Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Günseli Uğur
Günseli Uğur

Ne güzel evcilik oynuyorduk

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü

Beş kız kardeş, dört kız kuzen… Bir de tesadüftür, doğup büyüdüğüm apartmanda çokça kız arkadaşımız vardı. Erkek komşu çocuklarımızla sokakta hep birlikte oyunlar oynasak da apartman merdivenine kilim serip salonun ortasında sandalyelerin arasına çadır kurmak en sık yaptığımız şeydi.

“Hadi al, bu bebek senin kardeşinmiş. Annenler Almanya’ya gitmiş, bugün de doğum gününmüş, çok üzgünmüşsün…” gibi bir kurmacayla başlardık oyuna. Şimdi bunun adı doğaçlama drama atölyesi çalışması. Biz evcilik derdik.

Ah, 80’ler demeyeceğim, merak etmeyin. Ama kısa bir not bırakıp çocuk oyunlarının sosyolojisini başka bir yazıya erteleyelim: Bugün çocukların sosyalleşmesi, birlikte oyun kurması ve sorun çözme becerilerini geliştirmesi için çeşitli kurslara, etkinliklere para harcanıyor. Bizim kendiliğinden kurduğumuz oyunlar, bütün bunları sağlardı. Kaç N, kaç K ister bu konu…

“Büyüyünce ne olacaksın?” sorusu ise o dönemin toplumsal koşullarında daha cinsiyet ayrımcıydı elbet. Kızlar da en sık “Ya doktor olacağım ya öğretmen” derdi.

Şimdi fark ettim; “Ne olmak istiyorsun?” değil, daha çok “Ne olacaksın?” denirdi. Hedef koy, plan yap mesajı değil midir bu? Şimdi dilimiz varmıyor bu kadar net mesajlara. Şahsen ben “ne istersen oku ama ne iş olursa yaparım diyebil” dedim çocuklarıma.

Tüm çocukların hayalleri birbirinden farklıdır ama hepsinin ortak bir isteği vardır: Kendi hayatları hakkında söz sahibi olmak, öğrenmek, üretmek ve istedikleri gibi bir gelecek kurmak.

Peki, bütün çocuklar özellikle de kız çocukları bu hayalleri gerçekleştirmek için eşit imkânlara sahip mi? Değil.

Çocukların hangi okulda okuyacağı, eğitimine devam edip edemeyeceği, ne zaman evlendirileceği, evde ne kadar sorumluluk üstleneceği ya da gelecekte hangi mesleği yapabileceği yalnızca kendi istekleri ve yetenekleriyle belirlenmiyor. Ailesinin geliri, yaşadığı mahalle, okula erişimi, bakım hizmetlerinin varlığı ve içinde büyüdüğü toplumsal koşullar da hayatını biçimlendiriyor.

Haklısınız, buradan sınıf meselesine bağlanmak zorundayız, yoksa coğrafyan ya da doğduğun ev kaderindir diyecek halimiz yok. Yine geldik düzen sorununa. Ne güzel evcilik oynuyorduk!

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde, kızı olanlar sosyal medya hesaplarında kızlarıyla neşeli fotoğraflar paylaşıyorlar. Güzel fotoğraflar, güzel dilekler… Peki, kız çocukları için neden ayrı bir uluslararası gün ilan edilmesine ihtiyaç duyuldu?

Çünkü çocuk haklarını genel bir başlık altında ele almak, kız çocuklarının karşı karşıya kaldığı özgül ve de özgün eşitsizlikleri ifade etmeye yetmiyordu. Erken yaşta evlilikler, cinsiyete dayalı şiddet, eğitim hakkından mahrum bırakılma ve ayrımcılık, kız çocuklarının yaşamlarını daha çocukluk çağında sınırlıyordu. Kadın hakları örgütleri ve çocuk hakları savunucuları, cinsiyet ayrımcılığının yarattığı eşitsizliklerin yetişkinlikte birdenbire ortaya çıkmadığına, temellerinin çocuklukta atıldığına dikkat çekiyordu.

Bu mücadelenin uluslararası alandaki adımlarından biri, Kanada’nın girişimiyle Birleşmiş Milletler gündemine taşındı. BM Genel Kurulu, 11 Ekim’i Uluslararası Kız Çocukları Günü ilan etti.

Aradan geçen yıllara rağmen eşitsizlikler sürüyor. Yoksulluk, eğitimden kopuş, çocuk işçiliği, erken yaşta evlilikler, ev içi ücretsiz bakım yükü, suça itilen çocuklar, çocuk mağdurlar …Hepsi ayrı bir konu başlığı.

Peki, bu koşulları değiştirme sorumluluğu çocuklara ve ailelerine öğüt vermekle yerine getirilebilir mi? Hayır.

Kız çocuklarının eşit bir geleceğe sahip olması için ücretsiz, bilimsel, laik ve nitelikli eğitim; erişilebilir sağlık ve beslenme hizmetleri; ücretsiz kamusal kreşler ve bakım hizmetleri; çocuk işçiliğini ve erken yaşta evlilikleri önleyen etkili politikalar gerekiyor.

11 Ekim’de kız çocuklarına güzel sözler söylemek, onlarla neşeli fotoğraflar paylaşmak elbette değerli. Ancak asıl mesele, onların haklarını savunmak; eğitimden koparıldıklarında, çalıştırıldıklarında, şiddete uğradıklarında ya da hayalleri ellerinden alındığında ses çıkarmaktır.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER