yılmamış bu halka vefa gösterilmelidir!










YORUMLAR