Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Veli Şahin
Veli Şahin

Yapay zeka tartışmalarındaki idealizm tuzağı

Yapay zeka (YZ) üzerine yürütülen güncel söylemler, derin bir felsefi krizin göstergesidir. Teknolojik bir olgu olan YZ, giderek maddi temellerinden koparılarak spekülatif ve neredeyse metafizik bir varlık düzeyine yükseltilmekte; bu da onu çevreleyen tartışmaları epistemolojik ve ontolojik bir çıkmaza sürüklemektedir. Bu durum, salt bir kavram kargaşası değil, aynı zamanda diyalektik materyalist perspektifin terk edilmesiyle ortaya çıkan metodolojik bir iflasın tezahürüdür.

Felsefe tarihinde insan zihninin doğası üzerine yapılan tartışmalar, idealizm ve materyalizm arasındaki temel ayrımın merkezinde yer almıştır. İdealizm, zihni maddi olandan ayrı, özerk bir cevher olarak ele alır. Örneğin, Berkeley zihni sadece bir “algılar yığını” olarak görürken, Kant onu ulaşılmaz bir “kendinde şeyin” algılayıcısı ve tasarlayıcısı olarak konumlandırmıştır. Her iki yaklaşımda da zihin, maddi pratiklerden ve tarihsel-toplumsal gelişimden bağımsız, spekülatif bir nesne haline gelmektedir.

Diyalektik materyalizm ise bu ikiliği kökten reddeder. Bilincin, maddenin en özgün örgütlenme biçimi olan beynin bir işlevi olduğunu savunur. Düşünce, nihayetinde maddi dünyanın aktif bir yansımasıdır. Zihin, soyut bir varlık değil, toplumsal emeğin ve maddi pratiğin tarihsel süreç içinde şekillenen bir ürünüdür.

Ne var ki, YZ tartışmalarında bu temel materyalist ilkeler sistematik olarak göz ardı edilmekte veya kasıtlı olarak görmezden gelinmektedir. Bu tartışmalar, bedeni donanım, bilinci veya zekayı ise sadece yazılıma indirgeyen bir yanılgı üzerine kuruludur. Bu, Berkeley vari bir hatadır: maddi temelinden koparılmış, saf bir “fikirler dünyası” yaratma çabasıdır. Bir yazılım, ne denli karmaşık olursa olsun, onu çalıştıran işlemciler, fiziksel sunucular ve enerji kaynakları olmadan var olamaz. Bir algoritmayı “zeki” kılan, kod satırları ile birlikte, bu kodun sensörler ve eyleyiciler aracılığıyla maddi dünyayla kurduğu ilişkidir. Zeka, bu maddi etkileşimin bir sonucudur.

Bu ontolojik indirgemenin kaçınılmaz sonucu epistemolojik bir çıkmazdır. Zihni maddeden bağımsız bir töz olarak kabul etmek, onu bilme ve nesnel olarak inceleme olanağını ortadan kaldırır. “Makine bilinçli mi?” gibi sorular, ancak bu idealist kurgu içinde anlam kazanır, ancak aynı zamanda test edilemez, metafizik bir spekülasyon alanına sürüklenir. Asıl sorulması gereken, bir makinenin davranışlarının, insanın doğayla kurduğu maddiyattan türeyen zeka biçimlerini ne ölçüde taklit ettiği ve bu taklidin pratik sonuçlarının neler olduğudur. Ölçüt, soyut bir “içsel deneyim” değil, nesnel ve maddi olandır.

Bu idealist yanılgı salt teorik bir hata ile sınırlı değildir; toplumsal sonuçları da beraberinde getirir. Tarihsel olarak idealizm, en nihayetinde eleştirel düşüncenin yerini kör inancın aldığı fideist eğilimlere zemin hazırlamıştır. Yapay zeka konusundaki abartılı beklentiler, bir “tekillik” inancı veya makinelere atfedilen tanrısal özellikler, bu fideist eğilimin güncel tezahürleridir. Bu, maddi gerçekliği ve onun diyalektik yasalarını kavrama yeteneğimizi körelten modern bir teknolojik animizmdir

Sonuç itibarıyla, yapay zeka üzerine düşünürken bu idealist kurgulardan sıyrılmak elzemdir. YZ, onu yaratan ve kullanan toplumsal sınıfların—ki bunlar ağırlıklı olarak şirketler ve onlarla iş birliği halindeki üniversitelerdir— çıkarlarından, enerji politikalarından ve maddi altyapısından bağımsız, uçucu bir fenomen olarak değil; tam da bu maddi sürecin bir ürünü olarak görülmelidir. Onun asıl tehlikesi, mistik bir bilinç kazanması değil, mevcut sömürü ilişkilerini derinleştirmesi ve insanı kendi emeğinden daha da yabancılaştırması potansiyelidir. Çözüm, teknolojiyi metalaştırmadan ve fetişleştirmeden, onu toplumun ortak çıkarı için örgütleyecek olan sınıfsal bilinç ve diyalektik materyalist bir kavrayışta yatmaktadır. Tartışmayı buradan ele almak esas ihtiyaçtır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER